GÖREVİMİZ TÜRKÇE

Sevgili okuyucularım; insanları hayvanlardan ayıran en önemli nitelik, kuşkusuz   yeteneğidir. İlk insanların konuşmayı bilmediklerini, birbirleriyle anlaşabilmek amacıyla bağırış, çağırış yaptıklarını, bazı ünlemler kullandıklarını hepimiz biliyoruz. Bu sesler, birtakım olayların veya işlemlerin anlatımında ortak özellikler göstermektedir. Bu nedenle, anlamlıdır. İnsanoğlunun yapısında konuşma yeteneği zaten doğuştan vardır. Bu bakımdan, zaman içerisinde sadece gırtlağını geliştirip, telaffuz edilebilen (boğumlanan) sesler çıkarmayı öğrenmiştir. Çünkü insanlar, ortak yaşayabilmek, iş yapmak, birbirleriyle ilişki kurmak, fikir alışverişinde bulunmak, anlaşmak zorundadır. Böylelikle, yüzyıllarca süren çalışma sonucu, boğumlanabilen sözcüklerin oluşturduğu ortak dil ortaya çıkmıştır. İnsanlar ancak, ortak bir dil yoluyla bir araya toplanıp yaşayabilir, örgütlenir, iş yapar, bilgi ve görgülerini geliştirebilir, medeniyetlerini gelecek kuşaklara taşıyabilirler. Tarih boyunca, insanın var oluşundan günümüze değin konuşulan dil sayısının, halen kesin bir sayı olarak bilinmemesine rağmen, üç binden fazla olduğu söylenmektedir. Hatta bazı müelliflere göre bu sayının, lehçeleri de göz önüne alarak incelediklerinde, altı binlere kadar ulaştığı belirtilmektedir. Halen, dünya yüzünde yaşayan onlarca dil vardır. Bugün, Türkçe dahil olmak üzere konuşulan dil sayısının, 180’in üzerinde olduğu görülmektedir. Ancak bunların pek çoğu, birbirleriyle akraba dillerdir.

Türk dilinin geçirdiği evrelere bakarak, kimi yazarlara göre yaklaşık iki bin yıllık, hatta iki bin yılı da geçen bir geçmişi olduğu ifade edilmektedir. Ancak, bugün Kara Kuvvetleri’nin amblemine baktığımızda M.Ö. 209 yazdığını görürüz. Bu demektir ki Türklerin ilk düzenli ordusu iki bin iki yüz yirmi dört yıl önce kurulmuştur. Böylece bu sayı bazı yazarların belirttiği gibi beş bin yılın üzerine çıkabilir. Türkçe, tarihi gelişimi içerisinde, çeşitli kültürlerin şiddetli baskısı altında kalmıştır. Bu baskı altında da, daima aşınmaya uğrayan bir dil niteliği sergilemiştir. Çeşitli kaynaklara göre 500.000 kelimenin üzerinde olan Türkçe, günümüzde 40.000, 45.000 civarına düşmüş, hatta çıkan Türkçe son sözlüklerde bu sayı 26.000 ‘lere inmiştir. Yaklaşık 50.000 Türkçe sözcük olarak ifade ettiğimiz sayı ise, sözlüklerde yer alan Arapça 6400, Fransızca 4645, Farsça 1363, İtalyanca 622, İngilizce 446, Yunanca 383 ve Latince 93 kelimeyi de ilave ettiğimiz taktirde ancak ortaya çıkabilmekte, hatta bu sayıya bile ulaşamamaktadır.

Dilimize sahip çıkmak, yaşatmak, özelliklerinden hiçbir şekilde ödün vermeden gelecek nesillere taşımak her Türk bireyinin asli görevidir. İnsanları toplum, toplumları ulus, ulusları devlet yapan en önemli unsur, tartışmasız kültür ve dildir. Türkçemizi bizlerden bir kuşak sonrakilere en doğru biçimde biz öğretmeliyiz ki onlarda kendilerinden sonra gelen kuşaklara aynı biçimde iletebilsinler. Görüyorum ki bireyler, dilini doğru öğrenebileceği bir kursa devam ederek, yanlışlarını düzeltme gayreti içindedir. Belediyemizin açtığı “diksiyon” kursunda eğitmenlik yapıyorum ve Söke halkı bu konuyla çok ilgili. Bu ilgi beni hem çok şaşırttı, hem de çok mutlu etti. Türkçenin doğru, özüne sadık kalınarak kullanılması ve güzel Türkçe konuşma doğuştan bahşedilmiş bir olay değildir. Güzel konuşma eğitimle sonradan kazanılan bir beceridir.  Söke Belediyesi’ne bu kursu açtığı ve bana bu mutluluğu yaşattığı için teşekkürü bir borç bilirim. Türkçemiz adına doğru yoldayız. Sevgilerimle!…

Paylaş

İlgili haberler

Yorum yaz

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.