Son Dakika

• No Posts Found

SÖKE’DE GÜZEL ŞEYLER OLUYOR

Yaşar ÇAĞBAYIR

Son zamanlarda Söke’nin tanıtımıyla ilgili çalışmalarını takdirle karşladığım ve her seferinde bizzat yüzüne karşı takdirlerimi ifade ettiğim İsmail Caner GENÇ öğretmen kardeşim “Söke Bir Güzel Anadolu” serisinin üçüncüsünü yayınladı. Bir yıl önce 2018’de birinci ve ikinci ciltleri bizlere sunmuştu. Geçtiğimiz günlerde sosyal medyadan üçüncü cildini de dağıtıma başlayacağını anladık. Kendisini tebrik ediyorum. 7.08.2019 Çarşamba günü Söke Hacıhalilpaşa Kütüphanesinin bahçesinde kitabın tanıtımı yapıldı.
Kitap tanıtımında hep bildiğimiz şahıslar vardı. Daha doğrusu kitap ve kültürle ilgilenen ve ilgi duyan kesimden kişiler…. Galiba duyuru veya davet işi sağlıklı yapılmamış. Yerel gazete ve Tv muhabirlerinden kimse yoktu. Haber yapma işi bana mı düştü ne?.. Oysa hiç becerebildiğim bir husus değil ama “Söke’nin Etnoğrafyasından (Budun Bilimi) Meslekler” alt başlıklı “Söke Bir Güzel Anadolu ııı” için bunu yapmaya karar verdim. Beceremesem de yapacağım. Belki de köşe yazısı çerçevesinde olacak… Varsın öyle olsun.
Sayın kaymakamımız Tahsin KURTBEYOĞLU, her zaman olduğu gibi bu kültürel etkinliğin de merkezindeydi. Hatta Uludağ Üniversitesi hocalarından Arkeolog Prof. Dr. İbrahim Hakan MERT ve Kültür ve Turizm Bakanlığı kazı temsilcisi ile birlikte geldiler. Kitap tanıtımı kısa sürdü. Hacıhalilpaşa Kütüphanesinin sayın müdürü Fatih Akbaba sunuculuğunda Caner Genç ve babası Mustafa Genç Söke Bir Güzel Anadolu III hakkında bilgi verdiler. Daha sonra Kaymakamımız Sayın Tahsin Kurtbeyoğlu serinin önceki kitapları ve Söke’nin yayıncılıkta taşıdığı değeri vurgulayarak dile getirdi. Söke Ticaret Odası Başkanı Haluk KUTLAY da Söke Bir Güzel Anadolu ııı’ü odalarını ilgilendirdiği için basımını üstlendiklerini belirtti. Konuşmaların ağırlık noktası Söke’nin geçmişinin unutulmakta olduğu, bunun kendini unutma, benliğini kaybetme demek olduğu, bu yüzden böyle bir çalışmanın takdirle karşılanması gerektiği odaklıydı.
Söz konusu çalışma hatırlayabildiğim kadarıyla bundan 25 yıl kadar önce değerli ağabeyimiz emekli öğretmen Mustafa GENÇ’in birlikte yazdığımız YeniSöke Gazetesinde tefrika hâlinde yayınlamıştı. Zaman zaman bunların kitaplaştırılması hakkında konuşmalarımız olurdu. Hep ağabey gel şunları kitaplaştıralım. Dizgi işlerini ben üstlenirim gibi tekliflerde bulunurdum. Hep “Hele dursun, şimdilik düşünmüyorum. Belki ilerde…” der, kitaplaştırmaya yanaşmazdı. Demek ki bir düşündüğü ve bildiği varmış. Söke Bir Güzel Anadolu III’ün üzerinde Mustafa Genç ismini de görünce sevindim. “Demekki bu günü bekliyormuşsun, bizi hep dur bakalım.” diye oyalardın diye takılmak içimden geçti ise de saygımdan dolayı bir şey demedim. Tebriklerimi sunmakla yetindim. Evet serinin bu üçüncü kitabı Yeni Söke idarehanesindeki sohbetlerimizde kendisinden çok şeyler öğrendiğim, bir ağabey olmakla birlikte kendisini hocam / öğretmenim gözüyle gördüğüm Sayın Mustafa GENÇ’in, bağdaş kurarak dizinin üstüne yatırdığı defter sayfalarına kimi zaman kurşun kalem, kimi zaman da tükenmezle yazdığı sayfaların emeği ve ürünüdür.
Kitap yazmanın, bir eserle insanların önüne, okuyucuların huzuruna çıkmanın pek kolay bir şey olmadığını bilenlerdenim. Kitap hazırlandığı sırada, akla gelmedik, gelse bile kalemin düşünceye yetişmediği hâllerde bazı hususların atlandığı vakidir. Son konrollerde insan kendini yazdığı konunun akışına kaptırır ve ne eksiklerini görür ne de hatalarının farkına varır. Eser ne zaman ki okuyucu ile buluştu, o zaman konuşmalar, tartışmalar sırasında bunlar bir bir gün yüzüne çıkar. Bu yüzden bu kitabın yazarları hem Mustafa Genç hocamızın ve hem de öğretmen kardeşim Caner Genç’in “eksiksiz olunamayacağı” hususunu dile getirmiş olmaları da kendini bilme erdeminin en güzel yanıydı. Bir eserin eksiğinden çok ortaya koyduğu değer ile hedefinin ne olduğu iyi tespit edilmelidir. Bence bu her üç kitabın -dördüncüsünün de müjdesini almış olduk- hedefi bellidir. Güzel Anadolu’nun güzel Bir kenti olan Söke’nin değerlerini geleceğe taşımak, daha güzel bir Söke için…
Konuşmalar sırasında bu kitaptaki bilgilerin 20-25 yıl önce ilçemizde yayınlanan günlük Yeni Söke Gazetesinde tefrika edildiği belirtildi. Bu husus kitabın bir yerinde de belirtilse daha hoş olurdu diye düşünüyorum. Hatta bir arkadaşım “Eski matbaacılar var mı içinde?” diye sordu. Düşündüm kaldım. Kurşun harfleri cımbızla kumpas üzerine hem de tersten tersten bir bir dizmenin, baskıya hazırlamanın, tek tek elle verilerek basılan gazetelerin hâlleri gözümün önüne geldi. Bu “Söke Güzel Bir Anadolu III” de öyle dizilmiş ve gazetede tefrika edilmişti. Kumpasa dizen eller, bağdaş kurmuş hâlde dizlerinin üzerinde yazan Mustafa Genç ağabeyimden daha az emek sarfetmemişti.
Ben bu kitaptan umduğum gibi yararlanmaya başladım bile… Kelime derleme… Sözlük malzemesi edinme gayreti… Daha ilk sayfalarda semercilik terimi olarak bir aletin adı hemen gözüme çarptı: ÜDÜRGÜ. Eski ve Orta Türkçede “öt, öd, üt, üd” delik demek. “-ür-” ekiyle ötür-mek (=delmek) ve fiilde alet yapma eki olan -gi / -gü ile (delik açma aleti anlamında) ötürgü / ödürgü / üdürgü kelimesi yapılmıştır. Ve “üdürgü” kelimesi Kâşgarlı’da (matkap) karşılığı ile mevcuttur. (Buradaki ö’lere ü’lere ve t ile d’lere kafanız takılmasın. Bu tür ses değişiklikleri dilin gelişimi ve yörelerin özelliğine göre farklılık gösterebilir.) Söke’ye bu kelime semerciler vasıtası ile Orta Asya’dan hediye olarak gelmiştir. Zannedersem aynı alet elekçi / kalburcu zanaatkârları tarafından da kullanılıyordu. Gazi Üniversitesi Eğitim Bölümü hocalarından Prof. Dr. Necati Demir “Ordu Yöresinde Sona Ermekte olan Meslekler” ile ilgili bildirisinde üdürgü’yü şöyle açıklıyor: “Üdürgü, Orta Asya’dan beri günümüze kadar gelmiş eski bir delme aleti olup, günümüz matkabının ilkel şeklidir. İki parçadan oluşur: Yayı olduğu için adına kemane üdürgü de denilmektedir. Yay bu ikinci parçayı sağa-sola çevirme işlemini gerçekleştirir.”
“Söke Bir Güzel Anadolu III” adlı eserin bugün için eksiklerinin tamamlanmasının zor olduğunun bilinciyle baba oğul bu çalışmayı Söke’ye hediye eden Mustafa ve oğlu İsmail Caner GENÇ’i, bunun yanında dizgi, düzenleme, tashih işlerini üzerine alan ve ailenin bu işte eli bulunan üçüncü ferdi Prof. Dr. Fatma Neval GENÇ’i kutluyorum. Biz beğensek de beğenmesek de büyük bir hizmettir. Serinin dördüncüsünü de dört gözle bekliyorum. Ayrıca Söke Ticaret Odası yönetimi ile başkan Haluk Kutlay’ı da bu soylu katkılarından dolayı kutlarım.

İlgili haberler

Yorum yaz

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.