TEFEKKÜR – DOSTLAR KERVANINDA BİR YOLCULUK

Dost, dost dediğin fos çıkarsa, post elden gider, gitmemesi için gözünü açık tutmalısın. Aslında dostunu önceden iyi seçmelisin

Dost, dost dediğin fos çıkarsa, post elden gider, gitmemesi için gözünü açık tutmalısın. Aslında dostunu önceden iyi seçmelisin. Yoksa, post ucuza gider, heder olur seni üzer. Dostla, postun arasında ne alâka mı var diyorsun, haklısın; pîr değil, mürşit değil, aciz-i bîçare hurşitsin, elinde ne postun varki gitsin. Öyle de, posta oturmuyoruz ama, dosta dayanıp, güvenmek istiyoruz. Şu fani dünyada postsuz olunur ama dostsuz olunmaz. İyide, dostta öyle çabuk ve kolay bulunmaz. Domuzdan post, gâvurdan dost olmaz diyenleri anlıyoruz. Lakin, bununla iş bitmez, dostluk öyle herkesle gitmez. Onunda kuralları var yaşam mihengine vurulmayınca bilinmez. Gerçi, derler ki, insanın öyle gerçekten hakiki dostu çok olmaz. Mesela, bir, iki, üç derler inanma; bire sözümüz yok, iki, eh, üç, o çok güç. Bunları tecrübeyle sınıflandırmışlar, bir, gıda gibidir her zaman, iki ilâç gibidir zaman zaman, üç mü’ temkinli ve tedbirli ol. Dikkat et, yağmurlu havada açılmayan şemsiye gibi dostun olmasın. İhtiyaç hissettiğin zaman yanında bulunsun. Allah’a dua et böyle dostun olsun. Yüce Allah, kitabı mübininde Hıristiyan ve Yahudileri dost edinmeyin diyor. Sanırım nedenini ve niçinini sormaya ve uzağa gitmeye gerek yok. İşte gündem ortada bu iki zihniyetin tavrı ve hareketleri ne mal olduklarını gösteriyor. Ama, daha çirkini var, ayni dini paylaştığımız Arap dostlarımız. Ne dersiniz? Görüyorsunuz birçoğu dostmudurlar ve dost gibi görünüp tost vuruyorlar? Demek ki, gerçekten dost olmakta kolay değil. Lafla, peynir gemisi yürümüyor!
Dostluğun da ölçüsü olur mu deme. Değerleri olmayan ve ilkesiz dostluk olmaz. Dostluğun tarifini bilmeyen, dostunu nasıl belirleyecek? Ölçüsü olmayanın dengesi olur mu? Çizgisiz istikamet, dinsiz selamet ve idealsiz millet olmaz. Dost-dostun yükünü kendi yükü gibi çeker. Çünkü, dost fedakarlık ister, diğergâmlıkla gider. Dostun kıymetini dost bilir, ancak şartsız dosta güvenilir. İnsanlar birbirlerini nasıl ve neden ölçerler? Ölçüleri metreyle, arşın, okka, oklava, börek, baklava mı? Elbetteki hayır, sarı sazanın pullarını sıyırır gibi, şark kurnazlığıyla gördüğün bütün pürüzleri sıyır olsun yimeye hazır, öyle mi? Düşünebiliyor musunuz! Suriye sınırmızda güvenli bölge için yapılan harekâtımıza Kıbrıs’tan çatlak ses çıkmış. Ey gidi kavanoz dipli fani dünya hey, kimin arabasında kimin türküsünü çektiğini bilmeyenler! Türkün sınavı hep zor olmuştur, keleklerden, dümbelekleden bu millet çok çekmiştir. Hıristiyanı, Yahudiyi anlıyoruz da, onların değirmenlerine su taşıyan ahmak ve nâdanları anlamak kolay değil. Türkün-Türkten başka dostu yok diyenlere burun kıvıran sırt dönenler, bunu ırkçılığa tahvil ediyorlar. Hayır dostlar hayır, bu bir ülküdür, îlâi kelimetullah yüklü bir idealdir. Kabuğun etrafında dolaşanlar bunu anlayamaz, o yuvasının yanına kadar getirdiğini, kapıda bırakıp gidenler bunun idrakine varamaz. Evet, dost dedik buralara kadar geldik, bilenler bilir biz hakiki dostlarla tarihte ta….. nerelere kadar gittik. Dostun-dostuyla aşamayacağı yokuş ve dağ yoktur. İnanç ve güven salih amelin teminatıdır. Takva da bunun görünmez ve tükenmez, nüthiş ve muazzam gücüdür. Çünkü, her duvara sırt verilmez altında kalırsın. Her şeye birer ücret koyanın ücretini verir istediğini alırsın, ama hakiki dostlukta ücret geçmez, ancak dostluk alırsın. Her şeyin maddi bir ücreti var diyen, kendisinde satılık olduğunu söylemiş olmuyor mu? Para her kapıyı açar diyenler, önce kendi kapılarını parayla açacağını itiraf etmiş sayılmıyor mu? Adam, yapma yahu! Zülfüyare dokur mu diyor, o zaman zülfünü topla, uzatıp ele verme. Diyet borcu olanın, başı önünde olur. O zaman dik durmak için kimseye ödün vermeyeceksin. Ne bu! Ata sözleri gibi sıralıyorsun, diyenleri duyar gibi oluyorum. Ne yapalım, biraz öyle gibi oluyor, ama ne olur önce kendimize ve birde toplumumuza bakalım. Biz nerdeyiz, toplum nerde? Biz toplumla bir yerde, sözlerimizin yeri var mı eylemde, yoksa hepsi toplanıyor mu aşkı ezberde! Biliyorsunuz, yemek tarifi vermekle, yemek yapmak ayni şey değil. Ama, yapılan yemeği yemek en kolay ve en zevkl şey. Evet, bir daha bakalım biz bu sofranın neresindeyiz? En içten sevgi ve muhabbetlerimle.

#

23 Eki 2019 - 00:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.