Horlama ve Uyku Apnesi: İki Uyku Bozukluğunun İlişkisi ve Etkileri

Horlama, genellikle uyku sırasında solunum yollarının daralması veya tıkanması sonucu solunumun kesilmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Bu duruma "uyku apnesi" de denir.

Şefika Bal Göztepe
Şefika Bal Göztepe Tüm Haberleri

Horlama Nedir?

Horlama, genellikle kişinin hava yollarındaki yumuşak doku ve kasların gevşemesi nedeniyle oluşur. Bu dokuların daralması veya kısmi tıkanması, hava akışının düzensiz ve sıkışık olmasına neden olurken, bu durum da horlamaya yol açabilir.

Horlama, genellikle yüksek sesli nefes alma veya boğuk sesler şeklinde ortaya çıkar. Uyku apnesi ise horlamanın daha ciddi bir türüdür. Uyku apnesi, solunumun belirgin bir şekilde durması veya azalması anlamına gelir. Bu da uyku kalitesini etkileyebilir ve uzun vadede sağlık sorunlarına neden olabilir.

Horlamanın altında yatan nedenler arasında obezite, genetik yatkınlık, alkol tüketimi, tıbbi durumlar (örneğin, nazal tıkanıklık, büyümüş bademcikler), uyku pozisyonu ve yaş yer alabilir. Uyku apnesi, horlamanın yanı sıra uykuda ani uyanmalar, gün içinde aşırı uyku hali, konsantrasyon eksikliği gibi belirtilerle kendini gösterebilir.

Eğer horlama veya uyku apnesi sorununuz varsa, bir sağlık profesyoneli ile görüşmek ve gerekli tedavi yöntemlerini öğrenmek önemlidir. Tedavi, yaşam tarzınızı düzenlemek, kilo vermek, pozisyon değiştirmek, alkol tüketimini azaltmak gibi yöntemleri içerebilir. Daha ciddi durumlarda ise tıbbi cihazlar veya cerrahi müdahale gerekebilir.

Horlama Neden Olur?

Horlamanın birden fazla nedeni olabilir. Horlamanın temelinde, hava yolunda bulunan yumuşak dokuların titreşmesi yatmaktadır. Bu titreşim, solunum sırasında hava akışının daralmış veya tıkanmış bölgelerden geçerken ses üretmesine neden olur. İşte horlamanın olası nedenleri:
Yumuşak Doku Gevşemesi: Uyku sırasında vücut genel olarak gevşer. Ağız, boğaz ve burun çevresindeki yumuşak dokular da gevşer ve bu durum hava yolunun daralmasına ve horlamaya neden olabilir.


Obezite:

  • Fazla kilolu olmak, boyun çevresindeki yağ dokusunun artmasına ve hava yolunun tıkanmasına yol açabilir. Bu da horlamayı tetikleyebilir.

Burun Yapısı:

  • Burun tıkanıklığı veya eğrilik gibi burun yapısıyla ilgili sorunlar, hava akışını engelleyebilir ve horlamaya neden olabilir.

Alkol ve İlaç Kullanımı:

  • Alkol ve bazı kas gevşetici ilaçlar, vücuttaki kasları daha fazla gevşeterek horlamayı artırabilir.

Uyku Pozisyonu:

  • Sırt üstü yatmak, dil ve yumuşak damak dokularının boğaza doğru düşmesine ve horlamaya neden olabilir. Yan veya karın üstü yatmak ise bu riski azaltabilir.

Yaş:

  • Yaş ilerledikçe, kas tonusu azalabilir ve yumuşak dokular daha fazla gevşeyebilir, böylece horlama riski artabilir.

Genetik Faktörler:

  • Aile geçmişi, horlama eğiliminin genetik yatkınlığa bağlı olabileceğini gösterebilir.

Uyku Apnesi:

  • Uyku apnesi, solunumun durması veya azalması ile karakterize edilen bir durumdur ve horlamayla ilişkilidir. Uyku apnesi ciddi bir sağlık sorunu olup horlamayı daha da şiddetlendirebilir.

Alerjiler ve Sinüs Sorunları:

  • Alerjiler veya sinüs sorunları burun tıkanıklığına yol açabilir, bu da horlamayı tetikleyebilir.


Horlama bazen masum bir durum olabilirken, uyku kalitesini bozabilir ve daha ciddi sağlık sorunlarının bir belirtisi olabilir. Eğer horlama düzenli bir sorun haline gelirse veya uyku sırasında nefes alma kesilmesi gibi belirtiler varsa, bir sağlık profesyoneli ile görüşmek önemlidir.

Horlama Nasıl Teşhis Edilir?

Horlama sorununun altında yatan nedeni belirlemek ve uygun tedavi yöntemlerini seçmek için bir dizi teşhis yöntemi kullanılabilir. Bu yöntemlerden bazıları şunlardır:


Hastanın Hikayesi ve Fiziksel Muayene: Bir sağlık profesyoneli, hastanın horlama alışkanlıkları, uyku düzeni, yaşam tarzı ve genel sağlık geçmişi gibi faktörleri inceleyerek başlayabilir. Ayrıca boğaz, burun ve ağız gibi bölgeleri fiziksel olarak muayene edebilir.


Uyku Günlüğü Tutma: Horlama ve uyku düzeni hakkında detaylı bilgi sağlamak amacıyla hastaya uyku günlüğü tutması istenebilir.


Partnerin Gözlemi: Hasta ile aynı odada uyuyan bir partner, horlama paterni ve uyku sırasında nefes alma problemleri gibi konularda önemli gözlemler sunabilir.


Uyku Testleri:


Polisomnografi (PSG): Bu kapsamlı uyku testi, hastanın uyku sırasında beyin aktivitesi, göz hareketleri, kas aktivitesi, kalp ritmi, solunum ve oksijen seviyelerini izler. Bu test uyku apnesi gibi sorunları teşhis etmek için kullanılır.


Evde Uyku Testi: Daha hafif uyku sorunlarını teşhis etmek için kullanılır. Hasta, evinde belirli sensörler ve cihazlarla bir gece boyunca uyur ve bu veriler daha sonra analiz edilir.


Endoskopi: Bu yöntemde, bir esnek tüp ve kamera yardımıyla boğaz ve burun içi detaylı bir şekilde incelenebilir. Bu sayede anatomik sorunlar tespit edilebilir.


Görüntüleme Testleri: Bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MRG) gibi görüntüleme yöntemleri, solunum yollarının yapısını ve durumunu görmek için kullanılabilir.


Horlama sorununun nedeninin belirlenmesi, tedavi seçeneklerini daha etkili bir şekilde yönlendirmeye yardımcı olur. Eğer horlama, uyku apnesi gibi ciddi bir sorunun belirtisi ise, uygun tedavi planı oluşturulmalıdır. Bu nedenle horlama sorununuz devam ederse veya ciddi boyutlara ulaşırsa, bir sağlık profesyoneli ile görüşmek önemlidir.

Uyku çalışması (Polisomnografi) Nedir?

Polisomnografi, uyku sırasında çeşitli fizyolojik parametreleri ölçmek ve kaydetmek için kullanılan bir tıbbi testtir. Bu test, uyku bozukluklarını teşhis etmek ve değerlendirmek için yaygın olarak kullanılır. Uyku sırasında vücudun çeşitli fonksiyonlarını izlemek amacıyla elektrotlar, sensörler ve diğer cihazlar kullanılır. Bu test, bir uyku laboratuvarında (uyku merkezi veya uyku kliniği) veya bazen evde yapılabilir.

Polisomnografi sırasında izlenen temel parametreler şunlar olabilir:

  • Elektroensefalogram (EEG): Beyin aktivitesini ölçmek için kullanılır. Farklı uyku evrelerini ve uyku derinliğini belirlemek için beyin dalgalarını izler.
  • Elektrookülogram (EOG): Göz hareketlerini kaydetmek için kullanılır. Gözlerin hızlı hareketlerinin (Rapid Eye Movement - REM) tespiti için önemlidir.
  • Elektromiyogram (EMG): Kas aktivitesini ölçmek için kullanılır. Vücuttaki kas tonusu ve hareketlerinin izlenmesi için kullanılır.
  • Elektrokardiyogram (EKG): Kalp ritmini kaydetmek için kullanılır. Kalp atışlarının düzeni ve ritmi incelenir.
  • Solunum Ölçümleri: Burun, ağız ve göğüs bölgesindeki hava akışını, solunum hareketlerini ve oksijen seviyelerini izlemek amacıyla sensörler kullanılır.
  • Oksijen Satürasyonu (SpO2): Kanın oksijenle doygunluğunu ölçmek için kullanılır. Uyku sırasında oksijen seviyelerini izlemek için bir sensör yerleştirilir.
  • Uyku Pozisyonu: Hastanın hangi pozisyonda uyuduğunu belirlemek için bazı cihazlar kullanılabilir.


Polisomnografi testi, uyku apnesi, horlama, narkolepsi, uyurgezerlik gibi çeşitli uyku bozukluklarının teşhis edilmesine yardımcı olur. Bu test sırasında hastanın konforu ve güvenliği önemlidir. Uzmanlar, elde edilen verileri inceleyerek hastanın uyku kalitesini ve herhangi bir sorunun varlığını değerlendirirler. Test sonuçlarına dayanarak uygun tedavi önerileri geliştirilebilir.

Horlama ile Birlikte Ortaya Çıkan Semptomlar Nelerdir?

Horlama, tek başına masum bir durum olabileceği gibi, bazen daha ciddi uyku sorunlarının belirtisi olabilir. Horlama ile birlikte ortaya çıkan semptomlar, durumun ciddiyetine ve altta yatan nedenlere bağlı olarak değişebilir. İşte horlama ile ilişkili olabilecek bazı semptomlar:
Uyku Apnesi Belirtileri: Uyku apnesi, horlamayla sıkça ilişkilendirilen ciddi bir uyku bozukluğudur. Uyku apnesi, solunumun belirgin bir şekilde durması veya azalması anlamına gelir.

Uyku apnesi semptomları şunlar olabilir:

  • Uykuda aniden nefes kesilmesi hissi.
  • Gece boyunca sık sık uyanma.
  • Gün içinde aşırı uyku hali.
  • Sabah baş ağrısı.
  • Konsantrasyon eksikliği.
  • Huzursuz uykular.


Uyku Kalitesinin Düşmesi: Horlama, uyku kalitesini bozabilir ve gece boyunca dinlenmemiş hissettirebilir.

Partnerin Gözlemi: Horlama genellikle uyandırmayacak kadar hafif olabilir, bu yüzden hastanın horlaması genellikle bir partner veya oda arkadaşı tarafından fark edilir.

Uyku Sırasında Nefes Almada Zorluk: Horlama sırasında nefes alma zorluğu çekebilirsiniz. Horlama sesi, boğuluyormuş veya nefessiz kalmış gibi bir his yaratabilir.

Boğuk Sesler: Horlarken yaygın olan boğuk veya tıkanmış sesler.

Uyanıklıkta Ağız Kuruluğu: Horlarken ağız açık olabilir ve bu da uyanırken ağız kuruluğuna neden olabilir.

Geceleri Sık Sık Tuvalete Kalkma: Horlama ve uyku apnesi, uyku kalitesini bozabilir ve bu da gece boyunca sık sık uyanmanıza neden olabilir, bu da tuvalete gitme ihtiyacını artırabilir.

Yorgunluk ve Halsizlik: Horlama nedeniyle gece boyunca uyuyamamak veya kaliteli uyku alamamak, gün içinde yorgun hissetmenize neden olabilir.

Eğer horlama sorunu düzenli hale gelirse veya yukarıda belirtilen semptomlarla birlikte görülüyorsa, bir sağlık profesyoneli ile görüşmek önemlidir. Bu semptomlar ciddi bir uyku sorununun belirtisi olabilir ve uygun tedavi yöntemlerinin belirlenmesi için değerlendirilmelidir.

Horlama Nasıl Geçer?

Horlama sorununun geçirilmesi için bir dizi farklı yöntem ve tedavi seçeneği bulunmaktadır. Ancak, hangi yöntemin en uygun olduğunu belirlemek için öncelikle horlamanın altında yatan nedenin anlaşılması gerekmektedir. İşte horlamayı hafifletmeye veya geçirmeye yardımcı olabilecek bazı yöntemler:

Yaşam Tarzı Değişiklikleri:

  • Kilo Verme: Fazla kiloluysanız, kilo vermek hava yollarınızın açılmasına yardımcı olabilir.
  • Alkol ve Uyarıcı Maddeleri Azaltma: Alkol ve bazı uyarıcı maddeler, kasları daha fazla gevşeterek horlamayı artırabilir. Bu nedenle alkol ve benzeri maddelerin tüketimini azaltmak faydalı olabilir.
  • Yatma Pozisyonunu Değiştirme: Sırt üstü yatmak horlamayı artırabilir. Yan veya karın üstü yatmak horlamayı azaltabilir.

    Anti-Horlama Ürünleri:

  • Horlama Bandı: Çene çevresine takılan bir bandın kullanımı, alt çenenin doğru pozisyonda kalmasına yardımcı olarak hava yolunun açılmasını sağlayabilir.
  • Horlama Durdurucu Yastıklar: Baş ve boyun bölgesini doğru pozisyonda tutan yastıklar, horlamayı hafifletebilir.
  • Horlama Ağızlık Cihazları: Uyku sırasında ağız içi yapıyı düzenleyen cihazlar, hava yolunun açık kalmasını sağlayarak horlamayı azaltabilir.
  • Nazal Şeritler ve Burun Açıcılar: Bu tür ürünler burun tıkanıklığını azaltabilir, böylece hava yolunun açık kalmasına yardımcı olabilir.
  • Cerrahi Müdahale: Horlamayı hafifletmek için bazı cerrahi prosedürler mevcuttur. Ancak bu seçenek genellikle daha ciddi durumlar için ve diğer tedavi yöntemlerinin etkili olmadığı durumlar için düşünülmelidir.
  • Uyku Apnesi Tedavisi: Eğer horlama uyku apnesi ile ilişkiliyse, uygun tedavi yöntemleriyle uyku apnesi kontrol altına alınmalıdır.


    Unutulmaması gereken önemli bir nokta, horlamanın altında yatan nedenin farklı olabileceğidir. Dolayısıyla en etkili tedavi seçeneğini belirlemek için bir sağlık profesyoneli ile görüşmek en iyisi olacaktır. Eğer horlama sorunu ciddi bir uyku bozukluğunun belirtisi olarak düşünülüyorsa veya yaşam kalitesini ciddi şekilde etkiliyorsa, mutlaka bir uzmana danışılmalıdır.

31 Ağu 2023 - 21:55 - Sağlık

Mahreç  Şefika Bal Göztepe


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.