Hangi Dolar, Hangi Refah?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hedefinde Merkez Bankası vardı. Erdoğan isim vermedi ama hatırlayın : “ Vatan satmak yüksek faizle olur.” Hemen her konuşmasında Merkez Bankasının politikalarını ve faiz kararlarını eleştiriyor. O Merkez Bankasını eleştirdikçe de dolay fırlıyor.

Ekonomi durma noktasına geldi. Büyüme yüzde 2,5-3 aralığına sıkıştı. Dışarıdan sermaye gelmiyor. Yerli ve yabancı yatırımlar artmıyor. Üretim zayıflıyor. İşsizlik artıyor. Seçim döneminde suçun üzerlerine yıkılabileceği bir günah keçisi aranırken Babacan ve Başçı bulundu. Hükümet; bu iki isim sayesinde hem suçu üzerinden atıyor, hem de seçmenden “ Bana oy verin ki Merkez Bankası’nın yasasını değiştireyim, faizlerini düşüreyim, başkanı görevden alıp sizi ekonomik refaha ulaştırayım.” Vaadiyle oy isteyebilecek yorumlar yapılıyor.

Eleştirilere yürek dayanmıyor. Erdem Başçı ve Ali Babacan istifa kararlarını alıyor. Kolaysa istifa etsinler tabi.

Devletin bir bürokratı olan Erdem Başçı’yı Erdoğan’ın çağırıp, çok rahat konuşmaları gerekiyor. Fakat hemen her gün televizyonlardan eleştirmesi Türkiye’nin ekonomik kırılganlığını arttırıyor. Doları biraz daha yükseltiyor. E bu defa dolar tahterevalli misali bir iniyor, bir çıkıyor. Ama yılmıyor, Erdoğan medyanın önünde konuşmaya devam ediyor. Yine değinelim Valiler toplantısında isim vermeksizin işi “ Vatan hainliğine” götürüyor. Ankara karışmış zaten. Tansiyon hat safhada. Ama Erdoğan hala konuşmaya devam ediyor.

“Vatanı satmak yüksek faizle, kötü yönetimle, emeği heba etmekle olur.” Merkez Bankası yüksek faizin vatan hainliğiyle kıyaslandığı bir durum ile karşı karşıya kalıyor. Halbuki ekonomistler bağırıyor. “Kardeşim zaten faiz nominal değerde, kime kaldırıyoruz.” Ekonomistte kimmiş… O, bildiğini okur.

Şimdi bu dolar dediğimiz Amerikan parasıdır. ABD Merkez Bankası (FED) tarafından basılan bir ödeme aracıdır. Dünya da ne kadar dolar olacağına FED karar verir. Nasıl bizim Merkez Bankamızın hedefleri ve misyonları var ise fiyat istikrarı gibi, FED’in de kendi öncelikleri ve tutturmak istedikleri hedefleri var.

Şimdi bu FED, kriz zamanında piyasayı canlandırmak için, işsizliği azaltmak için ve büyümeyi sağlamak için bir karar aldı. “Alın size dolar, faizleri düşürdüm.” Dedi. Gidin bu parayı harcayın. Yatırım yapın. Paradan para kazanın. Bunları yaparken de hem büyürüz, hem de yatırımlarda da o kadar insan çalışacak dolayısıyla işsizlik azalacak. Yıllarca piyasaya ucuz dolar sürdü.

Peki bu dolarlar nerede?

Altına gitti. Kendi iç piyasalarına gitti. Başka ülkelere gitti. Başka ülkelerin borsalarına girdi. Başka ülkeler dediğimiz; yabancı yatırımcıya ihtiyaç duyan ülkeler. Gelişmekte olan Türkiye gibi ülkeler.

Yıllarca süren bu dolar sağanağında bizlerin ne yapması gerekiyordu ve biz ne yaptık?

Biz bu likiditeyi bulduğumuzda yapmamız gereken yapısal bir takım iyileştirmelerdi. Böylece piyasa da para kalmayınca da ürettiğimiz katma değerli ürünleri satabilir, ülkeyi büyütebilir ve orta gelir tuzağından sıyrılabilirdik. Eğitime, teknolojiye, bilime yatırım yapsaydık eğer; Güney Kore gibi teknoloji üreten firmalarımız, Hindistan gibi uzay araştırmaları yapan bilimsel altyapımız olabilirdi.

Pekala biz ne yaptık?

Gökdelen diktik. Harcadık. Dolarları inşaata gömdük. Lüks araçlara, Iphone 6 ‘lara gömdük. Eldeki likiditenin sonunun geleceğini hiç düşünmedik.

Paylaş

İlgili haberler

Yorum yaz

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.