Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin 2. yılında önemli açıklamalarda bulundu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2002 yılında 5,5 milyar dolar bütçeli 62 savunma projesi yürüten Türkiye, bugün 60 milyar dolar bütçeli 700 projeye ulaşmıştır” dedi.

Haber albümü için resme tıklayın

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Kabinesi İki Yıllık Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şu şekilde:

Gençlik ve sporda geleceğin teminatı gençleri her alanda destekleyen politikaları ve yatırımları hayata geçirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çerçevede, son iki yılda yaklaşık 4.5 milyar liralık rakamla 979 yatırımı tamamladık. Türkiye’de 18 yıl önce sadece 9 adet olan gençlik merkezi sayısını 338’e çıkardık. Üye olarak bu merkezlerden faydalanan gençlerimizin sayısı 2.5 milyona ulaştı. Son 2 yılda bu merkezlerde 5.5 milyonu aşkın gencimizin iştirak ettiği 400 bini aşkın faaliyet gerçekleştirdik. Ülke çapında sayıları 39’u bulan gençlik kamplarımızdan son 2 yılda 261 bin 500 gencimiz faydalandı” ifadelerini kullandı.

“Son 2 yılda toplamda 84 bin 427 yatak kapasiteli 117 adet Yükseköğrenim Yurdunu hizmete aldık”

Yükseköğrenim yurtlarının sayısını 190’dan 795’e, kapasitesini 182 binden 707 bine çıkardıklarını anımsatan Erdoğan, şunları aktardı:

“Eskiden koğuş sistemiyle hizmet veren yurtlarımızı otel konforuyla donattık. Son 2 yılda toplamda 84 bin 427 yatak kapasiteli 117 adet Yükseköğrenim Yurdunu hizmete aldık. Yükseköğrenim harçlarını kaldırırken, biz 18 yıl önce sadece 45 lira olan aylık burs/kredi miktarını 2018 yılında 470 liraya, 2019 yılında 500 liraya, bu yıl ise 550 liraya yükselttik. Yüksek kapasiteli 39 modern stadyum inşası hedefinde 2 yıldaki 4 ilaveyle 26’ya ulaştık. Sporun tabana yayılması ve elit sporcu yetiştirilmesi için başlattığımız faaliyetlere, son 2 yılda 10 bin 500 gencimiz katıldı. Yine son 2 yılda lisanslı sporcu sayısındaki artış yüzde 21, spor kulübü sayısındaki artış yüzde 16, özel spor tesisleri sayısındaki artış yüzde 23 olarak gerçekleştir. 2018 - 2020 yılları arasında tüm yaş gruplarımızdaki milli sporcularımız, katıldıkları uluslararası müsabakalarda 15 bin 573 madalya kazandı. Bu dönemde 74 yeni gençlik ve spor tesisini de hizmete aldık.”

“Son 2 yılda toplamda 25 bin 239 yatak kapasiteli 10 yeni şehir hastanemizi hizmete sunduk”

Sağlıkta tarihin en büyük reformuyla millete verdikleri hizmetlerin standardını dünya ortalamasının çok üzerine çıkardıklarını bildiren Erdoğan, “Sadece son 2 yılda toplamda 25 bin 239 yatak kapasiteli 10 yeni şehir hastanemizi hizmete sunduk. Bunlar; Kayseri, Elazığ, Manisa, Eskişehir, Ankara-Bilkent, Bursa, Başakşehir Çam ve Sakura, İstanbul Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu, Kartal Dr. Lütfi Kırdar, Erzurum Şehir Hastaneleridir. Son 18 yılda hastane yatak kapasitemizi 164 binden 246 bine, nitelikli yatak kapasitemizi ise 19 binden 148 binin üzerine çıkardık. 378 binden devir aldığımız sağlık çalışanı sayımız bugün 1 milyon 101 bini geçti. 58 adet olan MR sayımız 909 adede, 323 adet olan tomografi sayımız 1213 adede, 4891 adet olan diyaliz cihazı sayımız 18 bin adede yükseldi. 112 acil sağlık istasyonu sayımız 481 adetten 2 bin 985 adede, 618 olan ambulans sayısını 5 bin 437 adede yükselttik. Hatırlayın o günleri, ambulanstan başka her şeye benziyordu” diye konuştu.

"Evde Sağlık Hizmetlerinden toplam 1 milyon 606 bin vatandaşımız faydalanıyor"

Evde sağlık hizmetlerinde toplam 1 milyon 606 bin vatandaşın faydalandığını söyleyen Erdoğan, “Ayrıca korona virüs ile daha etkili mücadele için 1008’er yatak kapasiteli Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener ve Sancaktepe Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanelerini de devreye soktuk. Bunların her biri 1008’er yataklı ama bir özellikleri daha var. Her ikisine de uçak iniyor. Yürüme mesafesinde inip hemen hastaneye acil duruma gelebiliyorsunuz. Ne düşünerek bunu böyle yaptık? İstedik ki; sağlık turizminde gelenler rahatlıkla gelsin. Geldiğinde de buradan ambulans alsın ve direk hastaneye götürsün. Tedavisini olsun. Sonrasında hangi ülkeden geldiyse ambulans uçakla hangi ülkeden geldiyse oraya gitsin veya ülke içindeyse gideceği yere gitsin. Uluslararası anlamda Türkiye bunu yakaladı, bunu görsünler. Aynı şekilde Çam ve Sakura hastanesi de bu özelliklere sahip. O da bu denli güzel. Helikopterler onun tepesine rahatlıkla inebiliyor. Orada Helportu var. Bütün bunlarla sağlık turizmindeki adımımızı atıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Salgın döneminde tüm sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve en iyi şekilde verilmesini temin ettik”

Türkiye’ye giriş ve çıkışlardaki sağlık kontrolleri için 8 sınır kapısında Sahra Hastanesi kurduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar 136 ülke ve 4 uluslararası kuruluşun sağlık malzemesi desteği talebini karşıladık. Çeşitli sebeplerle geçici olarak yurt dışında bulunan 138 ülkedeki 90 binden fazla vatandaşımızı kurduğumuz hava, kara ve deniz köprüleriyle ülkemize getirdik. Bu vatandaşlarımızın sağlık kontrollerini yaparak, karantina süreçlerini takip ederek, gerektiğinde hastanelerde tedavilerini yürüterek sağ salim ailelerine kavuşmalarını sağladık. Salgın döneminde tüm sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve en iyi şekilde verilmesini temin ettik” diye konuştu.

“2002 yılından bu yana hakim, savcı ve personel sayısını yüzde 177 oranında artırarak, yargıda insan kaynakları kapasitesini güçlendirdik”

Adalette Türk milletinin hak ve hukuk arayışına cevap verecek pek çok reformu hayata geçirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılından bu yana hakim, savcı ve personel sayısını yüzde 177 oranında artırarak, yargıda insan kaynakları kapasitesini güçlendirdiklerini hatırlatarak, “Son iki yılda 5 bin 344’ü hakim ve savcı olmak üzere adalet hizmetlerinde görev yapmak üzere 24 bin 64 yeni personel alımı yaptık. Geçmişte adalet sarayı diye bir şey yoktu. Maalesef merdiven altı hizmet diyebileceğimiz durumda adalet hizmetleri dağıtılıyordu. Biz adalet saraylarını getirdik. Bu adalet saraylarını yapmak suretiyle artık hakim ve savcılarımız çok daha rahat, huzurlu hizmet verir hale geldiler. Geçtiğimiz 18 yılda ilk derece mahkeme sayısını adli yargıda yüzde 76, idari yargıda yüzde 32 artırarak mahkemelerin yükünü azaltmıştık. Son iki yılda 554 yeni mahkemeyi daha hizmete aldık. Adli yargı istinaf mahkemelerini ilk olarak 7 yerde faaliyete geçirdik, sonra bu sayıyı 15’e çıkardık. İdari yargı istinaf mahkemelerini de 2016 yılında yine 7 bölgede faaliyete geçirmiştik, bu sayıyı 8’e çıkardık. Böylece istinaf mahkemelerini güçlendirerek, Yüksek Mahkemelerin iş yükünü azaltmanın yanında, uyuşmazlıkların daha etkin ve hızlı şekilde çözülmesini sağladık” değerlendirmesinde bulundu.

“PKK’ya yönelik 224 bini kırsalda, 10 binden fazlası şehirlerde olmak üzere toplam 234 binin üzerinde operasyon gerçekleştirdik”

Son 18 yılda yaptıkları 269 adet adalet hizmet binasının 38’ini son iki yılda inşa ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatandaşlarımızın haklarına daha zahmetsiz ve az masrafla kavuşabilmesi için iş uyuşmazlıklarında arabuluculuğu zorunlu hale getirdik. Son iki yılda arabulucuya giden dosyaların yüzde 63’ü başarıyla sonuçlandı. 2019 yılında kanunlaşan birinci yargı paketi ile temel hak ve özgürlüklerin korunması ve ifade özgürlüğünün güçlendirilmesi amacıyla istinafta kesinleşen bazı suçlarda temyiz yolunu açtık. Hakim ve savcı adaylığı mülakat kurulunun üye sayısını 5’ten 7’ye çıkararak daha geniş tabanlı bir yapıya kavuşturduk. İnfaz düzenlemesiyle, hem adaletin tecellisini, hem de hükümlülerin topluma kazandırılmasını gözeten yeni bir sisteme geçtik. 15 yıl kıdemi bulunan avukatların yeşil pasaport alabilmesini sağladık. Çoklu baro düzenlemesini de içeren ve avukatların kılık kıyafetten baro keseneğine kadar pek çok haklarını hukuki güvence altına alan bir düzenlemeyi de geçtiğimiz hafta hayata geçirdik” ifadelerine yer verdi.

“PKK’ya yönelik 224 bini kırsalda, 10 binden fazlası şehirlerde olmak üzere toplam 234 binin üzerinde operasyon gerçekleştirdik”

İçişlerinde son iki yılda terör örgütleri ve teröristlerle mücadelede tarihi başarılar elde ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölücü terör örgütü PKK’ya yönelik toplam 234 binin üzerinde operasyon gerçekleştirdiklerini bildirerek, “Ülkemizi, sınırlarımızın içinden ve dışından gelecek her türlü tehdide karşı korumak, vatandaşlarımızı bu cennet vatanda huzur ve güven içinde yaşatmak, devlet olmamızın en başta gelen şartıdır. Bunun için, terörle mücadeleyi de kapsayan iç ve dış güvenlik konuları daima önceliklerimizin başında yer almaktadır. İçişlerinde; son iki yılda terör örgütleri ve teröristlerle mücadelede tarihi başarılar elde ettik. Bölücü terör örgütü PKK’ya yönelik 224 bini kırsalda, 10 binden fazlası şehirlerde olmak üzere toplam 234 binin üzerinde operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 950’si ölü, 732’si yaralı veya sağ, 672’si teslim olmak üzere toplam 2 bin 354 teröristi etkisiz hale getirdik. İkna çalışmalarıyla 530 teröristi örgütün pençesinden kurtardık. Böylece yurt içi terörist mevcudu 400’lü rakamlara kadar geriledi. Sadece son 1,5 yılda PKK’nın 400’e yakın eylemini engelledik” açıklamasında bulundu.

“DEAŞ ve EL KAİDE terör örgütlerine yönelik yurt içinde 2 bin 652 operasyon yürüterek, 635 teröristi etkisiz hale getirdik ve 5 eylemi engelledik”

15 Temmuz darbe girişimi başta olmak üzere, son dönemde Türkiye’ye ve Türk milletine yönelik en büyük ihanetlerden birinin faili FETÖ’yle mücadele amacıyla 17 bin operasyon gerçekleştirdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “FETÖ’nün bürokrasiden iş dünyasına kadar tüm yapılanmalarını önemli ölçüde yıktık, kalanları da tespit ettikçe temizlemeye devam ediyoruz. DEAŞ ve EL KAİDE terör örgütlerine yönelik yurt içinde 2 bin 652 operasyon yürüterek, 635 teröristi etkisiz hale getirdik ve 5 eylemi engelledik. 2017 yılbaşından bugüne kadar ülkemizde DEAŞ tarafından tek bir eylem dahi gerçekleştirilememiştir” şeklinde konuştu.

“Terörden arındırdığımız yerlere gönüllü olarak dönen Suriyeli sayısı 402 bini aştı”

Uyuşturucu ile mücadele kapsamında son iki yılda toplam 364 bin 346 operasyon yürüttüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatandaşlarımızı ve özellikle gençlerimizi zehirleyen uyuşturucu tüccarlarına göz açtırmamakta kararlıyız. Düzensiz göçle mücadele çalışmalarımız kapsamında geri gönderme merkezlerinin kapasitesini 8 bin 124 kişi artışla 20 bine, sayısını da 9 ilaveyle 28’e çıkardık. Terörden arındırdığımız yerlere gönüllü olarak dönen Suriyeli sayısı 402 bini aştı. Halen ülkemizde bulunan Suriye’den ve diğer yerlerden gelmiş sığınmacıları da yakından takip ediyoruz” dedi.

"Trablus’u tehdit eden darbecileri gerileterek, Libya halkının güvenliğini temin ettik ve geleceğine umutla bakmasını sağladık"

Milli savunmada, Türkiye’nin ve Türk milletinin huzuru ve güvenliği için gece gündüz çalışan Türk ordusunu her alanda güçlendirdiklerini kaydeden Erdoğan, şunları aktardı:

“Fırat Kalkanı Harekatına ilaveten Zeytin Dalı, Pençe, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekatlarıyla güney sınırımızda oluşturulmaya çalışılan terör koridoruna yeni darbeler indirdik. Irak sınırımızdan sızan teröristlerin önlerini kesmek için sınır ötesinde güvenli bölgeler oluşturuyoruz. Böylece ülkemize bu bölgeden yönelik terör tehdidini önemli ölçüde bertaraf ettik. Libya’da, yaptığımız anlaşmalara uygun şekilde ülkenin meşru hükümetine destek veriyoruz. Trablus’u tehdit eden darbecileri gerileterek, Libya halkının güvenliğini temin ettik ve geleceğine umutla bakmasını sağladık. Son zamanlardaki bazı gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve kimse heveslenmesin ona da prim vermeyeceğiz. Kahraman ordumuz, Afganistan’dan Kosova’ya, Somali’den Katar’a kadar dünyanın pek çok yerinde barışın ve huzurun teminatı olarak görev yapmaktadır. FETÖ terör örgütünden temizlenen ordumuz, ülkesinin ve milletinin hizmetinde tüm gücüyle tarihi bir mücadele yürütüyor. Kahraman askerlerimizin cesaretle ve fedakarlıkla verdikleri mücadele sayesinde, ülke olarak geleceğimize daha güvenle bakıyoruz.”

“2002 yılında 5,5 milyar dolar bütçeli 62 savunma projesi yürüten Türkiye, bugün 60 milyar dolar bütçeli 700 projeye ulaşmıştır”

Savunma sanayinde, Türkiye’nin dışa bağımlılığını yüzde 70’lerden yüzde 30’lara düşürdüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu alanda 2002 yılında 5,5 milyar dolar bütçeli 62 savunma projesi yürüten Türkiye, bugün 60 milyar dolar bütçeli 700 projeye ulaşmıştır. Aynı dönemde savunma sanayinde faaliyet gösteren firma sayımız 56’dan 1500’e çıkarken, sektörün cirosu da 1 milyar dolardan 11 milyar dolara yükseldi. Bu tablo, ihracatımıza da yansıdı. Türkiye 18 yıl önce yalnızca 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatı yaparken, bu rakam şimdi 3 milyar doları geçti. Dünyanın en büyük savunma şirketleri listesinde 5 firmamızın bulunuyor olması, geldiğimiz yerin en önemli işaretidir” diye konuştu.

“Seri Üretim Projesi Sözleşmesi imzalanan Altay Tankı için milli imkanlarla Güç Grubu Geliştirilmesi çalışmaları başlatıldı”

Son iki yılda, Akıncı TİHA ve Aksungur İHA, yerli helikopter GÖKBEY’in ilk uçuşlarını gerçekleştirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Milli İHA motorumuz PD-170 ilk uçuşunu ANKA platformu ile yaptı. GPS’ten bağımsız otonom Sürü İHA Projesi KERKES’i başlattık. Bu dönemde güvenlik birimlerimize 21 adet T-129 ATAK Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri teslimatı yapıldı. Ayrıca, çeşitli kurumlarımıza 15 adet ANKA İHA, 58 adet Bayraktar TB-2 İHA/SİHA, 206 adet Kamikaze Mini İHA teslim edildi. Portatif özelliğiyle kara, hava ve deniz platformlarımıza entegre edilebilecek Sungur Hava Savunma Sistemi envantere girmeye hazır hale geldi. GÖKTÜRK Keşif Gözetleme Uydu Sistemi Projesinde yörüngede kabul aşaması tamamlandı. Testleri başarıyla tamamlanan HİSAR-A envantere girme aşamasındadır. ATMACA seyir füzemizin de testlerinde sona gelindi. KORKUT Projesinde ilk sistemler envantere girdi. Bu kapsamda 4 adet Komuta Kontrol Aracı ile akıllı mühimmat kullanma kabiliyetine sahip 13 adet Silah Sistemi Aracı ordumuza teslim edildi. BORA Füzelerinin teslimatları sürüyor. SOM mühimmatı ve uçak bombalarını yüksek hassasiyetle hedefe yönlendirme kabiliyetine sahip milli güdüm kitlerinin teslimatları hızla devam ediyor. Uzun Menzilli Tanksavar Füzelerimiz UMTAS ve LUMTAS ile Nüfuz Edici Bombaların teslimatlarında herhangi bir aksama yaşanmıyor. Seri Üretim Projesi Sözleşmesi imzalanan Altay Tankı için milli imkanlarla Güç Grubu Geliştirilmesi çalışmaları başlatıldı. Ordumuzun en önemli güç unsurlarından olan M-60 tanklarından 195 tanesinin modernizasyonu gerçekleştirildi. Ayrıca proje kapsamında PULAT Aktif Koruma Sistemi kalifikasyon faaliyetleri tamamlandı. Ülkemizin en önde olduğu alanlardan olan zırhlı araçlardan 1800’ü kullanıcı kurumlara teslim edildi. Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemimiz ‘Anadolu’ denize indirildi. Şu anda tam değil ama yarı da olsa bizimde bir uçak gemimiz var. Ama şimdi bunun tamamını yapacağız. Onunda görüşmelerini yapıyoruz. İnşallah bizimde uçak gemimiz olacak. Şimdi bununla başlıyoruz. Ardından 1 veya 2 tanesini almanın gayretinde olacağız. MİLGEM ADA Sınıfı Korvetlerin 3’üncü gemisi Burgazada ve 4’üncü gemisi Kınalıada Deniz Kuvvetlerimize teslim edilerek hizmete girdi. Bu projenin 5’inci gemisinin inşası sürüyor. Yeni Tip Denizaltı Projesi kapsamında ilk denizaltımız ‘PİRİREİS’ havuza çekildi. Test ve Eğitim Gemimiz Ufuk’un inşası tamamlanarak deniz kabul testleri başlatıldı. Savaş gemilerimizin bakımları için inşa ettiğimiz 10 bin tonluk kaldırma kapasitesine sahip yüzer havuzumuz, Mart ayında İzmir Tersanesi Komutanlığına teslim edildi. F-16 uçaklarımıza, Milli Dost Düşman Tanıma Tanıtma Sistemi entegre edildi. ULAK Milli Baz İstasyonları bin yerde kurularak faaliyete geçirildi. Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’nun milli ve yerli üretim olan makinalarıyla, Kırıkkale’de günlük 3 milyon cerrahi maske üreten tesisi faaliyete geçirdik.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İhtiyaç sahiplerine bütçeden ayrılan kaynağı 2 milyar liradan 55 milyar liraya yükselttik. Son 18 yılda yaptığımız sosyal yardım tutarı toplamda 356 milyar lirayı buldu. Salgın döneminde, sosyal koruma kalkanı çatısı altında, vatandaşlarımıza 25,5 milyar lira nakit ödeme yaptık. Sadece kısa çalışma ödeneği kapsamında, çok büyük bir bölümü de salgın döneminde olmak üzere 3,7 milyon kişi için 14 milyar liranın üzerinde kaynak kullandık. Ücretsiz izne çıkartılan veya işini kaybeden 1,7 milyon vatandaşımıza yaptığımız ödeme tutarı da 2,8 milyar lirayı buldu. Son iki yılda 1 milyon 650 bin iş yeri ve 10 milyon 680 bin sigortalımız için 79,7 milyar lira tutarında destek verdik” dedi.

Ulaştırmada, cumhuriyet tarihinin en büyük altyapı yatırımlarını hayata geçirmeye devam ettiklerini belirten Erdoğan, “Bu çerçevede, ilk etabı yılda 90 milyon yolcuya hizmet verecek İstanbul Havalimanı’nı devreye aldık. Havalimanımızın tüm etapları hizmete girdiğinde, yolcu kapasitesi 200 milyona kadar ulaşabilecek. İstanbul Havalimanı, 225 bin kişilik istihdam ve 250’si dış hatlar olmak üzere 300’den fazla uçuş hattıyla açılır açılmaz ülkemizin gurur abidelerinden biri haline geldi. Salgın dönemine rağmen açıldığı günden bugüne kadar iç ve dış hatlarda toplamda 65 milyon yolcu trafiği gerçekleştirildi. Ülkemize kazandırdığımız 30 havalimanına ilaveten şimdi yine denizin üzerinde, biliyorsunuz Ordu, Giresun deniz üzerindedir. İşte bu da yine deniz üzerinde, Rize, Artvin Havalimanı deniz üzerinde yapılıyor. İnşallah o da bitmek üzere. Bir diğer Yozgat, bir diğeri de inşallah Bayburt Gümüşhane havalimanlarının da inşası sürüyor. Yıllık 25 milyon ton yük işleme kapasitesine sahip Filyos Limanı’nın altyapı inşaatını bu yılın sonuna kadar tamamlıyoruz” diye konuştu.

“Kanal İstanbul, dünyanın gündeminde yerini alacak”

Erdoğan, Kanal İstanbul’un etüt proje çalışmalarını bitirdiklerini vurgulayarak, “Bakanlarımızla gerekli görüşmeleri yaptık, aynı şekilde gruptaki arkadaşlarımla görüşmelerimizi yaptık. Bu kanalın inşası için ihtiyaç duyulan mevzuat çalışmaları ile ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızın katılımıyla bu sürdürülüyor ve talipler artmaya başladı. İnşallah Kanal İstanbul projemiz de tüm dünyaya örnek olacak. Tüm dünyanın da dikkatini inşallah çekecek. Her yönüyle Kanal İstanbul, Karadeniz’i Marmara’ya bağlayan bir cazibe merkezi olarak ülkemizin gündeminde değil, dünyanın gündeminde de nasıl havalimanımız yerin aldıysa, o da yerini alacak” dedi.

“398 kilometre uzunluğundaki Kuzey Marmara Otoyolu’nun kalan kısımlarını da yıl sonuna kadar tamamlıyoruz”

İstanbul trafiği için çok büyük öneme sahip Gebze-Halkalı raylı sistem hattını hizmete aldıklarını hatırlatan Erdoğan, “Marmaray’ı da içinde bulunduran bu hat üzerinde, hem metro ve yüksek hızlı tren, hem de yük treni hatları birbirine entegre çalışıyor. Yük trenleri artık Pekin’den Londra’ya kadar kesintisiz gitmeye başladı. Gayrettepe Havalimanı Metro Projesi’nde tünellerin delme işlemini bitirdik. Uzunluğu 37,5 kilometreyi bulacak bu hatta, 9 istasyon arasında önce tam otomatik, ardından sürücüsüz trenler, saatte 120 kilometrelik hızla hizmet sunacak. Halkalı-İstanbul Havalimanı raylı sistem bağlantısı kesimindeki çalışmalar da hızla sürüyor. Kuzey Marmara Otoyolunu, bölüm bölüm hizmete açıyoruz. Bağlantı yollarıyla birlikte toplam 398 kilometre uzunluğundaki Kuzey Marmara Otoyolu’nun kalan kısımlarını da yıl sonuna kadar tamamlıyoruz. Son 2 yılda hizmete sunduğumuz İstanbul-İzmir otoyolu ile iki şehrimiz arasındaki mesafeyi 3 buçuk saate indirdik. Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu’nu tamamlayarak milletimizin istifadesine sunduk. Marmara’yı çepeçevre saracak otoyolun önemli bir geçiş noktası olan 1915 Çanakkale Köprüsünün temelini attık, yapımını süratle sürdürüyoruz. Önemli bir ulaşım güzergahı üzerinde yer alan Gümüşhane çevre yolları ile 16,8 kilometre uzunluğunda 9 adet tüneli hizmete açtık. Geçtiğimiz haftalarda 450 metre uzunluğu ve 160 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin en yükseği olan Botan Çayı üzerindeki Beğendik Köprüsü’nü hizmete açtık. Şimdi, bu yapılınca, teröristler buradan da rahatsız oluyorlar. Rahat hareket alanı kalmıyor. Yani terörle mücadele tek yönlü çalışılan bir şey değil, çok yönlü yapılan bir çalışma” şeklinde konuştu.

“Hedefimiz 5 yıl içerisinde toplamda 5 bin 500 kilometre yüksek hızlı ve hızlı tren hattına ulaşmaktır”

Avrupa ülkeleriyle yüksek standartlı demiryolu bağlantısını sağlayacak Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattının Çerkezköy-Kapıkule kesimiyle ilgili yapım sözleşmesinin de imzalandığını vurgulayan Erdoğan, “Proje tamamlandığında 229 kilometrelik uzunluğa sahip bu demiryolunda, saatte 200 kilometrelik hızla seyahat edilebilecek. Yatırım tutarı 10,5 milyar lira olan projenin bitmesiyle Halkalı Kapıkule arası seyahat süresi 4 saatten 1 saat 20 dakikaya, yük taşıma süresi 6,5 saatten 2 saat 20 dakikaya düşecek. Artık zaman, özellikle zamanla yarışma zamanı ve eğer siz ekonomide, fiyatları düşürecekseniz bunu başarmanız lazım. Maliyetleri düşürecekseniz, önce bunu başarmanız lazım. İşte biz, şimdi bunu başarıyoruz. Ankara-Eskişehir, Ankara-İstanbul, Ankara-Konya yüksek hızlı tren hatlarımıza, yolculuk süresini 2 saate düşürecek Ankara-Sivas hattını da bu arada ilave ediyoruz. Test sürüşleri devam eden bu hattın ilk kesimini yıl sonuna kadar milletimizin istifadesine sunmayı planlıyoruz. Ayrıca Ankara-İzmir yüksek hızlı tren hattı ile Konya-Karaman-Niğde, Mersin-Osmaniye-Gaziantep, Bursa-Bilecik hızlı tren hatları başta olmak üzere, halen inşası süren 3 bin 500 kilometrelik raylı sistem projemiz de var. Hedefimiz 5 yıl içerisinde toplamda 5 bin 500 kilometre yüksek hızlı ve hızlı tren hattına ulaşmaktır. Dünyanın en güzel ilk 4 tren rotasından biri olarak kabul edilen Ankara-Kars arasındaki Turistik Doğu Ekspresini turizme açtık. Modernize edilmek için ulaşıma kapatılan Samsun-Sivas Demiryolunda da ticari deneme seferleri başladı. Dış ticarette talebin arttığı Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu hattına, ilave 3 bin 500 ton kapasite artışı sağlayacak Konteyner Aktarma Sistemini de kurduk. Raylı sistem araçlarının yerli imkanlarla üretilebilmesi için Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii Anonim Şirketini kurduk” ifadelerini kullandı.

Milli elektrikli trenin fabrika testlerini başlattıklarını belirten Erdoğan, Van Gölü’nde Ocak 2018’de faaliyete başlayan Sultan Alparslan Feribotu’nun ardından, İdris-i Bitlisi Feribotunu da tamamlayarak hizmete sunduklarını söyledi.

“Türksat 5A, bu yılın dördüncü çeyreğinde uzaya fırlatılacak”

Türkiye’nin uydu haberleşme alanındaki kapasitesini artırmak, yörünge haklarını korumak ve daha geniş kapsama alanlarına sahip olmak için başlattıkları üç yeni uydu projesinde sona yaklaşıldığının altını çizen Erdoğan, “Aralık 2019’da ilk enerji beslemesi yapılarak üretimi tamamlanan Türksat 5A uydusunda son testler devam ediyor. Uydu, bu yılın üçüncü çeyreğinde, yerde teslim alınacak ve dördüncü çeyrekte uzaya fırlatılacak. Haberleşme ve servis modülü entegrasyon faaliyetleri tamamlanan Türksat 5B uydusu ise 2021 yılının ikinci çeyreğinde uzaya gönderilecek. Ülkemizin, haberleşme uydusu üretebilen 10 ülke arasında yer almasını sağlayacak, yerli haberleşme uydusu Türksat 6A’yı ise 2022 yılında uzaya fırlatmayı planlıyoruz. İstanbul’un sembollerinden biri olacağına inandığım Çamlıca Televizyon-Radyo Kulesinin yapımı devam ediyor. Televizyondan çok burası radyo alıcı-verici özelliğe sahip olacak ve 104 frekans burada hizmet görecek” dedi.

“3,7 milyon kişi için 14 milyar liranın üzerinde kaynak kullandık”

Son 2 yılda en çok icraatın gerçekleştirildiği alanların başında Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetlerin geldiğini aktaran Erdoğan, “Sosyal yardımlarda kurumsal ve yapısal değişikliklere giderek, 2002 yılında 4 olan sosyal yardım programı sayısını 43’e çıkardık. İhtiyaç sahiplerine bütçeden ayrılan kaynağı da 2 milyar liradan 55 milyar liraya yükselttik. Son 18 yılda yaptığımız sosyal yardım tutarı toplamda 356 milyar lirayı buldu. Salgın döneminde, sosyal koruma kalkanı çatısı altında, vatandaşlarımıza 25,5 milyar lira nakit ödeme yaptık. Sadece kısa çalışma ödeneği kapsamında, çok büyük bir bölümü de salgın döneminde olmak üzere 3,7 milyon kişi için 14 milyar liranın üzerinde kaynak kullandık. Ücretsiz izne çıkartılan veya işini kaybeden 1,7 milyon vatandaşımıza yaptığımız ödeme tutarı da 2,8 milyar lirayı buldu. Son iki yılda 1 milyon 650 bin iş yeri ve 10 milyon 680 bin sigortalımız için 79,7 milyar lira tutarında destek verdik. Aktif iş gücü programlarımızla; son iki yılda toplam 980 bin kişi için 4,1 milyar liralık kaynak kullandık. İşsizlik ödeneğinden son iki yılda; 1,8 milyon vatandaşımıza toplam 14,7 milyar lira tutarında ödeme yaptık. Ortalama 1,6 milyon iş yeri için toplamda 19,7 milyar lira tutarında asgari ücret desteği verdik. 2019 yılında hayata geçirdiğimiz Sosyal Çalışma Programı kapsamında 20 bin 351 üniversite öğrencimizi ilk kez iş gücü piyasasıyla tanıştırdık” diye konuştu.

“Son iki yılda İŞKUR kanalıyla 2,5 milyonu aşkın vatandaşımızı işe yerleştirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çalışanların haklarını koruma esasına dayanan gayretleriyle, memur ve işçi sendikalaşma oranının yüzde 22 seviyesine yükseldiğini belirterek, “Asgari Ücret Tespit Komisyonunda, yıllar sonra ilk defa geçtiğimiz yıl, oy birliği ile asgari ücret kabul edildi. Asgari ücrette 2018-2020 yılları arasında yüzde 45 oranında artış sağladık. 2002 yılında 184 lira olan net asgari ücreti bugün itibariyle, 2 bin 324 liraya biz çıkarttık. Reel asgari ücreti, yüzde 134 artırmış olduk. Böylece, asgari ücretin satın alma gücü paritesine göre sıralamasında, Avrupa Birliği üye ve aday ülkeleri arasında 13’üncü sıradan 8’inci sıraya yükseldik. İstihdama katılım oranının son 15 yılda yüzde 45’ten yüzde 53 düzeyine yükselmesi, ülkemizdeki istihdam piyasasının canlılığına işaret ediyor. Son iki yılda İŞKUR kanalıyla 2,5 milyonu aşkın vatandaşımızı işe yerleştirdik. Hükümetlerimiz döneminde istihdamı artırmak için 18 ayrı sigorta primi teşviki, desteği ve indirimi uygulayarak, çalışanlarımıza ve işverenlerimize 213 milyar lira devlet katkısı sağladık. Yürüttüğümüz etkin mücadeleyle kayıt dışı istihdamı 23 puan düşürdük. Kayıt dışı istihdamın 1 puan düşürülmesi, ülke ekonomisine yılda yaklaşık 3,7 milyar lira katkıda bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Emeklilerin hep olduğu gibi, son 2 yılda da en çok destekledikleri kesimlerin başında geldiğini söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Geçtiğimiz yılın Ocak ayında en düşük emekli aylığını bin lira olarak belirledik. Bu yılın Nisan ayında bu tutarı bin 500 liraya yükselttik. Emeklilerimize, 2018 yılında bin lira bayram ikramiyesi ödemesine başladık. Bugüne kadar geride bıraktığımız Ramazan ve Kurban Bayramında emeklilerimize toplam 53,2 milyar lira ikramiye ödemesi gerçekleştirdik. Muhtarlarımızın sigorta primleri 2017’den bu yana devlet tarafından ödeniyor. Geçtiğimiz yıl, muhtarlarımızın sosyal güvenliğe ilişkin tüm bildirimlerini elektronik ortama taşıdık. Son 2 yılda geri ödeme kapsamına alınan ilaç sayısı bin 15’dir. Sosyal Hizmet Merkezlerimizin sayısını, son iki yılda 46 ilaveyle 344’e çıkardık. Yine 60’ı son iki yılda olmak üzere toplam 240 Aile Destek Merkezi milletimizin hizmetine sunuldu. Aile Sosyal Destek Programımız ile 2020 Haziran ayı itibariyle 2 milyonun üzerinde hanede 5,2 milyon vatandaşımızla görüşme gerçekleştirdik. Aile Eğitim Programı ve Evlilik Öncesi Eğitim Programı eğitimleriyle son iki yılda toplam 1 milyon 132 bin kişiye ulaştık. Son iki yıldaki 8 ilaveyle toplamda 32’ye çıkan Sosyal Dayanışma Merkezlerimiz vasıtasıyla kadınlarımızı çok yönlü olarak destekliyoruz. Her alanda kadınlarımızın yanında olma anlayışıyla, 81 ilimizde ‘Kadın Kooperatifçiliği Çalışma Grubu’ oluşturduk. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kadın milletvekillerimizin 2002 yılında yüzde 4,4 olan oranı, 2020 yılında yüzde 17.45’e çıkardık. Şiddete karşı ‘Sıfır Tolerans’ ilkesiyle çalışıyoruz. Artık 81 ilimizin tamamında var olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerimizde, son iki yılda 303 bini kadın, 21 bini erkek, 35 bini çocuk olmak üzere toplam 360 bin kişiye hizmet verilmiştir. Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında son iki yılda, 1 milyonun üzerinde kişiye eğitim ve seminerler verildi. Kadın Konukevi sayısını da 8’den 145’e çıkartarak, 320 bin 500 kişiye hizmet verebilir hale geldik.”

"Engelli memur sayımızı, yaklaşık 10 katlık artışla 5 bin 777’den 57 bin 408’e yükselttik"

“Biz Bize Yeteriz” kampanyasıyla, vatandaşlardan 2 milyar lirayı aşan bir destek sağlandığını anımsatan Erdoğan, “Son iki yılda, yaklaşık 3,9 milyon aileye 3,5 milyon ton ısınma amaçlı kömür yardımı yaptık. Başımızın tacı olan yaşlılarımıza yönelik hizmetlerin hem çeşidini artırıyor, hem kapsamını genişletiyoruz. Bu amaçla 2019 yılını ‘Yaşlı Yılı’ ilan ettik. Ülkemizde, daha önce 63’ü kamuya, 22’si özel sektöre ait 85 huzurevinde 6 bin 732 yaşlıya hizmet verilebiliyordu. Son iki yılda açılan 8 huzureviyle birlikte bugün 179’u kamuya, 248’i özel sektöre ait toplam 427 huzurevinde 27 bini aşkın yaşlımız hizmet almaktadır. Salgın süresince dünyadaki yaşlı bakım kuruluşlarında ölüm düzeyi yüzde 30-80 arasında seyrederken, ülkemizde bu oran yüzde 4’te kalmıştır. Bir diğer önemli hizmetimiz olan engellilere yönelik ‘Evde Bakım Uygulamasında’ da 535 bin vatandaşımız yararlanıyor. Son iki yılda engellilerin evde bakımı için 17 milyar lira ödeme yaptık. Engelli memur sayımızı, yaklaşık 10 katlık artışla 5 bin 777’den 57 bin 408’e yükselttik. Milletimizin 15 Temmuz şehitlerimizin yakınları ve gazilerimiz için verdiği yardımların etkin şekilde kullanımı amacıyla Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfını kurduk. Salgınla mücadele döneminde bu vakıf kaynaklarından, her ay şehit yakınlarımıza ve gazilerimize biner lira nakdi destek sağladık” şeklinde konuştu.

21 Tem 2020 - 17:56 Ankara- Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.