ARASAT VE MAHŞERDE DURUM

Sevgili dostlar, dinimizde bazı terim, deyim, kavram ve tabirler vardır, bir çoğumuz bunların anlamını ve amacını doğru-dürüst bilmiyoruz. Dolayısıyla...

Sevgili dostlar, dinimizde bazı terim, deyim, kavram ve tabirler vardır, bir çoğumuz bunların anlamını ve amacını doğru-dürüst bilmiyoruz. Dolayısıyla, yanlış anlayışlara sebep olunuyor. Meselâ, bir Kıyamet kopma deyimi vardır, ifadesi farklı bir anlamın tabiridir. Yüce Allah Kur’an da bu olaya son saat diyor. Üzerinde yaşadığımız dünya dahil, Güneş sisteminin çöküşü bu son saatte anlatılır. Bu bir kara delik olayı, öyle ki bir tarafta son bulan güneş sistemi, diğer bir tarafta yeni bir sistem olarak doğuyor. İşte insan için dirilme bu sistem de, Kıyam-et! Komutuyla, gerçekleşecektir. Yani, Yüce Yaratıcı daha önceki sistemde yaratıp, sınava tabi tuttuğu insanı, bu sistemi yeni bir oluşumdan geçirerek, daha farklı özelliklerle donatıp, yeni bir şekle sokacak. İşte insanı orada dirilterek ayağa kalk, Kıyam-et diyecek. Çünkü, bunların olacağını daha önce insana Dünya da  bildirmişti. Bu bir iman meselesidir, biz mü’minler olarak buna inanıyoruz. Şu üzerinde yaşadığımız Güneş Sistemine ait Dünya’da, Kâinatta yaptığımız araştırmalarda görüyoruz, Galaksiler de durmadan sistemler yok oluyor ve yeni sistemler oluşuyor. Yani, bu oluşumların nedeni Kara-delikler ve kâinatta hiç eksik olmuyorlar. Birgün sıra bize de gelecek demektir, işte onun adı da “Son Saattir”. Nasıl geleceğini biliyoruz ama, ne zaman geleceğini bilmiyoruz. Kur’anda âniden geleceği bildiriliyor. Yani bu sistem çökecek, çöken bu sistemden yeni bir sistem oluşacak. İşte, yeni bir hayat orada başlayacak. Ama, önce yaşanılan hayatın hesabı var o görülecek. İşte bugün o hayatla ilgili değerlendirmemizi sunacağız.

Aziz dostlar, o kıyamet gününün Arasat meydanın da, Mahşer halini tasavvur etmek mümkün değil. Ama, o gün o meydanda mahşeri kalbalık, akla hayale sığmayan manzara, tasviri ve tarifi imkânsız bir durum olarak yaşanacaktır. Ayetlerle verilen bilgiler, sayısız hadislerle tasvir edilen ve edilmeye çalışılan olaylar, hayal sınırlarını aşan o günün enteresanlıkları ve ilginçlikleri, insan muhayyilesinin üstünde ve ötesinde bir âlemin varlığının tezahürleri olduğu, ancak o günde anlaşılacak diyelim ve noktayı koyalım. Gerçi, bu konuda, kelime haznesi geniş, edebiyat derinliği müthiş olanlar, muazzam ütopik, fantastik senaryolar yazmışlar, filmler çevirmişler, hikâye ve romanlar döktürmüşler. Ancak, inancıma göre o günün dehşetini ve akılları durduran vahametini anlatmakta sanırım hepsi yetersiz kalır. Son zaman bu konuda Kur’an çalışmalarıyla akıllarda ve gönüllerde mutena bir yer yapmış bir ilim adamımız var, Prof. Dr. Sayın Mehmet Okuyan Hoca Efendi. Kur’an adına telif ettiği birçok eseri var ve bir de Kur’an tefsiri hazırlamaktadır Okuyan Hocamız, gerçekten okuyan ve yazan değerli bir âlimimizdir. Allah rızası için müslümanlara faydalı olmaya çalışmaktadır.  Kendisini televizyon ekranlarından çok izledik ve dinledik, verdiği bilgilerden de çok yararlandık. Yüce Allah ilmini, irfanını arttırsın, zihnine berraklık, kalemine Hak adına kıvraklık versin. Bu zamanın müslümanlarının böyle ilim adamlarına ciddi ihtiyacı var. Düşünüyorum ki, İslâmı Kur’an’dan tanımanın ve öğrenmenin, gerçek Kur’an talebelerinin gayretiyle olacağını artık anlama noktasına geldik  ve devam edelim. 

Değerli dostlar, işte bu kıymetli Akademisyen kardeşimiz Mehmet Okuyan’ın Kıyameti ve Mahşer gününü anlatıp tarif eden 7 maddelik bir tespiti var, onu siz kardeşlerime aktarıp paylaşmak istiyorum. Bu yedi madde çok önemli noktaları ihtiva eder. Mahşer yerinde herkesin başına gelecek olanlar bu yedi maddenin içinde mündemiçtir. Onları sırasıyla şöyle özetleyebiliriz. 1- Kıyamet; herkesin dilinde olupta, bilgisinde eksik ve hatalı olan durum. Kıyamet, topraktan çıkıpta ayağa kalkıp dikilmek ve dirilmek  demektir. Ancak, unutmayalım bu bir oluşumdur, mutlaka bir süreci vardır, ama detaylı bilgi verilmemiştir. Yaradılış noktası odaklaştırılıp düşünce ve tefekkür geliştirmenin haddi aşmamak şartıyla bir sakıncası olmasa gerektir diye düşünüyorum. 2- Yürümek; oluşum tamamlanmış hareket zamanı gelmiş, hesap verme mahalline doğru zorunlu bir gidiş. Temsilde hata olmasın, metallerin mıknatısa doğru gidişi gibi, İlâhi bir çekim gücüne itaat etmek. 3- İnsanlar bilgilendirilmek; hesap mahalline gelinmiş, kişilere nelerden sorgulanacağı haberdar edilmiş. Yani, dünya hayatı gözlerinin önüne seriliyor ve bunlardan hesaba çekileceksin deniyor. 4- Hesaba çekilmek; sıran geldi hesap verme noktasındasın, yalnız başınasın, yardımcın, destekçin ve şefaatçin yok, hesabını Yüce Allah’a vereceksin. Kimin huzurunda olduğunun hâleti ruhiyesi açısından düşünmek sanırım yeterli. 5- Sorgulanmak; Mahkeme-i Kübradasın, sorgulayan Allah, sen cevap vereceksin, bu hâlin tasvirine sanırım kelimeler yetmez. 6- Hüküm verilmek; insanın o andaki durumunu hiç bir halle karşılaştıramazsınız. Bundan sonraki yaşam alanınız bildirilecek, tarifi imkânsız müthiş bir heyecan içinde hüküm veriliyor. 7- Yeriniz ya Cennet veya Cehennem olacak. Yüce Allah’ın cümlemizi Cennetiyle ödüllendirmesini diliyor, hoşça ve dostça kalmanızı temenni ediyorum.                LEBİD 

22 Eyl 2020 - 10:30 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.