TEFEKKÜR: İNKÂR BATAKLIĞINDA KIVRANA BİRİNE

Anlamsız ve amaçsız olmayan bir dünyada yaşıyorsunuz. Her aldığınız nefes sayılıyor, her attınığınız adım görülüyor, her yaptığınız eylem kaydediliyor. Unutma yok, zayi yok, ihmal yok, kayırma yok, ayırma yok, atlama ve saklama yok. Hesaplar çok ince, çok hassas, çok dikkatli, çok özenli ve çok itinalı. Gerçi siz  bunları pek merak etmiyorsunuz, güya o anı kendinizce selfiyle ölümsüzleştiryorsunuz! Oysa bütün anlarınızı ölümsüzleştiren görevliller var, üzülmeyin. Birgün gelip o esas resimler bütün şeffafiyetiyle önünüze serilecektir. Hiç merak etmeyin, pirenin midesini tanzim eden, hücreye can veren, bakteriye görev tayin eden, suya resim yapan, gökyüzünde bütün cisimleri belirlenen yörüngesinde döndüren, bir milim ileri-geri oynamasına izin vermeyen, milyarlarca galaksiyi bu sistem üzerinde idare eden, bunları size gösterecektir. Maddenin en ufağı atoma bir nizam verip, bir disiplin içinde hareketini sağlayıp yöneten, seni başıboş bırakacak yaptıklarının hesabını sormayacak!

Ama sen, ufacık bir hakkını yiyene, ters bakacaksın, laf atana caka satacaksın, kaşlarını çatana demediğini bırakmayacaksın, sevmediklerini uygun bir yerde bulsan bir kaşık suda boğacaksın, Ama sana kimse bir şey demeyecek! Verdiklerine nankörlük ettiğin, herşeyini borçlu olup da hiç birini ödeme niyetinde olmadığın nimetlerin, hesabı sana sorulmayacak ve cezan kesilmeyecek öyle mi? Sahi sen buna inanıyormusun? Yahu ben seni akıllı sanıyordum ama sen tam bir ahmakmışsın. Deismiş, ateismiş, materyalistmiş, inançızmış, dinsizmiş, kendince serbest, başıboş, sorumsuz, hesapsız, kitapsızmışsın. Geç bunları geç, Afrika’nın balta girmemiş ormanlarıda bile kalmadı böyle senin gibi nato mermer nato kafa! İstersen bu savunduklarını o insanların dünyasında gitte bir yaşamaya kalk!

Hangi ağacın gövdesine kendini bağlı bulacaksın! Yok, ben modern, çağdaş düşünüyorum mu diyorsun? Orada, hele bir tükrüğünü sokağa at, onun etrafında seni nasıl fıldır fıldır döndürürler! İki devlet arasında sınır tanımayan kendini havada kartal, denizde balık gibi istediğim tarafa, istediğim zaman, istediğim kadar gelip-geçerim mi diyorsun? İstersen bir dene!  Bırak bunları da, yolda-izde birine biraz dikkatli bak, bir evin penceresinden sıkarsa içeri kafanı uzat, yolda trafik kurallarına uyma, özgürsün ya! Bakalım yolun dışında, şarampolun içinde kendine bir yer bulabilecek misin? Şöyle bir düşünsene! Sana bir bardak su verene, kendini borçlu hissedip teşekkür edeceksin, o suyun yaratıcısına yan bakıp takmaycaksın, sana bu ukalâlığın hesabını  sormayacaklar. Var mı böyle bedava bir dünya, avantadan yiyip-içip yan gelip yatacaksın!

Sana O, ruh vermiş ve seni sayısız yarattıklarından üstün tutmuş, sen hem o ruhu inkar edecek ve hemde bu farklılığını O’na isyanda kullanacaksın. O’da, sana bunun hesabını sormayacak! Verdiği iradeyle kimlik kazanacaksın, istediğini yapmakta serbest olacaksın ve O’na karşı geleceksin. Sormazlar mı adama, hangi nankör, inkârıyla iyi bir ödüle lâyık görülmüş? Üç kuruşa beş köfte olmadığını bileceksin, bulduğunu tıka-basa yiyeceksin, ücreti vermeyeceksin, var mı öyle yağmadan bir dünya? Vah yavrum vah! Sen bu akılla, sana bunları vereni yok saymak için bir sürü teoriler, fikirler ve senaryolar üreteceksin, ama bunların faturasını ödemeyeceksin!  Öyle mi? Ne âlâ saltanat! Sana verilen ruh, akıl, irade, bilinçle çeşit-çeşit teknolojik âletlet üreteceksin, bilincini hergün yenileyip  geliştireceksin, ama sana bu özellikleri verene kibrinle burun kıvıracaksın.

Bu da yetmiyecek, ayni bilinç ve beyanla, kozmik âlemi, sana bu bilinci ve beyanı verene inkarda kullanacaksın. Bunu ıspatlamak içinde icat ettiğiin teknolojiyle maddeyi-maddeyle çarpıştırıp, Allah’ı inkara yelteneceksin. Yahu, Cehenneme gitmek için neden bu kadar direniyorsun? Şeytanla dostluğunu bu kadar ilerletmene ne gerek var? Senden öncekiler bunu çok denediler ama hiç başarı sağlayan olmadı. Çünkü, aczi ve fakrı ortadan kaldırmak mümkün değil, ölümü-öldürmek, kabrin kapısını kapamak imkansız. Son nefeste inkarın, isyanın ve kibrin bir işe yaramıyor, hatta tövbenin bile faydası yok. Gel fırsat elde iken ve o can tende iken Yüce Allah sonsuz rahmetine ve merhametine iltica et. Yüce Mevlâ’dan hidayet dileğiyle esenlikler temenni ediyorum.

Paylaş

İlgili haberler

Yorum yaz

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.