HOŞ GELDİN EY MÜBAREK RAMAZAN AYI

İslam âleminde çok önemli bir yeri olan Ramazan ayı, müslümanlar tarafından sevgiyle ve coşkuyla karşılanır. Önceden her müslüma

İslam âleminde çok önemli bir yeri olan Ramazan ayı, müslümanlar tarafından sevgiyle ve coşkuyla karşılanır. Önceden her müslümanın evinde Ramazan ayı için hazırlıklar yapılır. Yime-içmeden sosyal ilişkilere kadar müslümanların planları vardır. Yüce Allah tarafından Ramazan ayının Oruçla taçlandırılması müslümanların yaşamında farklı bir hareketlilik meydana getirir. Arabi aylara göre yaptığımız dini ibadetlerimiz, Ramazan ayında daha bir duygusal uygulanır. Bazı müslüman kardeşlerimiz vardır Ramazan gelmeden önce Ramazana özel bir hazırlık içine girer. Yaşamını daha bir ciddiyetle kontrol altına alır, hâl ve hareketleriyle ibadetlerini büyük bir titizlik içinde tatbik etmeye çalışır. Hatta öyleleri var ki, başında takkesi, elinde tesbihi bir ay Ramazan cami-cami dolaşır. Beş vakit namaz için farklı, teravih namazı için farklı bir program uygular. Yani, Ramazan ayı müslümanın hayatına farklı bir renk ve farklı bir ahenk katar. Tuttuğu orucun iftarında ayrı, sahurunda ayrı bir heyecanı ve neşesi vardır. Evinde yemek menüsü bile değişmiştir. İftar saatinde, orucunu açarken menüsü farklı, sahurda farklıdır. Mübarek Ramazan sosyal hayata da bir farklılıkgetirir. İnsanların birbirleriyle kaynaşmaları, birlik ve beraberlik oluşturmaları daha candan ve daha samimi olur. Bu arada önemli bir sosyalleşme olan yoksulların ve fakirlerin gözetilmesi, varlıklı kişilerin bu insanlara el uzatması zengin-fakir kucaklaşmasını sağlar. Yardımlaşmanın ve dayanışmanın Ramazanda çok güzel örnekleri görülür. İşte mübarek Ramazan bu zenginliği, coşkusu, sevinci, heyecanı ve ulviyyeti ile müslümanları islamla şereflendirmeye geldi. Bizde gazetemizin bu sayfasında siz okurlarımıza yararlı olmak için, geçen yılda olduğu gibi bu yıl da FARKLI BİR RAMAZAN SAYFASINI sizlerle inşallah paylaşacağız. Yani, gazeteniz YeniSöke farklılığını yine gösterecektir. Şimdiden Allah’tan hayırlara vesile olmasını ve siz okurlarımızın da en iyi ve en doğru bir şekilde yararlanmanızı diliyorum. Ramazan-ı şerifiniz mübarek, feyzi ve bereketi üzerinize daim olsun. YARATILIŞ VE YARATIKLAR
ÜZERİNDE TEFEKKÜR

İnsanlığın yaratılış mekanı dünya, yaratılış anlamının ubudiyet kıblesi Kâbe, amacının ekseni tevhit, hilafetinin yaşam haritası sınav, eylem ve amellerinin odak noktası da Allah’a kulluk ve rıza-i ilâhidir. Sonuçta ödülüde Cenneti alâdır. Bu iman ve salih amel bilinciyle Sıratımüstekime giren ve Allah’ın yardımına muhtaç olan ben acizi mutlak ve günahkârı bî çare, Yüce Rabbime sonsuz hamdü senalar ediyorum. Âlemlere rahmet olarak gönderilen ve güzel ahlâkı tamamlamakla görevlendirilen Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselâma da saygı ve sevgilerimi arz ediyorum. Belki, haddimi aşma noktasında kalem oynatıyorum. Ne çare ki, yaşamda Kur’an’dan kopan, daha çok Kur’an dışı oluşan bir Kültür Müslümanlığı içinde bocalayan İslâm Âlemi beni bu zorluğun içine itti. İslâm adına yaşanan o kadar çok müslümanlık var ki, hangisine tabi olacağınızı bilemiyorsunuz. Birçoklarının yaptığı gibi siz de kendinize bir islam modeli çizmeye kalkıyorsunuz. Lâkin, yaptığınızın doğruluğuna yüzde-yüz emin değilsiniz. Ama, İslâm Âleminin içinde bulunduğu duruma baktığınızda da kendinize güvenilir, emniyetli ve mutlu olacağınız bir yer bulamıyosunuz. İşte, kaos içinde bulunan İslâm âleminin durumu beni du düşünceye sevk etti. Kur’an-ı anlamaya, anlatanları dinlemye, yazanları okumaya ve bunlardan anladıklarımı da yazarak başkalarıyla paylaşmaya kara verdim. Aklımın erdiği, idrakimin yettiği ölçüde düşüncelerimi serdetmeye çalışıyorum ve çalışmaya da Allah’ın izni keremiyle devam edeceğim.
KONUYA GİRERKEN ARZI HÂLİM
Bu alanda seçtiğim konu Yaratılış ve yaratılanlar üzerinde tefekkür etmek. Kaynak Kur’an-ı Kerimdir, bu konuda Kur’an’daki surelerde geçen Ayetler üzerine duracağız. Ayetlerin Türkçe anlamlarında birçok meal ve tefsirden yararlandım. Görüş ve düşüncelerde detaylar bana ait, benim anlayışımdır. Elli yıllık bilgi birimim var, okuduğum kitapların sayısını bilmiyorum, Allah’a hamdolsun aklımdan, zekâmdan, hafızamdan, idrak ve iz’anımdan sıkıntım yok. Elli yıldır okuyorum, bu resmi manada bir okuma değil, içinde 5 ilk-okul, 4 yıl Kur’an Kursu, dışardan sınavla Orta-okul diplomalarım var. Bazı konularda özel ders aldıklarım oldu. Kırk yıldır yazıyorum, dergilerde ve gazetelerde yazıyorum. 25 yıldır Mahalli YeniSöke Gaztesi’nde köşe yazarlığı yapıyorum. Buradaki köşe yazılarımdan derlenen iki kitabım çıktı, inşallah bu da üçüncüsü olacaktır. Yüce Allah’ın yar ve yardımcımız olmasını diliyorum. Yazdıklarımın hak ve hakkı idrake yardımcı olmasını, okuyanların bu manada yararlanmasını ve benim de bu manaya yönelik bir duyarlılık içinde Allah rızasına ulaşmamı Rabbimden niyaz ediyorum. Yazdıklarımda elbette hatalarım ve kusurlarım olmuştur. Bu alana bir iddia ile girmedim, herhangi bir maddi çıkar hesabım da yoktur. Amacım, bu konuda çok önemli çalışmalar başlatanlar var ve bu çalışmalarını devam ettirenler var. Onlar uzmanlık alanlarında akademik çalışmalar yapıyorlar, ülkeye ve dolayısıyla bütün dünyaya çalışmalarını ulaştırma çabasındalar. Onlara layık olan da zaten budur. Ben mahalli bir gazetede, acizane kıt-kanaat imkanlarla okuyucularıma ulaşmaya ve bildiklerimi paylaşmaya çalışıyorum, eleştiriye açığım, inşallah yararlı olurum. Çalışmak ve çabalamak bizden, tevfik ve hidayet Allah’tan.
GÜNEŞ SİSTEMİ VE İNSANIN YARATILIŞI
Ucunu-bucağını, kapsam alanını ve muhtevasını bilemediğimiz Kâinatın bir Allah tarafından yaratıldığı, bir nizam ve intizam çerçevesi içinde şekillendirilip ahenkle yönetildiği malûm hâlinden belli olmakta ve bilinmektedir. Çünkü, bir çelişki, kaos, muhalefet ve çatışma görmüyoruz. Eğer iki tanrı olaydı, mutlaka bir anlaşmazlık olur, düzende bir kargaşa yaşanırdı. Demek ki, Kâinatı yaratan ve yöneten tek. Bu konuda, kendisi de bir yaratık olan insan ileri-geri çok konuşmuş ve konuşmaktadır. Bir takım felsefik tabirler, diyalektik kelime oyunları ve cambazlıklar türetilmiş ve türetmeye de devam edilmektedir. Kendi yaradılışına zerre bir katkı, müdahale söz konusu olmadığı halde insan, bu hususta teori üretmekten geri durmuyor. Bu çalışma ve çabalarını kendince din dışılık ve bilimsel araştırmacılık adına yapıyor. Güya, dinle, bilim bu konuda bağdaşmıyormuş, çatışıyor ve çelişiyormuş. Bunu İslam dininin kaynağı Kur’an-a götürmeyenler veya Kur’an-ın bakış açısının muhtevasına akıl erdiremeyenler, böyle bağnaz ve ön yargılı davranıyorlar. Peygamberimiz adına uydurulan birtakım Hadislere dayanarak, iddialarda bulunanlara inanan ve bunları dini otorite ve kanıt olarak kabul edenler bu yanlışları yapmaktadırlar. Onun için, biz bu hususta Kur’an-ı esas alıp, Ayetlerle isanlığa yaşama sistemi olarak Yüce Allah’ın tahsis ettiği Güneş Sisteminden ve bu sistemin içinde dünyada yaratılan insandan bahsedeceğiz.
YAŞAM ALANIMIZ GÜNEŞ SİSTEMİ
Âlemlerin Rabbi olan yaradanımız bu konuda Kur’an-ı Kerimde çok bilgiler veriyor. Ayetler, birçok farklı nüanslarla güneş sistemimizin yaratılışını, bu yaratılış esnasında bir takım oluşumların özelliklerini dile getiriyor. Rabbimiz vahyettiği ayetlerle bunları aklımıza, idrakımıza, iz’anımıza ve irfanımıza havale ediyor. Rabbimizin yaratmasının devam ettiği bu ortamda maddi ayetleri olan doğada canlı-cansız varlıkları araştırmamızı, incelememizi, elde ettiğimiz bilgi ve becerilerimizle kendimizi geliştirmemizi ve birbirimize ürettiğimiz icat ve keşiflerle yardımcı olmamızı tavsiye ve teşvik ediyor. Çünkü, iman ve salih amel buna işaret etmektedir. Bu hareketliliğin devamlılığı içinde Yüce Allah külli iradesiyle sistemimizi sonsuz ilmi, kudreti ve hakimiyetiyle yönetmekte, bize de lütfettiği cüz’i iradesiyle, tasarrufu üzerinde Arzın Halifesi görevimizi yapmamızı istemektedir. Bu konuda bize, katından bir talimatname göndermiştir. Başarılı olmamız için ona uymamızı tembih ve tavsiye etmektedir. İlahi mesajlarını ihtiva eden o talimatname Kur’an-dır. Şimdi, siz okurlarımla bu hususta Kur’an-dan bazı ayetleri okuyalım ve üzerinde akıl yürütüp düşünelim. Bu konuda birçok Kur’an mealinden yararlandım, ancak genelde kaynak olarak değerli Hocamız Muhterem Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı’nın “Yeni bir anlayışın ışığında Kur’an-ı Kerim Meali’ni aldım. Allah ondan razı olsun ve başarılarını daim kılsın.

RAMAZANLIK ŞİİRLER

Ey Allah’ım seni sevmek
Ne güzeldir ne güzeldir
Visalin gülün dermek
Ne güzeldir ne güzeldir

Visalin derdine düşmek
Yanıp aşk oduna pişmek
Sonunda sana erişmek
Ne güzeldir ne güzeldir.
Niyazî-i Mısrî

#

06 May 2019 - 00:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.