Son Dakika

• No Posts Found

– NÜKTEDAN – CAMİ VE NAMAZDA ARINMA -2-

Sevgili dostlar, konuyla ilgili geçen hafta bir genelleme yapmaya çalıştık ve önemli bir noktada durduk. Dolayısıyla meramımızı bu haftaya aktardık. Bu hafta umarım amaç hasıl olur. Evet, cami ve namazda arınma demiştik, konunun özüne inmiştik. Şimdi konuyu biraz açıp, İslam dininin çok önemli iki temel direği olan cami ve namazı asli konumuna irca etmemiz gerekir diye düşünüyorum. Bu nedenle temsilde hata olmasın, Cami, müslümanın bedenini temsil eder, namazda ruhunu diyebiliriz. Mesela, camisi olan bir belde, bir yerleşim alanı islamı temsil ettiği gibi. Görünen haliyle orası İslam beldesi, orada Müslümanlar var anlamına geliyor. Eğer camisinde ezan okunuyor ve namaz da kılınıyorsa bu kesin olarak orada, İslam dininin hayati bir realite olduğunun ispatlar. Buna şöyle bir örnekte verebiliriz. Kişi, ben İslam dinine inanan bir müslümanım diyorsa, bu sözlü olarak bir iddiadır. Namazını camide kılarsa, bu iddiasını topluma ispat etmiş olur. Bu noktadan hareketle islamın alameti cami, Mü’minin alameti de namazdır. Dolayısıyla cami beldenin, namazda kişinin Müslümanlığını tescil eder. Burada başka bir şey aramamak ve bu iki kavrama başka bir anlam giydirmemek lazım. Sonra, caminin ve namazın anlamını ve amacını da Kur’ani çerçevede değerlendirmek gerekir. Bu nedenle camiye ve namaza arınma anlamı vermek ve bunu sloganik bir ifade olarak kullanmak da bir noktada tehlikelidir. Bu yakıştırmanın nereye varacağını söylemek istemiyorum. Aziz dostlar, Kur’an da mescit diye gecen camiler ve vakitle çerçevelenmiş olarak emredilmiş olan beş vakit namazlar anlam ve amaç açısından, Kur’ani ifadeler olan Ayetlerle takdim edilmeli ve açılımı yapılacaksa o çerçeveyi aşmadan izah edilmelidir. Ayni konuya işaret edip Peygamberimize atfedilen hadislerde ayetlerle çelişmemeli ve bir anlam bütünlüğü kazanmalıdır. Çünkü, Peygamberimiz Kur’an-a ters düşen bir şey asla söylemez. Ama, Peygamberimizi kendi düşünce ve amaçlarına göre konuşturanlar var. Bunu, hadis toplayıp kitap haline getirenlerden öğrenmekteyiz. Bütün Hadis İmamlarının ortak bir ifadesi var “ Ben bu hadisleri 20 bin 25 bin hadis içinden seçtim” gibi, açıklamalarda bulunmuşlardır. O nedenle, onlarında hata etmeleri mümkün. Çünkü, birinin almadığı bir hadisi, diğeri almıştır. Onun için, hadisler mutlaka Kur’an-la karşılaştırılmalıdır. O zaman, bu noktada durup, Camilerin arınma yeri ifadesinin kaynağını göstermemiz gerekmektedir. Kur’an-da hangi ayet camilerin arınma yeri olduğunu söylüyor? Keza namazda öyle. Namazı hakkıyla kılanın fuhşiyattan-aşırılıktan korunacağı ifade ediliyor. Ama, namaz kılanların maddi-manevi pisliklerden arınacağını bildiren ayetler nerede var? Değerli dostlar, camilere arınmış olanlar girer, namazı arınmış olanlar kılar derseniz aklım erer. Çünkü, cünüp olan camiye girmez ve genellikle abdesti olmayan, üstü-başı temiz olmayanda camiye girmez. Yani, arınmayan camiye girmez. Dolayısıyla camiler arınmış insanların girdiği yer. Camiye, girip de arınmıyorlar, arınıp da camiye giriyorlar. Namazda ayni şekilde ifa ediliyor, yani kılınıyor. Temiz olmayan namaz kılamıyor. Eğer, manevi arınmadan söz ediliyorsa, manevi arınmanın yolu da tevbe ve istiğfardır. Pişmanlık ve nedamettir, Allah’a yalvarıp af dilemektir. Kendisi gibi kulla ilgili bir manevi kirlilik kast ediliyorsa, hak-hukuk ve zulüm varsa, muhatabından özür dilemesi, affını talep edip helalaşması ve anlaşma sağlayıp barışarak kucaklaşması gerekmektedir. Bu noktada yanlışlığı neden olacak bir durumdan kaçınmak lazım. Yoksa, Hıristiyan kişinin kilisede papaza günahlarını itiraf edip arınmasını çağrıştırabilir. Çünkü, İslam dininde böyle bir şey yoktur. İslam dini açısından bu bir saçmalıktır, hiçbir kıymet ve önem ifade etmez. Evet, camiler Müslümanların toplanma, bir araya gelip kaynaşma, tanışma, sevgi-saygı ve samimiyetlerini güçlendirme, din kardeşliği duygularını pekiştirip, muhabbetlerini arttırma ve çeşitli alanlarda yardımlaşma ve dayanışma yerleridir. Namazda bunlara iman, ibadet ve eylem gücüyle enerji verir. Birlikte hareket etmenin gönül bağını kurar. Ne mutlu bu duygu ve düşüncelerle camilere gidip namazlarını kılanlara diyor, hoşça ve dostça kalmanızı temenni ediyorum.

LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.