Söke ev sahipliği yaptı

Duygu Başar Özdoğru: Hastalığı kontrol altında tutmaz ve yediklerinize dikkat etmezseniz kanser olma riskiniz çok fazla. Yedikleriniz ilacınız; ilacınız yedikleriniz olmalıdır.

İsmail Eravcı
İsmail Eravcı Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

YENİSÖKE- Haber Merkezi  

İlçe Sağlık Müdürlüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 9 Mayıs ‘Çölyak Farkındalık Günü’ nedeniyle etkinlik gerçekleştirildi. Çölyak farkındalık günü etkinliğine Söke’deki Çölyak hastalarının yanı sıra Kuşadası, Didim, Germencik ve Koçarlı gibi ilçelerden gelen Çölyak hastaları da katıldı.

Dün saat 10.30’da Söke Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe Söke Belediye Başkan Yardımcı Veli Devrim Yerli, İlçe Sağlık Müdürü Dr. Esma Gürsoy, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şerafettin Yapıcı, Söke Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ali Keskin katıldı. Önce sunum gerçekleştirilirken daha sonra çölyak hastalarına hediye verildi.

Etkinlikte Diyetisyen Duygu Başar Özdoğru ‘Çölyak Hastalığı’ ile ilgili bilgilendirme sunumu yaptı. Diyetisyen Duygu Başar Özdoğru Çölyak hastalığının bir ince bağırsak hastalığı olduğuna dikkat çekerek başladığı sunumunda, bu hastalığa buğday, arpa, çavdar, yulaf gibi tahıllarda bulunan glüten maddesinin neden olduğu söyledi. Hastalığın ince bağırsak dışında farklı organ ve sistemleri de etkilediğini dile getiren Duygu Başar Özdoğru, “Hastalık çocukluktan erişkinliğe her yaşta ortaya çıkabilir. Hastalık, çölyak hastalarının birinci derece akrabalarında normalden daha sık görülebilir” dedi.

Çölyak hastalığı belirtilerinin uzun süren ishal, tekrarlayan karın ağrısı, uzun süren kabızlık, tekrarlayan kusma, kilo alamama, kilo kaybı, boy kısalığı, ergenlik gecikmesi, kansızlık, kemik erimesi, kısırlık, tekrarlayan düşükler olduğunu söyleyen Duygu Başar Özdoğru “Bu bulguların biri veya birkaçı birlikte görülebilir. Bu arada Çölyak hastalığı belirti olmaksızın sessiz gidiş de gösterebilir. Çölyak hastalığında tanı için ilk işlem çölyak hastalığına özgü kan testlerinin yapılmasıdır. Kan testlerinin hastalık varlığının işaret etmesi durumunda ince bağırsak biyopsisi yapılarak tanı kesinleştirilmelidir. Çölyak hastalığı tanısı kesinleştirildikten sonra glütensiz diyete başlanmalıdır. Çölyak hastalığının tek ve kesin tedavisi glütensiz diyettir. Glütensiz diyete ömür boyu devam edilmelidir. Diyete tam uyulmaması veya bırakılması hastalığın tekrarlanmasına neden olur. Bu arada vitamin ve mineral eksiklikleri varsa tamamlanmalıdır” dedi.

Buğday, arpa, çavdar, yulaf gibi bitkilerin glüten içerdiğine dikkat çeken Duygu Başar Özdoğru, Çölyak hastalarının bu tahılları içeren besinleri kesinlikle tüketmemelerini isteyerek, sebze, meyve, kuru baklagiller, mısır, pirinç, süt ve süt ürünleri, kırmızı ve beyaz et, deniz ürünleri, yumurta, işlem görmemiş kuruyemişlerin tüketilmesinde sakıncanın olmadığını söyledi.

Çölyak hastalığının temel nedenlerinin genetik faktörler ve çevresel faktörler olduğunu dile getiren Duygu Başar Özüdoğru “Genetik faktörlerde eğer ailede çölyak varsa çocuklarda çıkma olasılığı çok daha fazladır. İkizlerde görülme oranı yüzde yetmiştir. Anne sütü erken kesilirse glütende artış olur. Çölyak hastalığının hiçbir tedavisi yoktur. Aşısı, ilacı veya ameliyatı gibi bir şey söz konusu değil. Bu bir ince bağırsak hastalığıdır. İnce bağırsak vücudumuzun ikinci beynidir. Uzunluğu 7 metredir, 3 metreye düşmesi ölümcüldür. Çünkü tüm vücudun gelişimi için besinlerin emilmesi için ince bağırsağa ihtiyacımız var. İnce bağırsak çok değerlidir. Her 10 kişiden birinde çölyak bulunabilir” dedi.

Son yıllarda kafa karıştıran bir durumunda zayıflama amaçlı beslenmelerde glütensiz besinlere yer verildiğine dikkat çeken Duygu Başar Özdoğru “Bu kafa karışıklığına neden oluyor. Çölyak hastası değiller ama zayıflama amaçlı ben glütensiz yiyorum diyenler ortalığı karıştırıyor. Çölyak hastası dikkat ederse uzun yıllar yaşayabilir. Hastalığı kontrol altında tutmazsanız ve yediklerinize dikkat etmezseniz kanser olma riskiniz çok fazla. Yedikleriniz ilacınız; ilacınız yedikleriniz olması lazım. Son yıllarda aşı geliştirilmesi çalışmaları var. Aşı faz 3 aşamasında. Bu aşıyı insülin gibi düşünebilirsiniz ama henüz daha çok erken” dedi. 

10 May 2022 - 09:33 Aydin/ Söke- Yaşam

Muhabir  İsmail Eravcı



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?