ADAB-I MUAŞERET

MEHMET NEZİR AYGÜNDünden devam

1- Kuran-ı Kerim müminin, Allah’ın rahmetine son derece güvenmesi gerektiğini, onun rahmetinden ümidini kesmeyip O’na karşı hüsnü-zan besleyerek korku ile ümit arasında olması gerektiğini beyan etmiştir.

2-Allah ve Resulü’nün bildirdikleri ve imanın şartlarına inanmak.

3-Ayet’i kerimede Allah (C.C.): “Müminler ancak Allah anıldığı zaman kalpleri titreyen, kendilerine Allah’ın ayetleri okunduğunda bu onların imanlarını artıran ve yalnız Rab’lerine tevekkül eden (dayanıp güvenen) kimselerdir”  buyurmaktadır.Enfal/2.

Yukarıdaki ayette vurgulanan,tek hüküm verenin Allah olduğu bildirilmektedir.Bizler kendimizden, bilmeden filan şey helaldir, filan şey haramdır diye hüküm vermeye kalkmamalıyız.

İnsan nerede olursa olsun konuşurken dikkatli konuşmalı, boş ve faydasız şeyler söylememelidir. İnsanın konuştukları,yaptıkları her şey melekler tarafından yazıldığı için, söylediği her sözden,yaptığı her davranıştan ciddi manada sorumludur. Bu konuşulan sözlere ve ortaya konan davranışlara karşılık ya mükafat ya da ceza vardır.

Mü‘minlerin hepsi kardeş olduğuna göre, İslam dininde Müslümanların görevi, dargın olan Müslüman kişileri barıştırmaktır. Bunun sevabı çok büyüktür.Bir insan Müslüman kardeşine yardım ettiği müddetçe Allah’da ona yardım eder. Her zaman ve zeminde Müslüman kardeşlerimize yardım edip, onların hayrını istemeli ve ona buğz etmemeliyiz.

Peygamber Efendimiz (A.S.M.): ” Üç dua vardır ki, Allah katında değerlidir”:

1- Hacca gidenin evine dönünceye kadar yapacağı dua

2- Allah yolunda cihada gidenin cihaddan dönünceye kadar yapacağı dua

3-Bir Müslümanın, bir Müslüman kardeşinin gıyabında yapacağı dua.” diye buyurmuştur.

Nefsimizin istediği bir şeyi mümin kardeşlerimiz için de istemeli, nefsimizin istemediği bir şeyi, biz de mümin kardeşlerimize layık görmemeliyiz. Bir insanı hor ve hakir görmek, onunla alay etmek günahtır.  “İslam” kelimesi kökü selam ve güvenden yani “barış”dan geliyor. Biz de daima barıştan yana olacağız. Yalnız nefsimize ve şeytana düşman olacağız.

İnsanın düşmandan kurtulmasının tek çaresi bütün Müslüman kardeşlerimizi sevip, onlara dua emeli ve onların hayrını istemeliyiz. Kibirden uzak durmalıyız.

Peygamber efendimize sormuşlar:

– Ya Resulüllah, kibir nedir? sorusuna,Allah Resulü (A.S.M.):

– Kibir başkalarını hor ve hakir görmek ve hakkı kabul etmemektir. buyurmuştur.     Müslim/ 1/93.

5- Anne-Baba ve Çocuklar arasındaki ilişkilerde adab.

a. Sevgide mutedil (dengeli) olmak.

b.Çocuklarına karşı şefkat ve merhametli olmak.

c. Çocukları arasında kız erkek ayırımı yapmamak.

d.Çocuklarına iyi bir eğitim ve iyi bir terbiye vermek.

e.Karı-koca mahremiyetlerini çocuklarından gizli tutmak.

f. Çocukların anne ve babalarına itaat etmeleri.

g.Çocukların Anne ve babalarını üzecek söz ve davranışlardan uzak durmaları.

h.Anne ve babaları çocuklarını nasıl besleyip büyüttü ve hayata hazırladıysalar, çocukları da, anne ve babaları yaşlandıkları zaman onlara iyi bakıp hizmet etmeleri,saygıda kusur etmemelidirler. devam edecek

Paylaş

İlgili haberler

Yorum yaz

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.