Son Dakika

• No Posts Found

ALLAH VERMEK İSTEMESEYDİ—İSTEMEK VERMEZDİ

Sevgili dostlar, yukarıdaki ibareyi ilk defa Üstat Said-i Nursi’nin eserleri Risale-i Nurlarda gördüm, ilginç buldum ve çok hoşuma gitti. Bu, Yüce yaratıcımız Allah adına söylenmiş veciz bir söz. Anlamının muhtevası çok geniş. Kur’an mealleri okurken, kafamı kurcalayan bazı ifadeler oluyordu, içinden çıkamıyor ve rahatsız oluyordum. O konuda uzman kişilere soruyordum, ama tatmin edici cevaplar alamıyordum. Bu arada, piyasada gördüğüm, duyup da bulup merak ederek aldığım birçok Kur’an meali, anlamı ve tercümesi oldu. Lakin, yakın zamana kadar meramıma nail olamadım. Tabi bu hengamede tefsirler, kelam ve akait, fıkıh ve fikir kitapları okudum. Birçok konferansa gittim, panel ve seminer çalışmalarından derlenmiş tebliğleri takip ettim, kafamda bazı şimşekler çaktı, ama merakım giderilmedi. Kafamdaki bir takım tereddütler ve bazı karanlık noktalar aydınlanmadı. Yani, özlemini çektiğim aydınlık ufuklara bir türlü ulaşamıyordum. Tarikatlarla ilgilendim, teferruatlar daha bir kafamı karıştırdı. Bu arada, birçok İlmihal kitapları da aldım okudum, bulunduğum noktada sabitlenmekten başka şeye yaramadı. Yukarıda kaydettiğim Üstadın o ibaresini açacak bir izahatçı da bulamadım. Oku, okumaya devam et fazla kurcalama, okudukça açılırsın bu sana yeter dediler. Aziz dostlar, ben bu arayış içerisinde iken, tam aksi istikametten  farklı inkarcı fikirlerle de karşılaşıyordum. İmanımı zorlayan ve bazen cevabını bulmakta sıkıntıya düştüğüm. Malum 1980 öncesi sağ-sol fikir mücadelesinde ateist düşünceler de kafamı kurcalıyordu. 80 darbesi ile o hareketlilik söndürüldü. Yalnız 1965 ile 1980 arası müthiş bir fikir mücadelesi ile geçtiğini itiraf edelim. Tabi o anarşik ve şiddet olaylarını tasvip etmek asla mümkün değil. O zaman, o kadar çok kitap ve dergi okuyorduk ki, şimdi onun çeyreği okunuyor mu bilmiyorum. Gece ay ışığında bile kitap okuduğum oluyordu. Tabi bu arada yazmaya da başlamıştım. Ama, okumak ağırlıkta idi. 1980 sonrası, fikri-sabit, muhafazakar İslam toplumunca aykırı bir yazar olarak vasıflandırılan Sayın Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk diye bir kişinin kitapları ve televizyon programları konuşulmaya başlandı. Gerçekten farklı şeyler yazıyor ve söylüyordu. Onun kitaplarını aldım, konferanslarına gittim ve televizyon programlarını takip ettim. Kafamdaki bazı sorulara cevap veriyordu, ama bazı takıntıları ve üslubundaki muhataplarına karşı ağır ithamlarından da rahatsız oluyordum. Değerli dostlar, bu ortamda Ramazan orucu ile ilgili Sayın Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır, Sayın Mustafa İslamoğlu ve Sayın Prof. Dr. Mehmet Okuyan gibi hocaların televizyonda konuşmalarını dinledim ve kitaplarını alıp okudum. İşte aradığım cevapları onlarda buldum, tatmin oldum ve kafamdaki şüphe ve tereddütlerde böylece ortadan kalkmış oldu. Dolayısıyla Kur’an meallerinde takılıp kaldığım tıkanıklıklarda giderilmiş oldu. Çünkü okuduğum o Kur’an meallerinde, anlam veya tercümesinde kulun iradesi söz konusu olmayıp veya hiç kale alınmayıp sadece Allah’ın iradesine bağlanıyor insanın hal-hareket ve davranışlar . Mesela “Allah, dilediğini doğru yola iletir, dilemediğini iletmez………Dilediğini kafir, dilediğini mü’min yapar” anlamında ayet tercümeleri veya mealleri var. İşte bu durumda insanın iradesinin hiçbir hükmü şahsiyeti kalmıyor. Oysa “ Allah, dileyen doğru yola, dilemeyen de eğri yola gider” diyor. Çünkü, insana yolunu seçme hürriyeti vermiştir, bunun adı da Allah’a kulluğu kabul edip-etmemektir. Yoksa, mecburiyet olan yerde kulluk değil, kölelik vardır. İslam da kölelik sistemi değil kulluk nizamıdır. Çünkü, kölelikte hürriyet (özgürlük) yok, Allah’a kulluk ise serapa hürriyettir. Bu nedenle, İslamiyet de kadercilik yok, alınyazısı da yok. İnsanın hal ve hareketleri akıl-baliğ olduktan sonra, işleyince ve yapınca hayır ve şer olarak , o zaman çerçevesinde yazılır. Önceden yazılma diye bir kayıt yoktur. İşte bu sebep ve nedenlerledir ki, Allah, insana vermek istemeseydi, istemek vermezdi gerçeği tahakkuk etmiş oluyor. Hoşça ve dostça kalmanız dileğiyle.

LEBİD

İlgili haberler

Yorum yaz

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.