ATATÜRK: (-Firavun, Saltanat ve Şatafat…)

kemal arı pngMaşallah, memleketimizde demokrasi pek gelişmiş… Düşünce özgürlüğü öyle ileri bir düzeye gelmiş, öyle bir düzeye gelmiş ki! Devletin TRT’si, devletin kurucusu hakkında eski bir sağcı yazarın şu sözlerini yayınlamış ve RTÜK de bunu düşünce özgürlüğü içinde saymış: “Tam 27 yıl tanrılar gibi konuştular. Firavunlar gibi saltanat sürdüler. Yediler, içtiler, kustular. Bol harcırahlar, hususi vagonlar, yatlar sürgün ettikleri, padişahların saraylarında şahane hayatlar. Zevk, eğlence âlemleri… Vur patlasın, çal oynasın. Her gün bayram, her gün seyran… Altta kalanın canı çıksın. Altta kalan halktı, altta kalan köylüydü. Amma nutuklarda, amma afişlerde ‘Köylü Milletin Efendisidir’ diye yazıyordu. Halkı ve köylüyü, ‘efendimiz sensin’ diye soydular. Ne utandılar, ne doydular?” Bu sözlerin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve yakın arkadaşları için söylendiği malum…

TRT halt etmiş, bunları yayınlamış; “Kendi gök kubbemiz” adlı programda… Konu şikâyet konusu olunca da Radyo Televizyon Üst Kurumu, bunu düşünce özgürlüğü sınırını aşmayan, hakaret içermeyen bir söz olarak değerlendirmiş… Öyle ki, bu yönde oy kullanan kişilere, MHP’li üye de katılmış… İnsanın içi acıyor, değil mi? Atatürk gibi çağların en büyük adamına, kendi ülkesinde bunun reva görülmesi hiçbir vicdana sığmaz!

Onlar, ülkeyi emperyalizmin her türlü dayatmasından kurtardılar… Bu başarılarıyla, bütün ezilen uluslara örnek oldular. Sonra da uluslarının neden geri kaldığına yoğunlaşarak, bunun geri kalmış köhne düşünceler olduğunu ayırt ettiler ve ülkede aydınlanmanın ışığını yaktılar…

Bir kişi, Atatürk’ün bu yaptıklarına karşı ise, nasıl bir zihniyete sahiptir, bir düşünmeli… Demek ki emperyalizme karşı değiller. Demek ki, ulusal savaşa karşılar… Demek ki halifelik, saltanat kurumları devam etseydi istiyorlar… Demek ki, kul olmaya razılar. Ümmet yapısından memnunlar… Demek ki, akıl ve bilime karşılar. O nedenle bilimsel düşünceyi istemiyorlar. Demek ki laikliği, cumhuriyeti, demokrasiyi ve özgürlüğü istemiyorlar… Bunun yerine şeriatı, saltanat yönetimini, ul’ül emre itaati savunuyor ve özgürlükleri bir savruluş olarak değerlendiriyorlar… Kadının özgürleşmesine karşılar. Kadın erkek eşitliğine inanmıyorlar ve kadını erkeğin vesayetine layık, alınıp satılan bir şey olarak görüyorlar…

Oysa Atatürk’ün kendi yaşamı içinde öyle saraylar, saltanatlar yok… Tam tersine saltanatları ve sarayları ortadan kaldırmış bir halk çocuğudur Atatürk… Atatürk Orman Çiftliği’ni kurarken, günlerce basit bir kulübede yatmış ve kalkmıştır. Amacı bu çiftliği halkın çiftliği haline getirmek; halka ucuz ve kaliteli tohumluk ve damızlık hayvan sağlamak; tarımsal gelişmeye öncülük etmek ve Ankara’da yeşil, yaşanabilecek doğal bir ortam yaratmaktır.

Çankaya’daki bağ evi, cumhurbaşkanlığı köşkü olarak kullanılmıştır ama 10 odası bile yoktur… Hastalığı döneminde zorunlu olarak Dolmabahçe’ Sarayı’nda birkaç ay kalmıştır ama bu süre içinde de hep Ankara’ya gitmek istemiştir… Ve bu ülkenin resmi TRT’si yukarıdaki sözleri yayınlıyor ve başka bir kurum da bunu düşünce özgürlüğü içinde sayıyor öyle mi? Demek şatafat, saltanat görmemiş bizim TRT ve RTÜK hala!

İçi acıyor insanın, ne diyeyim…

Saygılarımla…

Paylaş

İlgili haberler

Yorum yaz

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.