Son Dakika

• No Posts Found

CUMA SOHBETİ -ÖĞRETMENLER GÜNÜ NEDENİYLE

MUSTAFA ULUÇAY

Aziz sohbetdaşlarım, bugün Cuma intibalarımız Söke-bağarası arasında olacaktır. Hava geceden yağmurlu idi Saat 12’de Kaptan Şoförümüz Aziz Dostum Mutafa Demirtaş geldi ve yola çıktık. Çarşının içinden Cengiz Hocayı ve sonrada Muhammed Oğuz’u aldık ve çevre yolu dörtyol kavşağından Bağarası istikametine yöneldik. Hava ince ince yağmur atıyor, yol kenarlarında çimlenme yavaş yavaş kendini göstermeye başlamış ama, geçen yılın bu günleriyle kıyaslarsan havanın kuraklığa doğru bir gidiş var gibi görünüyor. İleride gelecek günleri Allah bilir, ama gidişat onu gösteriyor. İnşallah bereketli bol yağmurlar önümüzdeki günlerde hayırlısıyla bol bol yağar. Pamuk tarlaları temizlenmiş, sürülüp ekilmeyip boş oldukları görünüyor. Bilemiyorum arabayla süratli gitmemiz, havanın bulutlu olup çevrenin de çok net görünmeyişi, tarlaların sanki güz mahsulü de ekilmemişi andırıyor. Büyük Menderes Nehrinden geçiyoruz o da az akıyor, Burunköy’e girdiğimizde yollarda bakımsızlıktan dolayı oluşan çukurlar gece yağan yoğmurdan su dolmuş ve biraz daha ağır ilerliyoruz. Bu yol güya önemli bir turizm yolu olaması için genişleyecek ve düzelecekti. Ama, Menderes Nehrine kadar bir çalışma oldu ve orada kalıp ileri geçmedi. Neyse, biz pisem pisem çileyen bir yağmurlu havayla Bağarası’na geldik. Ezana 20 dakika var iken Bağarası Merkez Camiine gelip içeri girdik. Cami tenha idi ve her zaman olduğu gibi de yaşlı ve emekliler erkenden gelmiş ve yerlerini almışlar. Bizler de emekliler olarak en geride yerlerimizi aldık, vaazın da yine merkezden olduğunu gördük, çünkü Kürsüde ve Mihrapta kimse yoktu. Vaazın konusuna gelince ilimden-bilgiden bahsedildiğine göre ve arada bir iki sefer öğretmen sözcüğü geçince anladım ki 24 Kasım Öğretmenler Günü ile ilgiliydi. Vaaz da her zaman ifade ettiğimiz gibi klasik bir usulde bir takım deyim ve terimler güncellemeden uzak tarzda devam ediyor. Kur’an’dan ilim ve bilime ait ayeti kerimelerin anlam ve amaçları kişisel ve sosyal yönlendirmelerden uzak açılımsız ve ufuksuz bir sohbet havasında anlatılıyordu. Nedense, Merhum Mehmet Akif’in de dediği gibi “Asrın idrakine İslâmı Kur’an-ı hakim kılma” çabası bir türlü gerçekleşemiyor. Eski ifadeler, ibareler, intibalar, tarz, usulü ve kaideler, özüne sadık kalma şartıyla bir türlü yenilenemiyor, güncellenemiyor ve asrın idrakine hükmedemiyor! Neyse, bu arada camide dikkatimi çeken iki nokta oldu. Birincisi; caminin sağlı sollu duvarlarına pankart gibi büyük tabaka karton kâğıtların üzerlerine ayet, hadis metin ve mealleri yazılmış ve asılmış. Cami bir sanat galerisi veya bir müzeyi çağrıştırır duruma dönüşmüş gibi. Bu iç hoş olmamış, ibadethanede-ibadetin huşu ve huduuna etki eden yanlış bir şey. Çünkü, caminin içi sade olması gerekiyor. İkincisi ise, çok güzel ve her camide olması gereken bir davranış. Caminin içinde saflar teşekkül ederken sağlı-sollu oluşturuluyor ve ortayer en son dolduruyor, tam olması gerektiği gibi. İç ezan yine halktan biri tarafından okundu, demek ki, burada da müezzin yok, gerçi izende olabilir, ama üç dört haftadır her gittiğimiz camide Cumalar müezzinsizdi. Evet, iç ezandan sonra İmam Hatip Hutbesine başladı, Hutbe Genel Merkezden matbu ve Öğretmenler Günü ile ilgiliydi. Daha önceki vaazın devamı gibi, ama matbu olması dolayısıyla daha derli toplu idi, lâkin Hatip efendi önceden birkaç sefer okusa iyi olacakmış. Bazı cümle sonlarını vurgular gibi tekrar etti, bunu anlayamadım! Dolayısıyla hutbe öğretmenliğin önemine değinir anlamında cümlelerden oluşuyordu ve sıradan bir içerikte idi. Okunan ayet ve hadisler verilen örnekler dikkat çeken mesajlar niteliğinde bir fark oluşturulması daha ne kadar bir özlem olarak kalacak bilemiyorum. Mesela şehir içi dolmuşlarda zaman zaman rastlıyorum, üç-dört tane öğrenci bir araya gelince yüksek sesli konuşmalarıyla insanı şaşırtıcı bir duruma sokuyorlar. O kadar bir serbestlik ve çevreye karşı gösterdikleri kayıtsızlık insanı şaşırtıyor. Düşünüyorum da okulda öğretmen bu durumun yoğunluğu ile nasıl baş ediyor? Bu nedenle olsun gerçekten öğretmenlik zor sanat, Allah yardımcıları olsun. Bu duygu ve düşüncelerle bizde öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutlar görevlerinde başarılar diliyoruz. Bu haftaki Cuma intibalarımızı da burada noktalıyoruz. Aziz sohbetdaşlarımıza en derin muhabbetlerimizi sunuyoruz.

İlgili haberler

Yorumlar kapalıdır

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.