Ben yaptım oldu zihniyeti 42 yıldır devam ediyor

Çağbayır: 11 bin gündür kafa yoruyorum, belgeler açıklıyorum ama bir türlü yanlış tarihin düzeltilmesi konusunda ilgilileri harekete geçiremedik.

İsmail Eravcı
İsmail Eravcı Tüm Haberleri
+2
Haber albümü için resme tıklayın

YENİSÖKE- Haber Merkezi   

Çağbayır: Büyüklerden vazgeçtim, küçüklere “Hoş Gelişler Ola” romanı ile gerçekleri anlatmak istedim.

Gazeteniz YeniSöke Yazarı Yaşar Çağbayır 1992 yılından bu yana Atatürk’ün Söke’ye ilk geliş tarihi konusunda araştırmalar yapıyor. Yaşar Çağbayır önce Atatürk’ün Söke’ye 4 Şubat’ta gelmediğini ispatlarken, şimdi de hangi tarihte geldiğini tespite çalışıyor. Henüz Atatürk’ün Söke’ye ilk geliş tarihi ile ilgili belgeler tamamlanmadan Abdülkadir Güler tarafından Yaşar Çağbayır’ın Atatürk’ün Söke’ye geliş tarihi ile ilgili ilk açıkladığı belgeyi Genelkurmay Başkanlığına göndermesi ile birlikte adeta tarih karmaşası yaşanıyor.

Yaşar Çağbayır 30 yıldır Atatürk’ün Söke’ye hangi tarihte geldiği konusunda her platformda görüşlerini açıklarken son olarak Söke Kaymakamlığına ve Söke Belediye Başkanlığına sunduğu belgelerle, Atatürk’ün Söke’ye geliş tarihinin 9 Şubat değil 8 Şubat olduğunu ispatlamasına rağmen, Atatürk’ün Söke’ye geliş tarihi 9 Şubat’ta kutlanmaya devam ediyor.

30 yıldır ilçenin yetkililerinin bir türlü doğru tarih konusunda harekete geçmemesi nedeniyle Yaşar Çağbayır son olarak gençlere yönelik Atatürk’ün Söke’ye 9 Şubat’ta değil 8 Şubat’ta geldiğini dile getiren “Hoş Gelişler Ola” isimli bir roman yazdı. Gazeteniz YeniSöke basım tesisleri olan Şafak Ofset Matbaacılık ve Limited şirketinde basılan “Hoş Gelişler Ola” adlı Roman okuyucusu ile buluştu. Yaşar Çağbayır neden böyle bir çalışmaya yöneldiği konusunda Gazeteniz YeniSöke’ye açıklamalarda bulundu.

Yaşar Çağbayır “Bu konularda beni rahatsız eden doğrusunun ne olduğu, yanlışının ne olduğu, nasıl düzeltebiliriz, konusundaki çalışmalardır” dedi. Bahsi geçen konunun Atatürk’ün Söke’ye ilk geliş tarihi olduğunu dile getiren Yaşar Çağbayır ben “İlçe Milli Eğitim’de bulunduğum dönemde Aydın Valiliği’nin Atatürk’ün doğumunun 100. Yılı dolayısıyla yayınladığı bir kitapta Atatürk’ün Söke’ye gelişinden 4 Şubat olarak bahsediyordu. Nitekim ben de 1989 yılında yayınladığım “Söke” kitabında Atatürk’ü Söke’ye 4 Şubat’ta getirmiştim. Valiliğin hazırlattığı kitabın Söke ile ilgili bölümlerinin dışında Atatürk’ün Söke’ye ve Aydın’a ziyareti ile ilgili yazılan haberlerin, yazıların suretleri vardı. O yazılara dikkat etmeden ben 4 Şubat’ı dikkate almıştım” dedi.

NEDEN ARAŞTIRMAYA GİRDİK

“Söke” adlı kitabında Atatürk’ün Söke’ye gelişini 4 Şubat olarak aldığını, daha sonra araştırma yaparken Atatürk’ün Söke’ye 4 Şubat’ta gelmediğini, bu tarihte başka bir çalışma içinde olduğunu, dolayısıyla Söke’ye gelmesinin mümkün olmadığını tespit ettiklerini dile getiren Yaşar Çağbayır “Bunun üzerine o dönemde törenleri düzenleyen arkadaşa “Atatürk Söke’ye 4 Şubat’ta gelmemiş, biz yanlış zamanda tören yapıyoruz. 4 Şubat törenleri için topladığımız öğrencilere, velilere yazık değil mi, vebal altında kalıyoruz” gibi aramızda bir konuşma geçti. “dedi.

Daha sonra başka bir yere tayin edildiğini belirterek “Ben de konuyu unutmuştum. Yeni görev yerim olan Söke Ziraat Teknik Lisesinde çalışmaya başladım. Bir 10 Kasım törenleri sırasında konu aklıma düştü. Araştırmaya başladım ve 4 Şubat’ta Atatürk’ün Söke’ye gelemeyeceği konusunda yazılar yazmaya başladım. Belgeleri ile birlikte YeniSöke Gazetesinde 4 Şubat’ta Söke’ye gelemeyeceğini belirttik.” dedi.

BU MAKALEMİ EKLEYEREK TÜRK TARİH KURUMU’NA BAŞVURMUŞ

Bunun üzerine Atatürk’ün Söke’ye ne zaman geldiği konusunda araştırmalara başladıklarını dile getiren Yaşar Çağbayır “Öncelikle 4 Şubat tarihinde gelmediğini ispat ettik. Dönemin İzmir gazeteleri 8 Şubat’ta Atatürk’ün Söke’ye ve Kuşadası’na geldiğini belirtiyor. Daha sonra Hakimiyet-i Milliye Gazetesi’nde 9 Şubat yazdığını gördüm ve bu sefer Milli Kütüphaneden 1 Şubat ile 15 Şubat tarihleri arasındaki gazetelerin suretlerini istedim. Milli Kütüphane’den bana 1-15 Şubat tarihleri arasında Atatürk’ün Söke’ye gelişi ile ilgili 2 gazetenin fotokopisi var diye gönderdiler. Bunları çözüp okudum tam makaleyi hazırlayacağım sırada arkadaş (Abdülkadir Güler) ilgili yerlere benim YeniSöke’de yayınlanan makalelerimi ekleyerek dilekçe göndermiş. Benim 4 Şubat olmayacağı konusunda yazdığım makaleyi ve YeniSöke Gazetesi kupürünü ekleyerek sormuş Türk Tarih Kurumu’na. Türk Tarih Kurumu da Genel Kurmay’a sormuş, oradan da Hakimiyet-i Miiliye Gazetesi’nin hem fotokopisi, hem de yeni yazıya çevrilmiş metni gönderilmiş. Arkadaş da ben bunu ispat ettim diye Kaymakamlığa gidiyor. Kaymakamlık da 9 Şubat’tır diye törenlere başlıyor.  Bu olay 1996 yılında gerçekleşiyor” dedi.

8 ŞUBAT MI, 9 ŞUBAT MI?

Çağbayır, 6 adet belge sunduğunu belirterek “Bu 6 adet belgede Atatürk’ün Söke’ye 8 Şubat’ta mı yoksa 9 Şubat’ta mı geldiği tartışmalarını götürüyordum” dedi.

8 Şubat’ta İzmir’den çıkıp 9 Şubat’ta Söke’ye gelen bir adamın bir yerlerde gecelemesi, konaklaması gerektiğini söyleyen Yaşar Çağbayır “Oysa böyle bir şey yok, Kuşadası’nda öğle yemeğini yiyor, öğleden sonra Söke’ye hareket ediyor. Akşam namazından sonra da Atatürk, Söke’den İzmir’e hareket etmek üzere ayrılıyor” dedi.

8 ŞUBAT’IN ELENME ve GEÇERSİZ SAYILMA GEREKÇESİ YOK

İki yıl önce olayın farkına vardığına dikkat çeken Yaşar Çağbayır “Atatürk 8 Şubat’ta İzmir’den çıktı, saat 10.00 sıralarında Selçuk’ta trenden indi, oradan araçla Kuşadası’na geldi. Aynı gün Kuşadası’nda öğle yemeğini yedi, arkasından Söke’ye geldi. Akşam da Söke’den ayrıldı. Olay belli. Sada-yı Hak Gazetesi Atatürk’ün Kuşadası ve Söke ziyaretine 2 muhabir görevlendiriyor. Birisi Kuşadası özel muhabiri, diğeri ise Söke özel muhabiri. Bu her iki muhabir de Atatürk’ü “Kuşadası ve Söke’ye 8 Şubat’ta geldi” diye yazıyorlar. Üstelik “Cuma günü” diye belirtiyorlar. Bir başka gazetede Aydın’dan Atatürk’e Aydın halkının saygılarını sunmak üzere Söke’ye bir heyetin geldiğini bu heyetin de “Cuma günü” yola çıktığını ve Söke’de Aydınlıların Atatürk’e saygılarını sunduğunu belirtiyor. Yani hep “Cuma günü” deniyor. Cuma gününe baktığımızda 8 Şubat oluyor. Şimdi burada 4 adet 8 Şubat, 3 adet 9 Şubat var.

Bunların çözümlenmesi gerekiyor. Nasıl çözümlenebilir, belgelerle çözümlenebilir. Ama 8 Şubat’ta gerekçesi gösterilmeden, herhangi bir şekilde bu doğru değildir denilmeden, belgeler, dayanaklar, bulunmadan 8 Şubat reddedildi. 9 Şubat’a geçildi. 9 Şubat’ta gelmiştir diye törenler yapılıyor” dedi.

GERÇEĞİ ARIYORUZ

2 yıl önce yani pandemi öncesinde Söke İşletme Fakültesi’nde bir konferans düzenlendiğini, bu konferansın bir bölümünün de Atatürk’ün Söke’yi ziyaretlerine ayrıldığını dikkat çeken Yaşar Çağbayır orada konuşmacı Prof. (Günver Güneş) bizim yayınladığımız “Atatürk’ün Söke gelişi” ile ilgili röportajdan dolayı şöyle dedi. “Atatürk Söke’ye 9 Şubat’ta geldi, ama Söke’de kıyamet koptu”

Ben söz aldım “Kıyamet koparılmadı, bir yanlışlık vardı. Bir unutulan nokta vardı, dikkat edilmedi. O da saat ve takvim değişikliğinden dolayı günün ne zaman başlayıp ne zaman bittiği hesaba katılmadığından kaynaklı” diyerek konuşmacıya ipucu verdim.

2002 yılında Atatürk’ün Söke’ye geliş tarihi nedeniyle yine bir toplantı yapıldı. Aynı profesör 9 Şubat’ın kesinleştiğinin belgelendiğini söyledi. Öyle değil mi Yaşar hocam diye bana tasdik ettirmek istedi. Ben acı acı gülümseyerek karşılık verdim” dedi.

KONUŞMACI OLARAK DAVET EDİLMEDİM

Bunun sebebini de açıklayan Yaşar Çağbayır “Öncelikle beni oraya tartışmacı olarak çıkarmamışlardı. Dolayısıyla benim bu adama orada cevap vermem, hem onun prestiji açısından, hem de programı düzenleyenlerin eksik düzenlediklerini ortaya koyma açısından pek uygun olmazdı diye düşündüm. Bir de o günlerde Atatürk’ün heykellerine yapılan saldırılar dolayısıyla o zihniyetteki kişilere prim vermiş olurdum. Kaşımak istemedim olayı ve susmakla yetindim” dedi.

KAYMAKAMA RAPOR

Söke Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney’in Söke’ye tayin olmasından sonra YeniSöke Gazetesi olarak “Hayırlı olsun” ziyaretine gittiklerini söyleyen Çağbayır “O ziyarette Atatürk’ün Söke’ye geliş tarihi ile ilgili raporumu, Kaymakam Ümit Hüseyin Güney’e takdim etmiştim. Gerekçesini de açıklamıştım. Kaymakamımız Ümit Hüseyin Güney’e 1926’dan önce akşam namazında günün bittiğini, yeni günün akşam namazından sonra başladığını belirtmiştim. Kaymakamımız da bunu kabul etti” dedi.

Şu ana kadar herhangi bir çalışmanın yapılıp yapılmadığı konusunda bilgisi olmadığını dile getiren Yaşar Çağbayır “9 Şubat törenlerinin ardından Kaymakam Ümit Hüseyin Güney’e verdiğim raporun aynısını Söke Belediyesi Kültür İşleri Müdürlüğü’ne verdim. Söke Belediyesi Kültür İşleri bu konu ile ilgili çalışma yapacaklarını söylediler. Bugüne kadar herhangi bir çalışma olup olmadığını bilmiyorum” dedi.

Çağbayır açıklamasının son bölümünde “Ben artık ne Kaymakamlık, ne belediye ne de bir dernek ya da “Atatürkçüyüz” diye geçinen tüm kurum ve kişilerden ümidimi kestim. Büyükleri bırakıp küçüklere bir roman yazayım dedim ve Atatürk’ün Söke’ye ve Kuşadası’na gelişini “Hoş Gelişler Ola” diye roman haline getirdim. Konu bundan ibaret. İnşallah gençler öğrenir, ihtiyarlara ders verirler” dedi. 

27 Haz 2022 - 09:32 Aydin/ Söke- Yaşam

Muhabir  İsmail Eravcı



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?