NÜKTEDAN – ENTERESANLIKLARA DEVAM EDİYORUZ

Sevgili dostlar, yaratıklar içinde insan farklılığıyla zaten enteresan, başka enteresanlıklar aramaya gerek var mı? Olabilir. Am

Sevgili dostlar, yaratıklar içinde insan farklılığıyla zaten enteresan, başka enteresanlıklar aramaya gerek var mı? Olabilir. Ama, yine enteresandır, insan nedense kendisinde bu enteresanlığını görmüyor. Hatta buna meyli bile yok. Hep karşıda ve başkalarında görüyor. Demek ki kendisine bakmıyor veya bakması gerektiği gibi bakmıyor. Yoksa nasıl görmesin, karşıda gördükleri de kendi gibi insanlar da oluyor değil mi? İnsan, dikkat çeken enteresanlıkları hep başka yerlerde arar, bunları bende yapabilirim, pek alâ bunlar bende de olabilir demesi ve kendisiyle ilgilenmesi lazımdır. İyilikler, güzellikler ve doğrular için böyle de, ya yanlışlar, hatalar ve kusurlarla ilgili nasıl? Onları asla semtine uğratmaz ve kendisine mal etmez. Buda bir enteresanlık değil mi? Hani derler ya, sen sütten çıkmış akkaşık mısın? Demek ki, enteresanlıklar insanların karakterist özellikleri, onlarsız olmaz. Ama, hep onlarla da olmak doğru değil, yoksa eksantirik olur gidersiniz. Yani, doğallığa devam etmek, yaşamda dengeyi koruyup sürdürmek önemli. İnsan menzili maksuda doğru yolla ulaşır ve çabukta varır. Bunu tekdüzelik ve monotonluk olarak anlamayalım. Zaten insanın yaratılışında yanlış yapmak var, yoksa ne diye insan nisyan ile malûldür densin. O zaman, nisyana hikmet nazarıyla bakmak ve insan kendisini sorgulamak zorundadır. Yoksa doğruyu bulamaz, birçok şeyi kendisinde aramadığı müddetçe!.. Aziz dostlar, Kur’an’daki kelimeler standart, sadece  tek anlamlı değildir. Bu nedenle bir çoğu çok anlamlara gelmektedir. Meselâ, salât demek, bir anlamı yaslanmak ve bir anlamı da destek vermek demektir. Her Cuma namazlarında hatip minbere çıkarken müezzin bir ayet okur, hatta hatipte arapça hutbe netninde bunu okur. Ahzap suresi 56. ayet, bu ayete meal verenlerin bir çoğu Nebimiz Hz. Muhammed’e salâtü selam getirilmesi anlamını vermiş, enteresandır. Allah ve melekleri de ona salâtü selâm getiriyorlar noktasında, övüyorlar ifadesini kullanıyorlar, oysa onu destekliyorlar denmesi gerekir. Çünkü, o kelime övgü manası taşımıyor, övgü hamd ve sena anlamındadır. Salât kelimesini övgü anlamında kullanmak enteresan değil mi? Diyanetin bile mealinde bu kelime var. Bir enteresanlık daha, hepimiz biliyoruz Kur’an Allah kelâmıdır ve Nebimizin de sünnetidir ve siyeridir, yani hayat yolculuğudur. O zaman, hayatını Kur’an’la inşa edene nasıl Peygamberi dışlıyorsun diyorlar? Yani, Hz. Muhammed’in hayatı Kur’an idi diyen Hz. Aişe Validemiz yanlış mı söylüyor? Böyle diyen ve düşünenler Neml suresinin 18 ve 19’ncu ayetlerini okumalarını ve bir daha düşünmelerini tavsiye ediyorum. Bu ayetlerde mektuptan bahsediliyor, Kur’an her mümine Allah’tan gönderilen bir mektuptur. Anlayarak veya anlamaya çalışarak bu mektubu kaç sefer okudunuz? Nebimiz Hz. Muhammed aleyhisselam ömrünü bu mektubu okuyup uygalayarak yaşadı. Değerli dostlar, Müminin ferasetine karşı duyarlı olun, çünkü onlar Allah’ın nuru  ile bakar, görüşleri derin ve yerine göre de keskindir. Burada da bir enteresanlık vardır, dikkat edin feraset kelimesi, feres arapça at demektir, atın görüşü çok önemlidir. At gözüyle her tarafı görür, arka ve ön diye bir ayırım yok, feraset ve feres; şimdi bu nokta da bir daha düşünün lütfen! Evet, Allah’ın nuru Kur’an’dır, Furkan ferasete işaret eder. Alın size bir enteresanlık daha, Nebimize hazret sözü sonradan icat olmuştur, keza Sahabeye de  zamanın da hazret denmemiştir. Nebimize zamanın da sana salât ve selâm olsun diyen yoktu. Sakın şimdi bu kelimeler yanlış bunları bırakalım demiyelim, demek istemiyorum, gerçekleri bilelim diyorum. Bakın, dikkat edin soruyorum; Nebimiz Hz. Muhammed Aleyhisselâm toplumunun içinde saygılı, sevgili, itibarlı, gül gibi tutulan bir insandı, neden çıktı Hira’ya? Sorumluluk bilincinden dolayı, içinde yaşadığı toplumun ahlâksızlığından rahatsız olduğu için çıkmıştır. Ama, Allah’tan risalet emrini alıp, toplumuna Peygamberliğini ilân edince ne dediler. O saygınlığına hiç bakmadan, duydunuz mu? Abdulmuttalibin yetimi Peygamberliğini ilân etmiş! Görüyor musunuz enteresanlığı, o güvenip, sevip, saydıkları ve “Muhammedil emin “ lâkabını verdikleri Hz. Muhammed Aleyhisselama karşı tavırlarını? Evet, bütün  bu enteresanlıklardan dersler çıkarmak dileğiyle hoşça ve dostça kalınız.                            LEBİD

08 Nis 2020 - 00:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.