Son Dakika

• No Posts Found

PEYGAMBERİMİZ HAKKINDAKİ HURAFELER

Sevgili dostlar, dinimiz adına bir takım kavram ve kuralların içi boşaltılıp hurafe ve bidatlarla doldurulup hedeflerinden saptırılmışlar. Dolayısıyla gerçeklerin üstü örtülmüş ve onların yerini hurafe ve bidatlar almış. Sonuçta müslüman toplumlar gerçekler adına bunları ısrarla savunur olmuşlardır. Öyle ki, bunlar bazı Kur’an meali ve tefsirlere bile girmişlerdir. Bunları dinimize sokan din adına ilim adamı ve Ulema denilen bir takım kişiler olmuştur. Bu kişiler, daha çok gaflet eseri araştırma zahmetine katlanmayan, hazıra razı olan nakilcilerdir. Bilinçsiz inanmışlığını cehalete feda eden bu bedavacı takımı, eleştirel akıldan uzak olanlardır. Ne yazık ki, müslümanların çoğunluğu bunların takipçisi olmuştur. Bir de bu basit ortamdan cesaret alan o malûm hallerin teslimiyetçi kahramanları, gerçeklerin karşısına dikilip, bir de bu hurafeleri savunmaları var ya insanı çileden çıkarıyor. Mesela, Peygamberimiz hakkında doğumundan önce, doğduğu gece ve doğduktan sonra söylenen ve yazılanlar akla, mantığa sığacak gibi değil. Kur’an bunların hiç birini tasvip etmiyor. Lakin, Peygamberimizi Kur’an’dan öğrenmek isteyen kim? Oysa, vefatından sonra eşi Hz. Aişe validemize bir gurup müslüman gelip Hz, Peygamerin hayatını soruyor. Hz. Aişe Validemiz de siz Kur’an okumuyor musunuz diye soruyor, onlar da okuyoruz deyince işte onun hayatı Kur’an idi diyor. Yani, Hz. Peygamber bizim önümüzde duruyor, ama biz ona bakıp öğrenmek istemiyoruz! Onun adına uydurulan hurafe ve bidatlara takılmışız ve onlara inanıp itibar ediyoruz. Aziz dostlar, şimdi Kur’an dışı o hurafe ve bidatlar neler ve onları Peygamberimize kimler yakıştırmış ve bunları ne maksatla yapmışlar onlara bakalım. Bu konunun iki yönü vardır 1-Peygamberimizin Abdullah oğlu Muhammed olduğu dönem. 2-Kendisine risalet verilen Peygamberlik dönemi. İlk dönemde, doğduğu gece ile başlayan bidat ve hurafeler, Yemen’de bir ateşin zuhuru, İran’da Kisra’nın Sarayının burçlarının göçmesi, bazı göl ve nehirlerin yer değiştirmesi. Doğduktan sonra da başının üzerinde bir bulutun devamlı gölge yapması ve sağ omuzunun üstünde peygamberlik mührünün olması rivayetleri var. 2- Peygamberliği dönemindeki hurafe ve bidatlar çok, başta Miracta yaşanan olaylar, haşa! Allah’ı görüp konuşmasından tutun, birçok akıl almaz hikayeler anlatılıyor. Ayrıca, ağaçlarla, kuşlarla, ve mescitte dayanarak hutbe okuduğu kütükle konuşması, ellerinin parmakları aralarından suların fışkırması ve ordunun içmesi, yine boş hurma torbasının içine elini sokup, torba hurmayla dolup askerin yiyip karnının doyması gibi mucizeler. Bir de Peygamber Efendimiz söyledi diye, uydurulan hadisler var. Onlar da o kadar çok ki, en meşhurlarından birkaç tanesini zikredelim. Mesela, kâinatta herşeyin peygamberimizin nurundan yaratılması ve Rabbimiz peygamberimiz için, sen olmasaydın! Sen olmasaydın Kâinatı yaratmazdım demesi, gaybı bilmesi İstanbul’un feth edileceğini söylemesi, kumandanını ve askerini öğmesi gibi pek çok hadis vardır. Öyle ki, Hadislerin toplamının birbuçuk milyonu bulduğunu araştırmacılar söylüyorlar. Değerli dostlar, Peygamberimiz Risalet görevine başladığında, müşrikler hiç o buluttan, mühürden ve doğumuyla ilgili o olaylardan söz etmiyorlar. Görmemiş ve haberleri de olmamış mı! Tam aksine diyorlar ki, sen bizim içimizde hâlim selim sakin kendi halinde sıradan bir kişiydin. Şimdi nerden çıktı peygamberlik iddiası? Peygamberlik sana varasıya kadar, Kureyşin ileri gelen birçok ekabirleri var, zengin, aşiret reisleri var. İçinde bulunduğu topluma hükmeden, itibarlı ve çok geniş çevresi olan kişiler var. Bütün bunlar dururken sana mı verildi peygamberlik deyip eleştiriyorlar. Bakıyoruz o olağanüstü olaylardan hiç bahseden eden yok. Ayrıca, Peygamberimize hakaret ve alay ediyorlar. Yüce Allah Kur’an-ı Keriminde bunları bildiriyor. Tekvir suresi 22. Ayette “Arkadaşınız Muhammed mecnun değil” diyor. Yani, Peygamberimizi arkadaşları olduğunu söylüyor. Çünkü ona, sen şaşırmışsın, aklını kaçırmışsın, delisin, mecnunsun, şairsin, sahirsin, büyülenmişsin ve yalan söylüyorsun diyorlardı. Mucize istiyorlar, Allah’ı göster, melekleri göster, ölüleri dirilt ve bize gayptan haber ver diyorlardı. Ama, peygamberimiz onlara sadece Kur’an’la meydan okumuştur. Lakin, vefatından sonra, müslüman olduğunu söyleyen Yahudi ve Hıristiyanlardan Kâbul Ahbar,Veheb bin Münebbih gibi kişiler, yukarıda ifade etmiştik Peygamberimiz adına birçok Hadisler uydurup bir sürü mucize türetmişler. Kendileri ilahlaştırdıkları Peygamberlerine bizim peygamberimizi de benzetmeye çalışmışlardır. Sözün özü, Peygamber Efendimizi önümüzde duran Kur’an’ı Kerimden öğrenelim. Bize yakışan budur. Hoşça ve dostça kalmanız dileğiyle.
LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.