Son Dakika

• No Posts Found

CUMA SOHBETİ- İMAN VE SALİH AMEL BÜTÜNLÜĞÜ

Aziz sohbetdaşlarım, bugün Cuma sohbetimiz yine Mahallemizin Camilerinden Hacı Sivaslı camii endeksli olacaktır. Benim ikamethaneme en yakın olması dolayısıyla, kendi başıma kaldığımda gidebileceğim camidir. Bugün de öyle oldu, hazır olup yola çıktım, şehiriçi dolmuşlarının güzergahına geldim ve az sonra da dolmuş geldi. Bindim ve şoföre Yeltepe’den geçer mi dedim, hayır dedi. Eğer oradan geçseydi Mahallemizin en eski camii olan “Çeltikçi Camii”ne gidecektim. Ama olmadı, nasip değilmiş. Çünkü, arada bir oradan da geçiyorlar, ancak kaç arabada bir oluyor bilmiyorum. Neyse, ücretimi verdim ve boş olan bir koltuğa oturdum. Beş dakika geçti-geçmedi Avşarlı’nın kahvesi karşısındaki durakta indim, yüz metre kadar yürüyüp Hacı Sivaslı Camii’ne geldim. Caminin avlusunda kimsecikler yok, vaaiz de vaazına yeni başlıyordu. Cami içine girişin yanındaki bank’a oturup biraz soluklanayım dedim. Otururken birer-ikişer cemaatte gelmeye başladı, gariptir bazı kişiler sessiz, selâmsız camiye giriyor. Bir müslüman için bu hiç hoş bir tavır değil, ama ne yaparsın oluyor o anda üzülmekten başka. Biraz dinlendikten sonra bende caminin içine girdim. Biz yaşlı ve arızalılar için caminin içinde en sona duvarın dibine yapılmış sabit oturulacak yerin ucuna oturdum, çıkarken kimseyi rahatsız etmemek için. Caminin içinde cemaat seyrekti, ezana yakın dolmaya başladı. Ben, vaizin-vaaz konusunun Namaz olduğunu söylediği vaazını dinlemeye koyuldum. Klasik usul İlmihâl bilgileri çerçevesinde vaizin konuşmaları, teamül gereği ezberden devam ederken, ciddi manada cemaatin ilgisiz ve gailesiz tutumu da gözden kaçmıyor. Çünkü ayni basmakalıp Namaz dinin direği, namazını kılan dininin direğini dikmiş oluyor ifadesiyle giriş yaptığı vaazını bazı Ayeti Kerime ve Hadis-i Şeriflerle sürdürdü. Okuduğu ayet ve hadislerin üzerinde durmadı, hayatı namazla endeksledi, dinin yaşanmasında ihmalsizliğimizden söz ederken müslümanların şimdiki hâli-pür-melâlinden bahsetti. Bazı ilim ve fikir adamlarımızdan alıntılar yaparken ecadımız Osmanlıya sözü getirdi, bir süre de ondan bahsetti. Hepsi güzel ve beylik sözlerdi, ama o sözler cemaat üzerinde dikkat uyandırıcı olmadığı görülüyordu. Meselâ, dinin direği bence namaz değil, Tevhit’tir, Namaz dinin gereğidir. Namaz 24 saatin belirli zamanlarında günün kontrolünü sağlayan insanın Allah’a ubudiyet/kulluk tescilidir. Kazası yoktur demedi.Yaşlılık, emeklilik ve din görevlilerine yönelik bir ibadet imajı vurguladı. Namazın ciddi bir sorumluluk olup, farzlarını ve bazı vakitlerin birleştirilmelerini ifade edip terk edilmemesi gerektiğini söylemedi. Namaz, insanı aşırılıklardan ve kötülükten korur demedi. Bunlara delil olarak Nisa suresi 102. Ayetini okumak yeterliydir. Bu nedenle, vaaz dinleyenleri her zaman olduğu gibi pek etkiler görünmedi. Gelelim Hutbeye, İmam Hatip Efendi Hutbenin konusunu söylemedi. Demek ki, matbu olarak gelen hutbelerde konular yazmıyor. Yoksa, Hatip Efendi Hutbenin konusu şudur derdi. Dolayısıyla okudukları imanla ilgili meselelerdi, arada salih amelden de bahsetti. Nedense imanla, ameli ayni cümle içinde pek kullanmadı, imanın bir tanımınıda yapmadı. Oysa, Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde imandan hemen sonra amelden bahsediyor ve bunu genellikle de cümlenin içinde kullanıyor. Meselâ, “İllellezine âmenu ve amilussalihati” Kur’an da o kadar çok geçiyor ki, ‘İman edenler ve salih amel işleyenler’ ve örneğin Cuma suresinde Cuma namazı ile igili ayette de Yüce Allah şöyle buyuruyor: Türkçe anlamıyla”Ey iman edenler! Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman Allah’ı anmaya koşun; alım-satımı bırakın; bilseniz, bu sizin için daha iyidir.” Yani, İmanı yalın olarak çıplak ifade etmek, yani ibadet ve salih amel giydirmeksizin kurtuluş vesilesi yapmak, doğru bir ifade tarzı olmasa gerektir. Çünkü, Kur’an da iman esasları zikredilirken ayetten önce veya sonra mutlaka Allah’a itaat, ibadet, salih amel ve iyilikten bahsedilir. Bu nedenle, iman tek başına kurtuluşa götürmüyor, Meselâ, Lâ ilâhe illallah demekle mutlaka Cennete gidilir ifadesi Kur’an da yoktur. Evet, bu Cuma intibalarımız da bunlardan ibaret. Sağlıcakla kalınız aziz sohbetdaşlarım.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.