Hüseyin Akkoyun’dan 14 projeli adaylık açıklaması

1-Menderes nehri çıkışına regülatör kurulması, 2-Söke organize sera bölgesi çalışmaları, 3-Tarım 4,0 için çalışmaların başlaması 4- Toprak Haritası çıkarılması, 5- Market satış mağazası 6- Reklâm geliri elde etmek, 7-Bitki Koruma mezunu danışmanlık sınavını kazanmış birini alarak alt birimleri oluşturmak, 8- Laboratuvarın sahada olması, 9- Laboratuvarın üstünün misafirhane olarak yapılması, 10- Vahşi sulamadan çıkıp alternatif sulamaya geçilmesi, 11-Kuşadası’na yeterli önemin gösterilip çalışm

İsmail Eravcı
İsmail Eravcı Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

YENİSÖKE- Haber Merkezi    

Konak Mahallesi’nden Ziraat Odası delegeliği için adaylığını açıklayan mevcut Ziraat Odası meclis üyesi Hüseyin Akkoyun delege olması durumunda yönetim kurulu başkanlığına aday olduğunu açıkladı.

Adaylık sürecine başlamasındaki en büyük nedeni Söke Ziraat Odası faaliyet alanının çok geniş olması olarak değerlendiren Hüseyin Akkoyun, ancak Ziraat Odasının uygulamada yetersiz kaldığını söyledi. Bundan yola çıkarak Ziraat Odası başkanlığı için adaylığını açıkladığını söyleyen Hüseyin Akkoyun “Eğer Konak Mahallesi’nden delege olarak çıkarsam Ziraat Odası Yönetim Kurulu başkanlığına aday olacağım. 14 projem var”dedi.

Öncelikle açıklanan destekleme ve prim miktarlarının üreticiyi üzdüğünü dile getiren Hüseyin Akkoyun “Üretici olarak biz bu konuda sahipsiz kaldık. Geçen seneki prim aynı şekilde durmaktadır. Ayçiçeği, pamuk, zeytinyağı ve diğer ürünlerde de prim miktarı değişmemiştir. Resmi Gazetede yayınlanan bu şekildedir. Bize deniyor ki siz başınızın çaresine bakın. Burada bizler üreticiler olarak üzerimize düşen her türlü görevi yerine getiriyoruz. Özellikle pandemi dönemi düşünüldüğünde tüm ülkede zirai faaliyetlerde üreticilerimiz tarımın ne kadar önemli olduğunu göstermiş oldu” dedi.

Pandemi döneminde hiç kimsenin marketleri, buzdolabı, televizyon gibi aletleri almak için gitmediğini dile getiren Hüseyin Akkoyun “Herkes raflardaki gıda ürünlerine hücum etti. Üzülerek söylüyorum. Bugün ülkemiz hala birçok tarım ürününü ithal etmektedir. Ziraat odalarının faaliyet alanları içerisinde bürokrasi, üniversiteler, STK’lar ve özel kuruluşlarla bir köprü vazifesi görmek vardır. Eğer bu köprü iyi analiz edilip hayata geçirilirse tarımda yeterlilik ve verimin çok daha yükseklere taşınacağından eminim” dedi.

14 ADET PROJEM VAR

Hüseyin Akkoyun projeleri ile ilgili de verdiği bilgide “1- Menderes Nehri ve Ana tahliye kanalının çıkış yaptığı bölgeye regülatör kurulup kışın taşkın, yazın sulamada dipte biriken tuzlu suyun kurutulmasını kolaylaştırmak ilk projem.

2- Yapılması gereken Söke’de Organize Sera Bölgesi için çalışmalar başlatıp, bunların altyapısını oluşturmak.

3 -Tarım artık 4-0’a geçiş yaptı. Maalesef biz tarımda 3- 0’daki 1990’lı yılların teknolojisini yenilik diye üreticimize sunuyoruz. Ben de dahil olmak üzere 90’lı yılların teknolojisini kullanıyoruz.

4 - Söke verimli ova ve dağlara sahip olmasına rağmen toprak haritamız yok. Söke’nin en büyük eksikliklerinden biri toprak haritasının çıkarılmasıdır.

5 - Meclis Başkanlığı döneminde Ziraat Odası zemin katında olan yerimize market yapılması önerim vardı. Dönem içinde odadaki personel arkadaşlarımızdan hangi ürünün nerede yetiştiğine dair araştırma yapıp, ürünü oradaki Ziraat Odaları aracılığı ile temin etmekti. Bu proje diğer Ziraat Odaları tarafından da ilgi çekmişti. Hem üretici kazanacak, hem de tüketici kazanacaktı. Örneğin kuru fasulye üreticiden odamıza gelecek, doğrudan tüketiciye ulaşacaktı. Bu proje dünyada ve Türkiye’de tek proje olacaktı. Üreticide 4 TL’lik fasulye o gün için tezgahlardan 14 TL’den satılıyordu. Bu projeyi hayata geçireceğim.

6- Reklam geliri elde etmek gibi bir projem var. Çünkü şu anda ÇKS e-devlet üzerinden yapılıyor. Artık odanın gelirleri de düşecek. Çırçır fabrikaları, zirai ilaç bayileri gibi Söke’ye katılım sağlayacak özel şirketlerin reklamlarını alıp ek gelir elde etmekti. Üreticiyi de yeni teknolojik ürünlerin tanıtımını yapmaktı. Bu projeyi hayata geçireceğim.

7- Bitki Koruma mezunu ve Danışmanlık Sertifikası almış birini odaya alacağım. Devlet 2010 yılında Bitki Koruma mezunları için bir kolaylık getirdi. Devlet Bitki Koruma mezunu ve Danışmanlık sertifikasını alan birini işe aldığımızda bunun altında 4 tane daha mühendis çalıştırılmasına izin veriyor. Bunların parasını da devlet ödüyor. Ne yazık ki bizim odamızda bu yok. Bu eksikliği gidereceğim. Bizden 5 kuruş para çıkmadan 5 personel çalıştırmış olacağız. Bu da bölgede gıda üretiminin artmasına neden olacak. Devletin verdiği bu imkanı kullanacağız.

8- Söke Ziraat Odası laboratuvarı tek akredite olmuş bir laboratuvardır. Akreditasyon belgesi çalışmaları içinde bizzat bulundum. Söke Ziraat Odası maalesef akredetide belgesi olmasına rağmen laboratuvarı gerektiği şekilde sahada kullanamıyor. Üretici Ziraat Odası laboratuvarından yeterince yararlanamıyor. Çünkü laboratuvar olduğunu bilmiyor. Biz bunu etkin hale getireceğiz.

9- Söke Ziraat Odası laboratuvarımızın üst katı boş duruyor. Oranın üstünü misafirhane olarak yapıp çiftçi çocuklarının kullanımına açacağız.

10- Kuraklık en büyük sıkıntı. Söke Ovasında vahşi sulamadan vazgeçilip damlama ve fıskiyeli sulamaya geçirilmesi gerekiyor. Bunun için de Söke Ovası’nın altyapısının tamamlanması gerekiyor. Söke Ovası’nın altyapısının %60’ı tamamlanmış gibi görünse de %40’lık bir kısmın altyapısı tamamlanmış değil. Devletin hibe ve destekleri ile alt yapının tamamlanması konusunda gerekli girişimleri yapacağız. Bu proje devlet hibe ve destekleri ile hayata geçirilmesi konusunda girişimlerimiz olacak.

11- Kuşadası bize ait. Kuşadası evrakları bizim odamızdan tasdik ediliyor. Kuşadası ile hiç ilgilenilmemiş. Bir tek benim meclis başkanlığı döneminde bir defa gidildi. Oradaki insanlar bizi görünce korktu. Bizim ziyaretimizi kötü bir şeymiş gibi algıladılar. “Buraya niye geldiniz” diye bize sordular.

Bizde “Siz bizim üreticimizsiniz. Sıkıntılarınızı, taleplerinizi dinlemeye geldik” dedik. Adamlar şaşırdılar “Biz Söke tarihinde ilk defa Ziraat Odası’nı burada görüyoruz” dediler.

Hep Kul hakkından bahsedilir. Oradan aidat alıyorsunuz. Kuşadası’nda Söke Ziraat Odası hiçbir şekilde aktif olmadı. Oradaki üreticilerin sorunlarını dinlemediler ve dinlemiyorlar ama orası Söke’ye ait bir bölge. Kuşadası ile ilgili gerekli çalışmalar yapılacak.

12- Yönetim kurulu üyelerimiz çok daha profesyonel şekilde bir dağılım yapılacak. Bir yönetim kurulu üyesi zeytinden sorumlu olacak, bir kişi hayvancılıktan, bir kişi pamuktan, bir kişiyi de teknoloji ile ilgili çalışmalardan sorumlu olacak. Bir kişiyi Kuşadası’na ayıracağız. Böyle bir dağılım yapıp her hafta toplantılarda herkes sorunları söyleyecek ve ona göre hareket edeceğiz.

13- Ovanın muhtelif yerlerine kamera koyacağız. Ovamızda çok büyük hırsızlık oluyor. Bazı bölgelerde özellikle girdi-çıktı olan bölgeler kamera altına alınacak. Böylece Söke Ovası’ndaki hırsızlık olayları azalacak.

14- Tarım fuarlarında aktif olacağız. Ziraat Odası faaliyetleri içinde fuarlar hiç gündeme gelmedi. Bu yapılmak zorunda. Çünkü tarımdaki teknolojiyi daha iyi gözlemleyebilmek için olmazsa olmazlardan birisi yurt dışı fuarlarıdır.

SÖKE OVASI İÇİN HAYATİ ÖNEMDE

Neden ana tahliyenin önüne regülatör yapılmalı?

Buradaki en büyük sıkıntı coğrafi yapımızı çok iyi bilmememizden kaynaklı. Eskiden bizim Menderes nehrimiz Sazlı altından gelip, Güllübahçe aşağısından çıkıyordu. Doğal akışkanlığı içerisinde şu an Bağarası altlarından gelip Sarıkemer altından çıkıyor. Menderes bizim Doğu bölgesi tarafımıza gitti. Daha önce batı tarafında iken şimdi Doğu tarafımızda. Biz bunu zaman içerisinde kontrol altına almak için koruma seti yaptık. Bu koruma setinin içerisinde kalan bölge birinci derecede taşkın bölgesidir. 4 yıldır yağışların az olması nedeniyle taşkın tehlikesi yok ama eski yıllarda çok iyi hatırlarız taşkınlar ilk başta bu setin içindeki bölgeyi doldurur, doldurduktan sonra da ana tahliye kapakları açılır. Bu kapak açıldığı zaman da 250 bin dönüm arazi daha taşkın riski altında kalıyor.

Neden

Çünkü kışın Lodos Rüzgarları estiği için buradan da su kuvvetli geldiği için çarpışıyor ve suyun çıkışı olmadığı için bütün araziler su altında kalıyor. Buraya yapılacak bir regülatör ile suyun tahliyesi yapılabilir. Ben bunu meclis Başkanlığı döneminde DSİ 21. Bölge Müdürüne söylediğimde bana bu projenin çok elektrik tüketeceğini söyledi. “Biz bu elektriği üreticiye yansıtmak zorundayız” dedi. Ben de ona güneş panelleri önerisi getirdim.

Yazın o bölgenin önü binlerce ton toprakla kapatılıyor. Maalesef üstten savak dediğimiz suyun gitmesi için yer açılıyor. Tatlı suyun yoğunluğu hafiftir, yukarıda kalır. Tuzlu suyun yoğunluğu fazladır, aşağıda kalır. Onun için biz üretici olarak tribünlerimizi en alta kurarız. Tahliyenin önü kapandığında tuzlu su aşağı çöküyor, üretici buradaki tuzlu suyu alıyor. Bu yüzden arazilerimizin pH seviyesi yükseliyor ve çoraklaşıyor.

Şu anda Menderes nehri ana tahliye kanalı aktif değil. Hiçbir şekilde kullanılmıyor. Bu dönem içerisinde su çekilirse D9, D7, D1 diye tabir ettiğimiz kanallardaki atık suları alırsanız bütün Söke Ovası tamamen pH seviyesi düşer. Bugün Hollanda, İspanya, İtalya 15 metre altına kadar olan arazilerde tarım yapıyorlar ama biz Allah’ın lütfu bir ovadayız. Buraya şu dediğimiz şeyi yapıp aktif edemiyoruz.

SERACILIK ÇALIŞMALARI

Söke’de seracılık çok önemli. Söke’de bugün çevre yolunun altı tarımsal nitelikli depolama alanı ilan edildi. Bu alanın seracılık için ideal olmasının 4 nedenini söyleyeceğim.

1-Burası Organize Sanayi Bölgesi ilan edilirse teşviklerden yararlanacağı için burada bizim 9 adet açılıp kapanmış enerji kuyularımız var. Bunlar 80-90 derece sıcaklıkta. Bu kuyular seralara, evlere ısıtmak için çok mükemmel. Seradaki en büyük maliyet ısıtmadır.

2- Seracılık kapalı alanda olduğu için seranın içerisinde nem çok oluyor. Nem çok olduğu için de seracılar bunu dışarıya atmak için ayrı bir enerji sarf ediyorlar ama bizim 7/24 bir rüzgarımız var. Seralarda tepede baca diye tabir edilen havalandırma açtıklarında nem diye bir şey kalmıyor.

3- Söke’nin en büyük avantajlarından biri otobana girdiğinizde 5-6 saatte İstanbul’a varıyorsunuz. Bizim bölgemizde kar yok ama Antalya’dan çıkan bir kamyon Elmadağı’ndan Bolu Dağı’ndan kar ve tipiyle karşılaştığı için buralardan sebze ve meyve zamanında İstanbul’a ulaşamaz ama bizim böyle bir sorunumuz yok. “Neden Söke’de seracılık” diye bu projeyi bakanlığa götürüp sunumu yapacağız. Kışın seracılık yaptınız, yazın seracılık yapılmayacak diye bir kural yok. Neden Söke’de sera dediğiniz zaman Bodrum, Akbük, Didim, Kuşadası, Çeşme’de yazın buralarda 10 milyon nüfus yaşıyor. Bu nüfusun beslenmesi gerekiyor. Söke’de seracılık olduğu zaman Söke’nin ekonomisini kimse tutamaz.

TARIMDA 4-0’A GEÇİŞ

Tarımda 1-0 dediğimizde dünyada 1900’lü yılların başıdır. 1900’lü yıllar insan gücüne dayanır. 1950’li yıllarda Tarım da 2.0’a geçiştir. Biçerdöverler, traktörler, bunların hayata geçişine tarım da 2-0’a geçiştir. Tarımda 3-0 geçiş 1990 yılıdır. 3-0’a geçişte uydu sistemleri kullanılmaya başlanıyor. Dronelar kullanılmaya başlanıyor. Tarım 4.0’a geçiş sensörlerle, robotlarla tarımı aktivite etmek var. Tarımda 4.0’a geçişle ilgili İzmir Ticaret Borsası 2017 yılında bir çalışma yaptı. Bu çalışmada İzmir ilçeleri içerisinde yapıldı. Sonuç ve raporları hazırlandı. Şu anda Menemen’de tarım 4-0 ile ilgili devlet destekli 6-7 tane kuruluşun desteklediği bir proje var. Bunlarla birlikte entegre olup, Söke ovamıza Entegre etmektir.

DRONE PROJESİ BENİM

Bilindiği gibi drone projesi benim projemdir. Açık ve net söylüyorum. 2015 seçimlerinde bunu ilk olarak lanse ettiğimizde birçok vatandaşımız bunun ne olduğunu anlayamamıştı. Şu an sevindirici bir durumdayız. 2022 yılındayız ve Söke semalarında dronlar uçuyor ve beni mutlu eden tarafta Söke Ovası’nda ilk ilaçlamayı dronla benim yapmam. Allah nasip etti, ilk ilaçlamayı ben yaptım.

TOPRAK HARİTASI NEDEN ÖNEMLİ

Söke’nin dağlık bölgeleri de var. Buralardaki tarımsal faaliyetlerde toprak haritasını yaparsanız. Devletin hibe ve destek kapsamında badem, çeviz ve ıhlamur gibi bir sürü ürün var. Toprak haritasını çıkardığınızda; Toprak haritası ile birlikte gidip müracaatınızı yaptığınızda devlet size hemen öncelik sağlıyor. Toprak haritası bölgemizin olmazsa olmazından biridir. Aslında burada pek çok alanda Söke’nin hangi bölgelerinde hangi ürünlerin, nerede ve nasıl yetişeceği ile ilgili çok önemli bir detaydır” dedi.

26 Eki 2022 - 08:38 Aydin/ Söke- Gündem

Muhabir  İsmail Eravcı



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?