SÖZÜNÜN ERİ OLMAK ÖNEMLİ BİR ERDEMLİLİKTİR

mustafa uluçayİnsan, yaratılıştan özel ve sosyal bir varlıktır. İnsanın bu sosyal özelliğini oluşturan fıtratına, Yaratan bir takım  temel değerler koymuştur. Toplum hayatında pratiklik kazansın, bunlarla hemcinsleri arasında  gerekli olan sosyalleşmelerini tamamlasınlar. Çünkü, insanlar bu kuralları özelliklerine uygun bir şekilde işletirlerse huzurlu ve mutlu olurlar. Evet, biz bu kuralları burada uzun uzadıya saymayacağız. Ama hepsi için ciddi bir önem arz eden sadece birinden bahsedeceğiz. Oda doğruluktur. Çünkü, toplumda insanların güvenilirlik derecesinin kriteri bununla ölçülür ve değer kazanır. İşte bu kriterin kendi içinde üç hususiyet vardır. 1- Konuştuğunun doğru olması. 2- Söz verdiğine uyması. 3-Vaadini yerine getirmesi. Yani, kişi her hâlu-kârda öncelikle sözünün eri olacak. Eğer, bu noktada sıkıntı varsa ve bu sıkıntı bireyler arasında yayılmakta ise, o sıkıntı toplumun her noktasına sirayet eder. Dolayısıyla toplumun birçok kesiminde huzursuzluklar artar. Şimdi, gayet içtenlikle içinde yaşadığımız topluma bir bakalım, biz bu gerçeklerle ne kadar iç-içeyiz? Ha! Bu tabloda kendi yerimizi de unutmamak lazım. Çünkü, hep karşıya bakar, kendimize hiç bakmazsak doğru bir tespit yapamayız. O nedenle, önce kendi yerimizi belirlememiz gerekmektedir. Ondan sonra başka noktalardaki tutarsızlıklara geçebiliriz. Toplum, kişilerden oluştuğuna göre, bizde o topumun bir ferdiyiz. Eskiler, nefis muhasebesi derlerdi, şimdi öz eleştiri diyorlar, işte onu her insan-hepimiz- yapmak zorundayız. Yani, Yüce Allah yarın bizi hesaba çekmeden biz kendimizi hesaba çekmeliyiz. Bunu, arayı çok uzatmadan, yapmalıyız. Gerçeklerle arada bir yüzleşmek için. Bunu kendi başımıza olduğumuz bir mekanda yapmalıyız. Yoksa, toplum içinde, ben şöyleyim! Ben böyleyim! Haram yemem, yalan söylemem, doğruluktan-dürüstlükten ayrılmam demek gerçekçilik açısından pek bir şey ifade etmez. Bu ancak kendini övmek ve nefsine pay çıkarmaktır. Çünkü, insanların-insanlar arasındaki değer tespiti, kendilerinin olmadığı mekanlarda başkalarının serbest bir şekilde yaptıkları değerlendirmelerdir. Yoksa, kişinin toplum içinde kendi adına yaptığı doğruluk-dürüstlük konuşmaları çok inandırıcı olmadığı gibi hoşta karşılanmıyor. Ne yazık ki, zamanımızda bu tür övünmelere çok rastlıyoruz. Aslında, ifade ettiğimiz gibi yanlış bir tavır. Ya bir eziklikten ileri gelir veya o konuda bir eksiklik hissetmenin tezahürüdür. Birde, o hususta tahrik etmenin doğurduğu bir öfke kişiyi böyle savunmaya iter. Her ne şekilde ve nasıl olursa olsun, doğruluk-dürüstlük savunma istemez. İftira ve bühtan doğru ve dürüst kişiyi elbette üzer, ama vicdanı rahattır. Yalancının ve sahtekarın hiçbir zaman için iç huzuru yoktur. Yalakaları ve çevresindeki dalkavukları onu yüceltseler de, insanların vicdanlarında makes bulamazlar. Görünüşte içten-içe aşağılayıcı bir tebessümle iltifata! Mazhar olurlar. Evet, toplumumuzda ciddi bir rahatsızlık konusu olan sözünde durmamak veya verdiği sözü yerinde ve zamanında  gereğini yerine getirmemek yaygınlaştı. Elbette doğru ve dürüst, sözüne sadık insanlarımız var, lakin günden-güne azalmakta oldukları kanaatindeyim. Çünkü, sözünde durmayanlar, sözünün eri olmayanlar, bu hallerinden ciddi rahatsızlıkta duymamaya başladılar. Sebebine gelince, muhatabına, ben verdiğim sözü yerine getiremedim mahcubum ve üzgünüm deyip özür dilemiyorlar. Oysa, helalleşmeleri gerekir. Ama, bakıyoruz ki çok rahatlar! Hiçbir şey olmamış gibi lâkaydi bir tavır sergiliyorlar. Düşünmek lazım, çok önemli bir konuda verilen bir söz yerine getirilmediğinde kişi büyük bir zarara uğramıştır. Bunun telafisi özürle bile mümkün olmayabilir. Netice itibariyle verilen sözler mutlaka zamanında yerine getirilmelidir. Çünkü, bu durumun yaygınlaşması, toplumun sorumsuzlaşmasına ve sonuçta insanların birbirleriyle itibarsızlaşmasına sebep olur. Bu da çöküntüdür, Allah korusun. Esenlikler dileğiyle hoşça kalınız.

Paylaş

İlgili haberler

Yorum yaz

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.