NÜKTEDAN – DİKKATLERDEN KAÇAN NOKTALAR

Sevgili dostlar, hayatta hiçbir şeyi hafife alıp es geçmeyelim. En basitinden en azametli ve hikmetli olanına kadar her şeyin hayatta bir yeri ve önemi vardır. O nedenle, dikkati elden bırakmamak gerekmektedir. Ben size bu konuda tefekkür ufkunuza malzeme olacak birkaç noktadan bahsedeceğim. Kur’an da bir cümleye ayet diyen Yüce Allah, kâinatta güneşe, aya, yıldızlara da ayet diyor. Sineğe, böceğe, eşeğe, ineğe, aslana, file de ayet diyor. Atoma, mikroba, hücreye, akla, rüzgara enerjiye de ayet diyor. Bunların tümüne birden ve belki daha fazlasını kast etmiş olabilir âlemler diyor. Kur’an-ın ilk suresi Fatiha’nın birinci ayetiyle bunlara dikkat çekerek ve bunların hepsinin Rabbi olduğunu, kendisine övgüyle saygı göstermemiz gerektiğini bildiriyor. Burada eğer dikkat ettinizse Yüce Allah, bütün bunların üstünde kendisinin olduğunu, övgü, taktir ve saygının ancak kendisine yapılması gerektiğini söylüyor. Yani, inançta, güvende, itaat ve ubudiyette Tevhide dikkat çekiyor ve özgürlükte bir noktaya yönelmemizi vurguluyor. Bu çerçevenin içinde, bu şemsiyenin altında korunaklı olacağımızı ve kâinata da Ayetler statüsünden bakmamız gerektiğini Kur’an-ı Mübininde gayet açık ve net olarak ifade etmektedir. Çünkü, kendisinin rahman ve rahim, (iyilikleri sonsuz, ikramları bol) olduğunu hatırlatıyor. Rabbimiz insana sana değer veriyorum, sen farklı bir yaratıksın, bu farkını-fark et! Her şeye  hikmet nazarıyla bak, üzerinde düşün tefekkür et, dünya ve ahiretin için faydalı şeyler üret diyor. Aziz dostlar, dikkat edin! Beşerin sudan ve çamurdan yaratıldığını Kur’an söyler, ama insanın da ana rahminde yaratıldığını söyler. Buradaki ince nüansı, sırrı demiyeceğim, buldunuz mu? Bulamadınzsa bulasıya kadar düşünerek okuyun. Beşerin, insan kılınışı, Yüce Allah’ın Hâlîk isminin tecellisidir. Cismi-cesedi olan beşer, insan bundan sonrası. Evet, tefekkür ufkunun hayâl ülkesinde seyrederken, kendi adına muhayyilenin hangi ip uçlarını tuttuğuna bak! İnsan suresinin ilk ayeti ne diyor? “İnsan, henüz anılmaya değer bir varlık değilken üzerinden çok uzun bir süre geçmedi mi?” Burada anılmaya değer olmayışı ve bu hâlde uzun bir süre üzerinden geçmesi, insana ne anlatmak istiyor? Ana rahmindeki durumunu ve oradaki insan oluşumuna kadar geçen zamandaki aşamaları mı? Müfessirlerin çoğu bunun üzerinde durmuş, gerçekten o uzun süre buna mı işarettir? Yoksa, dünyaya ayak bastıktan sonra mı bir uzun süre bekledi? Demek ki, üzerinde düşünmek, araştırmak gerekir. Uzatmayıp bir noktaya daha dikkat çekeceğim. Birçok ciddi meselenin kırıklandığı ve sulandırıldığı zamanımızda şeytan da bu katagorinin içine giriyor. Şeytan hakkında da yanlışlar yapılıyor. 

   Değerli dostlar, esas adı İblis olan şeytan, Yüce Allah’a isyan ettikten sonra, Allah’tan bazı isteklerde bulunmuştur. Allah’da o isteklerini ona vermiştir. Burada dikkat edilecek nokta, isyankar olduğu halde Allah, kulundan lûtfunu esirgemiyor. Bunu ne asi ve isyankâr insanların üzerinde de görüyoruz. Neyse, ikinci nokta, şeytan istediğini alınca Rabbine, bende senin itaatkâr kullarını yanıltmak için doğru yolunun üstüne oturacağım, o kullarına sağdan, soldan, arkadan, önden sokulacağım ve onları yanıltacağım demiştir. Şimdi, bu nokta üzerinde duralım; Şeytan nerde, Allah’ın dosdoğru yolunun tam ortasında. Meyhanede, kumarhanede ve bilmem ne hane veya hanelerde değil! Çünkü, oralarda kandırılacak ne kalmış ki? Şeytan, eğrilerin, eğriliklerin, sapıkların, sapıklıkların, müşriklerin ve kâfirlerin, zalim ve isyankârların yanında değil. Onların zaten şeytan ihtiyacı yok, şeytan onları o yola yöneltmekle işini yapmış, orda ve onların yanında olmasına artık gerek yok. Şeytan nerede, dosdoğru yolun (Sıratımüstekîm’in ortasında) iyi, doğru ve güzel işler yapanların, ibadet edenlerin  yanında onları yanıltmak ve o işleri ve ibaadetleri ifsat etmekle meşgul. Yüce Allah yar ve yardımcımız olmasını diler, cümle ehli imana hoşça ve dostça kalmalarını temenni ediyorum. LEBİD

Paylaş

İlgili haberler

Yorumlar kapalıdır

Yenisöke Gazetesi © 2015 | Her hakkı saklıdır.
Bu sitede yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Şafak Ofset Mat. Gaz. LTD ŞTİ'ye aittir.
İçerik hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kullanılamaz.