13 ünlü tablo ve sırları

Birçok ünlü ressamın tablolarını hayranlıkla inceleriz ama hiçbir zaman bu yönlerini bilmiyorduk. İşte en şaşırtıcı 13 tablo ve hikayesi.

Ceren Erten
Ceren Erten Tüm Haberleri

Tarih boyunca birçok ressam birçok ünlü tablosuyla bizde hayranlık uyandırdı ancak bu tabloların arka planında bilmediğim birçok ayrıntı gizli o ayrınları sizler için derledik.

Arnolfini’nin Evlenmesi

Jan Van Eyck – 1389-1441 – HOLLANDA

Sanat tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilen bu tablo, evlenme anını tasvir etmesi açısından özel bir yere sahiptir. Bu eser, adeta bir çiftin evlilik anının belgesi gibi görülebilir. Tabloyu önemli kılan ayrıntılardan biri ise içinde bulunan aynadır. Duvarın üzerindeki bu ayna, olağanüstü bir yansıtma tekniğiyle kullanılmıştır. Dikkatlice aynaya bakıldığında, resmin yaratıcısı Van Eyck'in de kendini yansıttığı görülür. Ressam, bu şekilde kendisini bu anın bir parçası olarak dahil ederek, resim sanatına farklı bir boyut kazandırmıştır.

TUIN DER LUSTEN – Zevkler Bahçesi

Hieronymus Bosch – 1450-1516 – HOLLANDA

Sanatçı, bu eserinde geleneksel kurallardan saparak çıplak insanların keyifli anlarını betimler ve bu sahneleri bir fantastik hikayenin içine yerleştirir. Tabloda, dünya zevklerinin tadını çıkaran insanlar ile günahları nedeniyle cezalandırılanlar gibi iki farklı grup ön plana çıkar. Bu tablo aynı zamanda Orta Çağ toplumunun karanlık düşüncelerine ve ölüm korkusuna da işaret eder.

BIRTH OF VENUS – Venüs’ün Doğuşu

Sandro Botticelli – 1445-1510 – İTALYA

Sanatçı, 1485 yılında yarattığı 'Venüs'ün Doğuşu' adlı eseri ile kariyerinde büyük bir yükseliş yaşamıştır. Bu eserde, tanrıça Venüs'ün deniz kabuğundan doğduğu anı ve çıplak güzelliğiyle çevresindekileri büyülediği sahne tasvir edilir. Botticelli'nin Venüs portresi, diğer sanatçılardan farklı olarak biraz daha erotik bir anlam taşır. Göğsünü ve cinsel organını tam olarak örtmemiş olması dikkat çekicidir. Bu örtüşme tarzı daha sonra birçok heykeltraş tarafından taklit edilmiştir. Sanatçının diğer eserlerinden bazıları yakılmış olsa da, bu eserinin pagan etkisi taşıdığına dair açık bir kanıt olmasına rağmen dokunulmamıştır.

MONA LISA

Leonardo Da Vinci – 1452-1519 – İTALYA Mona-Lisa

1503-1506 yılları arasında yaratılan Mona Lisa'nın yüzündeki karmaşık duygusal ifade, günümüzde bile tam olarak çözülememiş bir sırrı koruyor. Oturur pozisyonda tasvir edilen Lisa Gherardini'nin portresi, da Vinci tarafından kullanılan sfumato tekniği ile oluşturulmuştur. Bu teknik, renk ve tonlar arasında yumuşak geçişleri sağlayan gölgeleme yöntemi olarak bilinir ve Leonardo da Vinci tarafından ilk kez kullanılmıştır.

SCHOOL OF ATHENS – Atina Okulu

Raffaello Sanzio – 1483-1520 – İTALYA

Raffaello'nun kariyerindeki en önemli eserlerden biri olan "Atina Okulu" freskinde, antik Yunan filozoflarını tasvir etmektedir. Bu eserde, Eflatun, Aristo ve Sokrates gibi büyük düşünürler merkezi bir konumda yer alır. Felsefenin temel argümanları, idealar dünyasından mutlak düşünceye kadar geniş bir yelpazede bu tabloda görsel bir şekilde sunulmuştur. Ressam, bu eseriyle sanat dünyasına olan katkısını kanıtlamıştır

CREATION OF ADAM – Adem’in Yaratılışı

Michelangelo Buonarroti – 1475-1564 – İTALYA

Kendini bir heykeltıraş olarak tanımlayan Michelangelo'nun en önemli eserlerinden biri olan 'Adem'in Yaratılışı', yaratılış efsanesindeki büyük anı ve Tanrı ile Adem arasındaki birbirinden uzaklaşmayı tasvir eder. Hıristiyan inancına göre Tanrı'nın Adem'e yaşam üflediği anı betimleyen bu sahnede, birbirine hafifçe dokunan işaret parmakları, Tanrı'nın Adem'i kendi imgesine göre yarattığına işaret eder.

THE NIGHT WATCH – Gece Bekçileri

Harmensz van Rijn Rembrandt – 1606-1669 – HOLLANDA

Yüzbaşı Frans Banning Cocq ve Teğmen Willem van Ruytenbuch'un komutasındaki şehir muhafızlarının gece devriyesini konu alan tablonun en çarpıcı özelliği, ışık oyunlarının ustalıkla kullanılmasıyla yaratılan gizemli atmosferdir. Barok tarzının belirgin özelliklerinden biri olan ışık ve gölge kontrastının ressam tarafından başarıyla kullanılması, tablodaki tüm figürlerin adeta canlanmış gibi görünmesini sağlar.

GIRL WITH A PEARL EARING – İnci Küpeli Kız

Johannes Vermeer – 1632-1675 – HOLLANDA

'Kuzey'in Mona Lisa'sı' olarak ünlenen 'İnci Küpeli Kız' tablosundaki genç kızın masumiyeti ve etkileyici bakışları, ressamın yeteneğini bir kez daha kanıtlar niteliktedir. Tablonun merkezinde yer alan inci küpe öne çıkarken, ressamın diğer eserlerinde de sıkça rastlanan mavi ve sarı renklerdeki örtü de dikkat çekicidir.

THE SWING – Salıncak

Jean Honore Fragonard – FRANSA

Ressam, eserlerinde erotik temalar, toplumsal düzensizlikler, anın resmi ve aldatma gibi çağın önemli konularını işlemiştir. En önemli eseri olan 'Salıncak', memnun bir erkeğin, salıncakta sallanan genç kızın bacakları arasındaki gizli bir şeye baktığı anı anlatır. Fragonard bu eserde, dönemin kadınlarının kabarık elbiseler giyerken iç çamaşırı kullanmamasının, erkekleri kendilerine çekmek için bir tür tuzak olduğuna işaret eder.

THE THIRD OF MAY 1808 – 3 Mayıs 1808

Francisco Goya – 1746-1828 – İSPANYA

Goya, eserini 1808'de Madrid'in Fransızlar tarafından işgal edildiği ve İspanyolların Napolyon'un askerlerine karşı direndiği zorlu dönemi anmak amacıyla yaratmıştır. Bu tablo, kanlı bir savaşı betimleyerek tarihimize önemli bir ışık tuttuğu için büyük bir öneme sahiptir.

LE BAIN TURC – Türk Hamamı

Jean Auguste Dominique Ingres – FRANSA

Sanatçı, Oryantalizme önemli bir katkı sunan 'Türk Hamamı' tablosuyla büyük ilgi çekti. Osmanlı topraklarında hiç bulunmamasına rağmen, bu kadar ustalıkla betimlenen çıplak kadınlarla dolu hamam sahnesi, bazı çevreler tarafından övgüyle karşılandı, ancak diğerlerince olumsuz eleştirilere maruz kaldı. 25 kadının çıplak olarak hamam keyfi yaptığı bu eser, Le Figaro Dergisi tarafından '19. yüzyılın en erotik tablosu' olarak ilan edildi.

VASE WITH TWO SUNFLOWERS – Vazoda On İki Ayçiçeği

Vincent Van Gogh – 1853-1890 – HOLLANDA

Sanatçının en ünlü eserlerinden biri olan 'Vazoda On İki Ayçiçeği', canlı sarı renkleri ve neredeyse gerçekmiş gibi canlanan görüntüsü ile sanatseverler tarafından büyük beğeni topladı. Vazo içinde sergilenen 12 ayçiçeği, sadece gerçekçilik değil, aynı zamanda ressamın iç dünyasının bir yansıması olarak tuvalde yerini aldı. Ressam, ayçiçeklerine canlılık katmak için akıcı fırça darbelerini kullanarak, onları sade bir arka planın önünde hayata döndürdü.

THE SCREAM – Çığlık

Edvard Munch – 1863-1944 – NORVEÇ

'Çığlık', korku, umutsuzluk ve çaresizlik duygularını mükemmel bir şekilde yansıtan bir insan yüzünün ifadesiyle öne çıkar. Aynı zamanda doğanın çığlığı olarak da adlandırılan bu eserde, ressam gün batımının ardından bir trabzanın üzerine yaslanmış bir insanın, doğanın sesini duyduğu anın ifadesini yakalamıştır.

06 Eyl 2023 - 00:12 - Kültür-Sanat

Mahreç  Ceren Erten


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.