EBEDİ MUTLULUĞU ALLAH’TAN İSTEMEK

Sevgili dostlar, insanın itikadını düzeltmesi, sağlam ve doğru bir iman bilincine sahip olması en önemli bir gerekliliktir. Buda

Sevgili dostlar, insanın itikadını düzeltmesi, sağlam ve doğru bir iman bilincine sahip olması en önemli bir gerekliliktir. Buda ancak ilimle-bilimle olur. Yani kişi ilmiyle -irfanıyla  kendi inancını kendi oluşturacak. Bunu kendi çabası ve soruşturmasıyla yapacak. İşte o zaman o inanç, o iman onun olur. Yoksa başkasından alınan, ezber edilen inanç veya iman taklit olur. Gerçi, ulemamız “Mukallidin imanı da sahihtir” demiş, ama o noktada kalınmasını tasvip etmemiş ve hoş görmemiştir. Yani iman bilinci önemlidir, tahkike dayanır, araştırma- soruşturma yapılarak, görgü ve bilgiyi çoğaltıp güçlendirerek bir iman bilinci elde etmek teşvik ve tavsiye edilmektedir. Bu konuya dikkat çekmek açısından bir kelime var herkes onu çok telaffuz etmektedir, lakin çok telaffuz ettikleri o kelimeye gerektiği kadar uymamaktadırlar. Nedir o kelime? İslamın ilk emri oku! Evet, ne dersiniz?Bu sözü tekrar edenler ne kadar okuyorlar? Sanırım hâli pür-melâlimiz ne kadar okuduğumuzu ortaya koymaktadır! Birçok  islam ülkesi kan gölü halinde. Kendi içinde iç çatışmalarla birbirlerini kırmaktadırlar. Okusalar böyle mi olurlardı. Ha! Birde okuduğunu anlamamak var, mesela dünyada en çok okunan Hayat kitabımız Kur’an-ı Kerimdir, ama en az anlaşılanda odur. Gerçi, onuda ölülere okuyoruz ya! Neyse, konumuza dönelim, sağlam ve doğru bir iman bilinci elde etmenin önemliliği üzerinde durmaya devam edelim. Aziz dostlar, dikkat ettiniz mi bilmiyorum, makalemize attığımız bir başlık var “ Ebedi mutluluğu Allah’tan istemek” Neden Allah’tan isteyeceğiz? Çünkü, Allah’tan başka kimse-kimseye ebedi bir mutluluk veremez. Ebedi bir mutluluğun olduğu yere kimse-kimseyi sokamaz. O zaman birbirimizi aldatmayalım ve kimseye de aldanmayalım. Benim şıhım, benim şeyhim, benim mürşidim ve benim efendi hazretlerim beni Cennete sokar yalanına inanmayalım. Kur’an-da kimseye böyle bir yetki verilmemiştir. Cennet Allah’ın mülkü, mülk kiminse tasarruf etme hakkı da onundur ve Yüce Allah bu hakkı kimseye tanımamıştır. Böyle bir vaatte bulunan Allah’a şirk koşmaktadır. Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselatü vesselam efendimiz Kuran-ı insanlara tebliğ ederken, benim söylediklerime inanır uygularsanız Allah sizi Cennetine koyacaktır demiş, ben koyacağım dememiştir. Hatta, Cennete girmenin vizesi olan hidayet ve iman konusunda, Yüce Allah sen kimseyi zorlama, çünkü sen kimseye hidayet veremezsin, senin görevin tebliğdir-bildirmektir demiş ve kul dilerse ona hidayeti ben veririm demiştir. Yani, Cennete girme ebedi mutluluğu elde etme meselesi Allah ile kul arasında bir ilişkidir. O zaman Allah ile kulu arasına kimse girmeye kalkmamılıdır. Değerli dostlar, âlim-ulema, şeyh, şıh, mürşit, üstat ve hoca efendiler, bilmediğimizi sorup öğreneceğimiz kişiler olabilirler. Çünkü, Yüce Allah şöyle diyor Hayat kitabımız Kur’an da “Bilmediklerinizi bilenlerden, bilginlerden, âlimlerden sorunuz, öğreniniz.” Bu nedenle onlar bilgi vermek, bilmediklerimizi bize öğretmekle görevlidirler. Ancak, öğrendiklerimizle hidayeti seçer iman edersek belki Cennete girmemize-ebedi saadeti elde etmemize sebep olabilirler. Yoksa, kimseyi ne kolundan tutup Cehennemden çıkarabilir veya ne de Cennete sokabilirler. Böyle bir şey yapabileceğini söyleyen veya ima eden yalan söylemekte ve şirke girmektedir. Bu alanda şefaat konusunu ortaya atanlar ve bu konuyu kendince çok geniş bir alana yayanlar Kur’an-dan buna bir gerekçe gösteremezler. Çünkü, şefaat eden Allah ile kul arasında aracılık yapan, daha açık ifade edersek torpil geçen demektir. Bu mümkün değildir, Allah’ın engin ve sonsuz merhametinin ve bağışlamasının üstüne hiçbir kimse çıkamaz. Sonra, ebedi mutluluğu, ebedi merhameti ve rahmeti olan verir. Yoksa, himmete muhtaç dede, kime rahmet ede. Ne yazık ki, bu alanda dini kitaplar yazanlar, Peygamber efendimizin ağzından, Kur’an-la bağlantısı olmayan bir sürü hadisler serdedip, bir şefaat edecekler silsilesi yayınlamaktadırlar. Evet, din adına söylenenleri mihenk taşımız olan Kur’an-a vuralım, doğruluk ve eğrilik derecesini öyle bulalım. Allah’ın yar ve yardımcımız olması dileğiyle hoşça ve dostça kalınız.

LEBİD

06 Eyl 2016 - 00:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.