Son Dakika

• No Posts Found

CUMA SOHBETİ – MERASİMLERİN SALON HATİPLERİ

Aziz sohbetdaşlarım, bugün Cuma intibalarım noktasında numarasız gözlük misali ortaya bir sohbetimiz olsun istedim. Prensibim gereği direk olarak kimseyi hedef almadım, dileyen muhatap olur, hanesine düşenleri sahiplenir, dilemeyen transit geçebilir. Evet, bu kısa açıklamayı yaptıktan sonra konuya geçebiliriz. Biliyorsunuz, Yüce Allah bütün insanlığa mesajlar manzumesi bir kitap gördermiştir Kur’an-ı Kerim, bu kitabı asliyetiyle kabullenenler var kabul etmeyenler var. Dolayısıyla imtihan sırrı gereği teklif var zorlama yok. Yani, insanlar Cenneti seçerlerse kendi iradeleriyle seçsin, Cehennemi seçerlerse de yine kendi iradeleriyle seçsinler. Bu seçimi yaparlarken kullanacakları akıl var, bilinç ve vicdan var, sonuçta kimseyi beni kandırdılar deyip suçlamamaları için. Yine hepimizin malûmu olduğu vechiyle, Cuma namazları sosyal içerikli bilgilendirilme özelliği olan bir ibadet şeklidir. Bilgilendirmeyi yapan da caminin İmam Hatibidir. Ayrıca bu bilgilendirmeye önemli katkı yapan biri daha var oda namazdan önce konuşan vaizdir. Dolayısıyla Vaizlerin konuşma üslûbu ile Hatiplerin hitabet üslûbu farklıdır. Bu kurallara hakkıyla riayet etmeyenler, oradaki topluma gerektiği gibi faydalı olamazlar. Keza, diğer çeşitli platformlarda konuşanlar, konuştukları alanların teknik, psikolojik ve sosyolojik maddi ve manevi havasına uygun bir konuşma yapmaları gerekir. Yani işin tabiatı gereği bu böyledir. Bu Cuma günü Cuma namazından önce konuşan vaiz, Söke’de bir dönem Müftülük yapmış görevinde deneyimli bir kişi. Konuşma üslûbunda Türkçeyi iyi kullanan telâffuzu güzel bir hatip. Ama, bence o gün Vaiz üslûbundan farklı bir hitabet tekniği ile konuşan bir takım resmi merasimlerin salon hatipleri gibiydi. Konunun bu yönünü dillendirmeyeceğim, ancak şu kadarını ifade edeyim konuşmayı seven ve resmi merasimleri özenle takip eden, halka pek karışmayan farklı bir brokrat tipini dinlediğimize inanıyorum. Ayrıca, bu konuda önceden kendisine aşinalığımız olduğunu da ifade etmek istiyorum. O kibar, centilmen havasının resmi mütevaziliğini korumuş. Evet, önümüzde gelen Kurban Bayramı dolayısıyla vaazın konusu da haliyle Kurban hakkında idi. Kurbanın dini ve tarihi açıdan günümüze kadar geldisinden bahsetti. Tabi o klasik bilgilendirme usulünü eskiye sadık kalmak çerçevesi içinde izah etmeye çalıştı. Mesela, milyarlık bir kişinin dilerse bir koç kurban eder, geleneksel anlayışla malûm nisap miktarı hasaplama çerçevesi içinde olan da bir koç kurban eder veya bir danaya 7 kişiye kadar iştirakla kurban payına katılır. Dolayısıyla bundan asırlar öncesinin fetva ve görüşlerini aynen tekrar etti ve güncelleme değerlendirmesine hiç değinmedi. İmam Hatip Efendi kardeşimizde, Hutbesinin konusunun da Kurban olduğunu ve vaizin söyledikleriyle ayni muhtevayı içerdiğini ifade edip, kurbanla igili sosyal açıdan bir iki meseleye kısaca değinip hutbesini sonlandırdı. Hani bu çok sıcak havada iyide yaptı. Cami avlusunda sıcak betonun üstünde bazı kardeşlerimiz güneşin altında bu ibadetini ifa ediyordu. Dolayısıyla sıcak havanın yoğunluğu altında fazla bunalmadan Cuma namazımızı kıldık. Zaten farz namaz biter-bitmez cemaat cami dışına çıkmak için bir telaşta, nafile namazlara cemaat yarı-yarıya katılmıyor. Bazen ister-istemez gözümüz ilişiyor 16 Rekat Cuma namazını kılmak bazıları için yarışı andırır bir telaş oluyor. Gerçi, Hatip Minberde Hutbe okurken bile gelip nafile namaza duranlar var. Oysa, Hutbeyi dinlemek farz olduğu ifade edildiği halde bu yapılıyor. Buda Mezheplerin farklı görüşlerinin bir gereği olduğu Fıkıh ve İlmihâl kitaplarında yazıyor. Velhasıl, ibadetlerimizin uygulanmalarıyla ilgili teferruat bâbında hoş olmayan ufak tefek sıkıntılar yaşanırken, her zaman ifade etmeye çalıştığımız gibi bin yıllık içtihat görüş ve düşüncelerin işin uzmanları tarafından güncellenmesi gerektiğine bir kez daha işaret etmek istiyoruz. Ama, bu eskiye ısrarlı görüşü de anlayamıyoruz. Vaiz, Kurban’ın ilk uygulanışını Hz. İbrahim’in Oğlu Hz. İsmail’i tam kurban edeceği anda Meleklerden Cebrail aleyhisselam elinde bir koçla geliyor ve koç kurban ediliyor şeklinde ifade etti. Evet, bu haftanın Cuma intibaları da şimdilik bu kadar, Kurban Bayramının mübarekliğinden hissedar olmak dileğiyle hoşça kalınız aziz sohbetdaşlarım.

İlgili haberler

Yorum yaz

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.