Son Dakika

• No Posts Found

HAFTANIN YORUMU – OKULLAR AÇILDI ŞEHİR HAREKETLENDİ

Ne demiş atalarımız; nerde hareket orada bereket, bu gün sabahın ilk saatlerinden itibaren evlerde başlayan okul heyecanı sokak ve caddelere bir canlılık getirdi. Okullar açıldı inşallah milletimiz ve ülkemiz için hem hâle ve hem de istikbâle yönelik hayırlar ve ilerlemeler getirir. Ancak, İlçemiz Söke kokuyor, sokak ve cadde kenarlarındaki konteynırların yanından geçilmiyor. Şehir bakımsız ve kontrolsüz, yine cadde ve sokaklarda düzensiz araba parklarından, dükkan sahiplerinin eşya teşhirlerinden yaya yürüyen vatandaşlar sıkıntılı ve zor anlar yaşıyor. Söke Belediye Başkanı Sayın Levent Tuncel, Söke’ye kazandırılacak Otogarla ilgili açıklamalar yapmış. İyi, güzel oda lazım da, ama şu tekrar ettiğimiz düzensizliklerden ve sıkıntılardan ne zaman kurtulacağız? Neden bu hususta her hangi bir çalışma yapılmıyor. Söke’de Belediye Zabıtası yok mu, varsa nerde bunlar, neden bu zikrettiklerimizle ilgilenmiyorlar? Cadde ve sokaklarda yayalara öncelikten bahsediliyor, ama yaya geçitlerindeki sarı şeritlerin rengini bırakın çizgileri bile silinip gitmiş. Bunlar bu çizgiler yılda bir sefer mi çiziliyor? Tabelalarda okuyoruz “Halk ister büyükşehir yapar” bir yıldır Adliyenin önünden yukarı çıkan cadde ile, altından geçen caddelerin bakımının yapılmasını halk istiyor, ama nedense Büyükşehir bu bakımı yapmıyor. Okullar açıldı, öğrenciler artık cadde ve sokaklarda görünecekler, o farkındalıkları Söke’de de görmek istiyoruz. Bu arada, Konak Mahallesinde Namık Kemal Caddesi, Aydın Caddesinin yükünü azaltmış ve trafik biraz rahatlamış. İnşallah Çeltikçi Mahallesi Fatih Caddesi de onarılır ve Albayrak Caddesinin yüküde azalır. SÖKE KALKINMANIN
EŞİĞİNDE DURUYOR
Yörenin her yönü ile gelişmeye elverişli ilçemiz Söke nedense bir türlü kabuğunu kıramadı ve çağdaş şehirciliğin atılımlarını yapamadı. Ovasında toplulaştırma başladı ve başladığı yerde kaldı, Büyük Menderes Nehri gereken temizliğe ulaşamadı, gölleri desen öyle ve ziraatimiz de ürün çeşitliliğinde bir planlama yapamadı, en son Söke’nin ortasından geçen çayın üstü açıldı, o da heyulâ gibi kaldı, üzerinde herhangi bir planlı çalışmaya başlanamadı. Belediye Başkanımız Sayın Levent Tuncel gazeteniz Yeni Söke’nin manşetinde geçen hafta “Hedefimiz Söke’ye Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Kazandırmak” demiş. İyi, oda güzel bir düşünce, lakin aciliyet açısından sırada bekleyen sorunlar var, bir kısmından yukarı da bahsettik. Düzensiz otopark kargaşasından her hafta serzenişler var ve şikayetler ayyuka çıktı. Resmedilen manzara yetkililerin nazarlarına takılmıyor mu? Söke spor’un galibiyetleri olmasa yüzümüz gülmeyecek. Neyse, konuyu değiştirelim, geçen hafta gazeteniz Yeni Söke de bir haber vardı “Mezarlıktan yükselen inleme sesleri Aydın’ı ayağa kaldırdı” Mezarlıktan inleme sesi gelmesi, sahip olduğumuz mezarlık kültürü açısından pek yadırganacak bir durum değil. Çünkü, mezarlıkta ölülerin bir çoğunun azap gördüğüne inanan bir toplumuz. Adına da Kabir azabı diyoruz, gerçeklik derecesi Kur’an’la desteklenmiyor ve tartışmalı bir konu. Burası yeri değil geçiyorum, ama yukarıda ifade ettiğim gibi vatandaş, merazlıktan geçerken tedirgin. Bir de öyle iniltiler duyarsa, yandı yavrum keten helva! Evet, kısa keselim Aydın havası olsun ve herkes işine baksın.
YÖREMİZDEN BAZI GELİŞMELER
Bu yıl incircilerin yüzü güldü, verim iyi ve bereketli olmasının yanında yağmur-yağışta görmedi ve kalitesi de yerinde. Fiyatı iyi, dıştan talepte var, sanırım ihracat başladı. Milletimize ve ülkemize hayırlı olsun. Bu arada narenciyede de durum iyi gidiyor gibi, rekolte incir düzeyinde görünmüyor, ama kalite bu eksiği giderebilir. İnşallah narenciyede de bereketli bir yıl yaşarız. Ege yaş meyve sebze ihracatçılar birliği, narenciye sektöründen 900 milyon dolar bekliyormuş, inşallah beklentilerine ulaşırlar. Pamuğu unutmuş değiliz, bu yakınlarda toplanmaya başlar. Pamukta süper güçlerin büyük başları ekonomik dalaşma içindeydi, galiba bu ara bir yumuşama oldu, bu konuda böğürtülerini pek duymuyoruz. Pamukçumuzun da yüzünün gülmesini istiyoruz, umarız piyasalar üreticinin yararına gelişme kaydeder. Bu hengamede yöremizin enerji potansiyeli açısından hareketlenmeler görüyoruz ve olumlu yönde gelişmeler kaydediliyor. Örneğin jeotermal alanında bilimsel manada yapılan çalışmalar sevindirici, dolayısıyla JES’lerin Türkiye ekonomisine katkısı 1 milyar dolar olduğu söyleniyor. Lakin, elektriğe zamda devam ediyor, bu katkılar vatandaşa neden yansımıyor? Bu arada, Güneş enerjisi panelleri de günden-güne artmakta, yani, sudan, kömürden, rüzgardan, jeotermalden ve güneşten enerji üretiyoruz, ama enerjiyi yine pahalı tüketiyoruz. Acaba, nükleer enerji üretemediğimizden ötürü mü bu sıkıntıyı çekiyoruz? Ama onuda çok bilmişlerimiz istemiyor, gelişmiş her dünya ülkesinde var, bizde gelişmiş sivri akıllılar istemiyorlar. Ne yapacağız bakalım! Neyse, bu hafta da bu kadar, haftaya buluşmak ümidiyle esen kalınız efendim.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.