Son Dakika

• No Posts Found

– NÜKTEDAN – İNSANİ İLİŞKİLERDE HAK-HUKUK MESELESİ

Sevgili dostlar, biliyoruz ki burası imtihan dünyası. İmtihanı yapan Yüce Allah, notları verecek olanda O. Bu dünyadan ecelle mezun olunca, iman ve amel diplomamızı alacağız. İmtihanı kazanıp-kazanmadığımız dünyadan ayrılışımızdaki son nefesimizle belli olsa da, notların bütün ayrıntılarıyla kesin hesap açıklaması mahşerde yapılacaktır. İmtihan sorularımız Kur’an-dan olacak, cevapları yaşamımızla verilecektir. Çünkü, Kur’an bizim hayat kitabımızdır. Hayatımızı ona göre inşa edip yaşamak yükümlülüğündeyiz. Bu konuda pratik rehberimiz Peygamberimiz Hz. Muhammed alehisselamdır. O zaman, Kur’an-ı ve Hz. Peygamberi iyi ve doğru anlamalıyız ve yaşamımıza da ayni şekilde uygulamalıyız. Bu konuda başka hiçbir kriterin ölçü olması ve müslümana ayar vermesi geçerli değildir. Müslüman hal ve hareketlerini, davranış ve işlerini bu iki gerçekle yoluna koyacak ve rayına oturtacaktır. Hayatına iman ve amel bütünlüğü yön verecektir. Bu iki kriter her hal ve durumda etkin güç olacak, yaşamın değer yargılarını bunlar belirleyecektir. İnsani ilişkilerde, kişisel ve sosyal görev, yetki ve sorumlulukları Kur’an ve Peygamber belirleyici güç ve hüküm kaynağı olacaktır. Çünkü, yarın hesap gününde mahşer yerinde  Yüce Allah bizleri Kur’an-a uymaktan ve Hz. Peygamberi dinleyip itaat edip-etmemekten soracaktır. Aziz dostlar, birbirimizle olan ilişkilerimizde hak ve hukuk kurallarına uymak zorundayız. Önce kendimiz, maddi-manevi yapımıza karşı adaletli olmamız gerekir. Yani, bu vücut bize emanet, onu koruyup-kollamak insani görevimiz. Bazılarının dediği gibi “Bu vücut benim istediğim gibi kullanırım” şımarıklığı ve isyankarlığına tevessül etmemek lazım. Çünkü, benim dediği vücudu kişi kendi mi imal etti? Organlarını dizayn edip vücuduna yerleştirdi? Aklını, zekasını ve diğer hasletlerini nerden, kimde ve ne bedel ödeyerek aldı? Bu nedenle kimsenin vücuduna zarar vermeye ve ilahi ölçüleri riayetsiz bir şekilde kullanmaya hakkı yoktur. Böyle bir hak ve hukuksuzluk uygulaması içine girerse, bu insanın kendisine karşı işlediği bir suçtur. Cezasını burada görmezse, yarın ahrette mutlaka görecektir. İnsanın ikinci hak ve hukuk açısında sorumluluğu kendi hemcinslerine karşı olanlardır. Bu da ailevi sorumluluklarla başlar; eşler arası, ana-baba ve çocuklar. Bu alanda da herkesin birbirine karşı hak ve hukuki sorumlulukları vardır. Bunlarda hayat kitabımız Kur’an-ı mübinde ve Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselamın pratik yaşamı olan hadislerinde ayrıntılı olarak açıklanmaktadır. O nedenle, ailede disiplin esastır, zulüm ve baskı yasaktır. Verilen bir yetki varsa, mutlaka sorumluluğu da vardır. Yani, bu dünyada kimse sorumsuz ve başıboş değildir.     Değerli dostlar, gelelim sosyal yaşamımızdaki hak-hukuk anlayışımıza. Diğer alanlarda olduğu gibi, bu alanlarda da yanlış değerlendirmelerimiz olmaktadır. Öyle ki, halk arasında bir takım teamüller, dini kuralların önüne geçiyor. Dolayısıyla hak-hukuk gaspı oluyor. Mesela, devletin bir “Asgari-ücret” uygulama yasası var. Bu yasa serbest piyasayı da kapsıyor. Dolayısıyla bu uygulamanın yapılan işe  göre bir farklılık arz eden durumu yok. İşin ağırlığı ve getirisi söz konusu değil. Ayrıca, işçi için yaşanılan yerin geçim şartları farklı olur. İşçi, iş  sahibine farklı boyutta kazanım sağlamıştır. Tam aksi sağlık açısından riskli olanları vardır. Ama, asgari ücret hepsine aynıdır. Serbest piyasada o, vaat edilen prim, ikramiye ve başarı farkının ödenmemesi ise ayrı bir mesele. Müslüman olduğumuzu söyleriz, Müslümanların uygulama kitabı olan Kur’an-ın hükümlerine yan çizer veya canımız istediği gibi uyarız. Kur’an, “Servet, belirli kişilerin arasında dolaşan devlet olmasın” der, sosyal ilişkilerde infakın “vermenin” çokça uygulanmasını tavsiye eder. Biz, bırakın bunlara uymayı, Karz-ı haseni—karşılıksız ödünç vermeyi—asla terk etmeyin der, onu bile çoktan unuttuk! “Çalıştırdığınız işçinin ücretini teri kurumadan verin” diyen Peygamberin bu sünnetini duymazdan gelir, farz namazlardan daha fazla sünnet namaz kılmayı peygambere yaklaşmak ve şefatini kazanmak olarak umarız. Evet, örnekleri çoğaltmak mümkün. Şimdilik bu kadar diyor, ilerde inşallah devam etmek niyetiyle hoşça ve dostça kalmanızı temenni ediyorum.

LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.