Son Dakika

• No Posts Found

TEFEKKÜR- DERSLER HEP OKULLARDA ALINMAZ

Hayat bütünüyle derslerden ibaret değil mi? Öyledir de, okullarda alınan derslerin önemi farklı. Ele geçen bir şey var. O dersi bir de akleden kalple okudun mu? Mesela, insana son gelen Vahiy dersini okuyan gibi! Bir de, dersi aslından okumak var, kendi aklınla. Sıhhatli ve zinde beyinlerin uyanışını sağlamak için. Çünkü, asırlardır akleden kalp gözü açılmasın diye hep trans okuyuşu dersi yaptılar. Devamlı bir seanstan diğer seansa geçiş nöbeti tutuldu. Gerçeği yüzünden doğru okutmamak için, tersinden şifreler çözüldü, sırlara saplantılar yapıldı, kimisi tef çaldı, kimisi de ney üfledi, takımsal uyumalar devam etsin diye. Okuyup okuyup anlamayanlar, anlayanlara inanıp kurşun asker oldular ve kardeşlerinin üzerine yağdılar. Diğer tarafta zindan hayatı yaşayıp, ay karanlığının hasretini çekenleri görmediler. Demek ki, önemli olan dersi kimden aldığındır. Ders diye, trans alanlar Meditasyon rüyası gördüklerinin farkında değiller. Yanlış yoldan gidip şeytana misafir olanlar, kimden talimat aldıklarına bakmıyorlar. Evet, Referansı doğru okumak, doğru yolda olduğunun belgesi değil ki! İnternet kullananlar bunu iyi bilirler. Bu nedenle okuduğunu anlamak doğruyu anlamak değil, mesajı almaktır. Çünkü, okuduğunda doğruyu anlamak için, yazılanın da doğru olması lazım. Yoksa, ne anladığını sananlar var, anlamadığını bile anlayamamıştır, ama anlıyor gibi okumaya devam ediyorlar! Biliyorsunuz, her insan öğrencidir, yaşadığı müddetçe öğrenir. Lâkin, öğretmenden ders alanla, öğretmensiz ders alan bir değildir. Her ikisinin de aldığı derslerden sınavı vardır, ama farklıdır. Eskiden öğretmene muallim, öğrenciye de tabebe denirdi. İkisi de Arapça kelime, muallim ilm kökünden gelir, bilgili-ilmi var demektir. Talebe ilmi, talep eden, isteyen, arzu edendir. Sözlük anlamı böyle. Meramı karşılıyor mu? Bence hayır, keza öğretmen ve öğrenci de öyle. Amaç, Yamaç gibi yokuş, çaba ister, Akabe yokuşu gibi. Fekkü rakabeyi de unutma, zor yokuş! Sonuçta hepsi okumaktan ve tabi ki okuduğundan ders almaktan geçer. Bir gerçek daha var, her ders alan sınıfı geçemiyor. O zaman, alınan ders üzerinde iyi ve doğru çalışmak lazım. Çünkü, sınavı geçmek şart. Kur’an ayı Ramazan’la ve oruçla bir ay sınavdaydık, sınav nasıl geçti sormayacağım o beni ilgilendirmez. Ama, sınav sonucunun dünyalık notları var, onları merak ediyorum. Ramazan, Kur’an, Oruç ve bunlarla yaşadığın ortamdan sana ne kaldı? Elde edipte bundan sonraki yaşamında birlikte olacağın!.. Her zaman olduğu gibi, geçen hafta yine çöp vidonlarının yanından geçiyordum. Sokağa atılmış boş bir pet kutu, rüzgarın biraz sert esmesiyle yuvarlanarak arkamdan gelip beni geçti, çöp vidonlarına doğru giderken, vidonlarının yanındaki kediler telaşlandılar. Bazıları kaçıştı, bazısı bir kenara sindi, ama vidonun üstündeki kaçmadı ve pür dikkat pet kutunun gidişini seyretti. Belli ki, yüksekte olduğundan kendisini emniyette hissetti. Vidonlardan az uzakta olan kedinin biri de, kutu ona doğru gelirken durdu, kutu da yavaşlamıştı, iki arka ayağının üstüne şaha kalkıp kutunun geçişini seyretti. Kutu hemen az ilerisinde durunca, yanına vardı ve ön ayakları ile kutuya dokundu, kutu hareket edince, güya korkmuş gibi yaparak havaya hopladı ve bir-iki hareket daha yapıp bana baktı, ben de durmuş onu seyrediyorum. Benim seyretmemden hoşlanmamış olacak ki, kutuyla oynamayı bırakıp o da çöp vidonlarına doğru gitti. Şimdi, bu olayı basit ve gereksiz görenler olabilir. Bence, bu olayda alınması gereken önemli birçok dersler var. Tabi, özeleştirel bir gözle bakılırsa! Sokak kedileri bunlar deyip geçmek doğru değil, sokak köpekleri gibi yılışmıyorlar, insana saldırmıyorlar, neşeli olanları az, pet kutusuyla oynayanlar gibi. Bunların bu hâlleri insanları ne kadar igilendiriyor derseniz? İnsanların bunlarla ilgili bir dertleri yok, yanlarından gailesiz geçip gidiyorlar. Bunlar hergün sokakta, insan kış kıyamette bir gün değil bir gece sokakta kalsa nasıl olur acaba? Hiç kalmayanlar düşünmeli, kalanlar da ara-sıra hatırlamalı. Suriye ve Irak’ta olanlar, televizyon ekranlarından seyredildiği gibi olmasa gerektir! Sokak kedilerine yakın komşular yemek ve ekmek atıklarıyla yaşam desteği veriyorlar. Çünkü, çevresinde karnı doyan komşuları var! Her gün ayni manzarayla karşılaşanların ilgisini çekmemiş olabilir. Ama, beni düşündürüyor ve bazı dersler çıkarmama da sebep oluyorlar. Bu nedenle diyorum, dersler hep okullardan alınmaz ya!.. Hayırlı dersler dileğiyle, hoşça kalınız efendim.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.