Son Dakika

• No Posts Found

BİR DÖNEM DAHA AK-PARTİ İKTİDARI

mustafa uluçayKimsenin bu kadarını beklemediği sürpriz bir seçim neticesiyle Ak-Parti iktidarını yeniledi.  Bu konuda bir haftadır çok şeyler yazıldı-çizildi ve söylendi. Bir takım gizli anlaşmalardan, açık destek ve siyasi entrikalara kadar yakışıksız sözler edildi ve makaleler döşendi. Bunların hepsinin artık bir önemi ve anlamı kaldı mı bilmiyorum. Çünkü “Atı alan Üsküdar’ı geçti!”. Geride yine muhalefette ayni üç parti kaldı. Bu üç partinin içinde, açıktan iki parti iktidar hesapları yapıyordu. Hatta son zaman koalisyona razı olur bir hava estirmeye de başlamışlardı. Ama, her iki ümitleri de boş çıktı. Vatandaş, siz bu işi yapamazsınız deyip, dördüncü kez iktidarı AKP’ye verdi. Şimdi bu durum karşısında, iktidar bu avantajı çok iyi değerlendirmelidir. Vatandaşın bu tercihini, bu benim son iktidarımdır deyip hafife almamalı ve tabi rehavete de kapılmamalıdır. Vaatlerine sahip çıkmalı, yeri ve zamanı geldiğinde birer-birer gerçekleştirmeli vatandaşın güvenini ve tercihini boşa çıkarmamalıdır. Türkiye Cumhuriyetinin siyasi tarihinde bir teamül bozulmuştur. Bir siyasi partiye, milli irade tarafından üç sefer bile tek başına iktidar olma hakkı verilmezken, bu AKP’ye verilen dördüncü tek başına iktidardır. AKP bunun önemini ve değerini çok iyi bilmeli ve her hâlu-karda doğru hareket etmeli ve asla doğruluktan ayrılmamalıdır. Kurulacak olan yeni kabine ile, ülkenin kaderine hükmedecek olan yeni hükümeti ve Meclisi çok önemli görevler bekliyor. Bu konuda ciddiyet, hassasiyet ve güven, sorunların çözümünde ne kadar gereklilik arz ettiği bilinen bir gerçektir. Bu nedenlerle 26. Dönem için seçilip Meclisi oluşturacak  milletvekillerimize  ülkemiz ve milletimiz için hayırlı ve faydalı hizmetler vermelerini Allah’tan diler ve kendilerine de başarılar temenni ederim.

MUHALEFET  PARTİLERİ

VE  DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

2002’den bu tarafa muhalefette  olan siyasi partiler, bu kadar yıldır muhalefette olmalarını nasıl değerlendiriyorlar? Bu kadar uzun yıllardır muhalefette kalmalarının sebeplerini nelere bağlıyorlar? Gerçekten merak konusu.  Bu açıdan önce onlara bakmak lazım. Çünkü bu partilerin bazıları  geçmişte, Meclise bile giremedikleri dönemler oldu. Bu nedenle onları da hesaba katarak düşünmek gerekir. Mesela, bunlardan bir tanesi var ki mazisi çok eski, Cumhuriyetle yaşıt. Ama, kuruluşundan bugüne, demokratik parlamenter sistemde bir türlü tek başına iktidar olamadı. Ancak, Cumhuriyeti biz kurduk, demokrasiyi parlamenter sistemi biz getirdik deyip övünektedirler. Lakin, bu önemli ve üstün hizmetlerine rağmen, neden tek başlarına iktidar olamıyorlar, bunu bilmeleri lazım. Ben bildiklerine eminim. O zaman, o anlayışlarında ısrar etmelerinin sebebi nedir? İdeolojik olmaları mıdır? Benim düşünceme göre kanaatim bu. Örneğin, MHP de ideolojik, o da önemli bir maziye sahip ve tek başına iktidar olamıyor. Demek ki, vatandaşın çoğunluğu ideolojilere iltifat etmiyor. Demek ki, siyasi arenaya çıkan kitle partisi olacak, evrensel düşünceyi savunacak ve tek başına iktidara da ancak böyle ulaşacak. Vatandaşın genel tercihi bu. Gerçi bu partiler, bizde kitle partisiyiz diyorlar ve çeşitli vesilelerle bu söylemlerini dillendiriyorlar. Ama, öyle deseler de, vatandaş yine sürdürdükleri politikalarıyla ideolojik saplantılarının sinyallerini alıyorlar ki, onları tek başına iktidara taşımıyorlar. O zaman, bu partiler kitle partisi olduklarını politikalarında açık ve net olarak ortaya koyacaklar ve tabi şeffaf da olacaklar ki,kendilerine iktidarın yolları açılsın.

CHP, MHP  VE  HDP ‘DE  İÇ  HAREKETLİLİKLER

Vatandaş  bir hayli zamandır AKP, CHP, MHP ve HDP’ nin dışında diğer siyasi partilere pek iltifat edip teveccüh göstermiyor. Keza bağımsızlara da öyle. Elbette bu durumun önemli özellikleri var, vatandaşın böyle bir yelpazede olmalarını gerekli kılan. Yukarıda ifade ettiğim gibi ideolojiden kaynaklanan bu üç partinin CHP, MHP ve HDP’nin tabanı olan kemikleşmiş oyların sahibi seçmenleri var.  Ancak, onlarda seçimden-seçime erimektedirler. Ortaya bir vizyon koyamadıklarından ve gelişen dünya şartlarına göre parti görüşlerini yenileyemediklerinden iktidar olamıyorlar ve vatandaşlarda talep ve beklentilerine çare olacak iktidar partisini tercih ediyor. Mesela, 7 Haziran seçimlerinde CHP, MHP ve HDP ‘ye oy veren birçok vatandaş 1 kasımda yapılan seçimlerde iktidar partisi AKP’ de yoğunlaştı. Dolayısıyla  önemli bir oy kaybına uğrayan bu partilerde şimdi  iç hareketlenmeler var. Özellikle genel başkanları hakkında eleştiriler oluyor. Bu konuda CHP en demokrat parti. Şimdiden Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na rakipler çıkmaya başladı. O bu durumu normal karşılıyor. Ama, MHP bu demokratlığı gösteremiyor. Kendisine rakip gördüklerini birer-birer ekarte etti. Lakin, 2002’ den bu tarafa 1999 daki başarıyı bile koruyamadığı ve devamlı gerilediği halde, Sayın Genel Başkan Devlet Bahçeli görevimizin başındayız diyor. Bu nasıl bir görev bilinci anlamak mümkün değil. Ancak, bundan sonra Sayın Bahçeli’ye  muhalefet daha etkin görünüyor. Bakalım ilerideki günler ne gösterecek. Her şey için Allah’tan hayırlısını diliyor ve herkese esenlikler temenni ediyorum.

İlgili haberler

Yorum yaz

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.