Pandemi döneminde eğitim-öğretim

Gelişmiş ülkelerin en önemli kalesi Eğitim-Öğretim’dir ve dolayısıyla zeminden tavana devam eden okullar zinciridir.

Amerikan Kültür Kolejleri II. Başkanı ÖMER YARAŞ

2020 yılının başlarında adını duyuran ve birkaç ay sonra ülkemizde kendini gösterip hızla dünyaya yayılan Covid-19 tüm ülkelerde olduğu gibi Ülkemizde de büyük hasarlara yol açmıştır. Sağlık alanımızın güçlü olması, İçişleri Bakanlığı’mızın gerekli tedbirleri alması, halkımızın bu durumu içselleştirmesi özellikle de ekonomik tedbirlerden ötürü ülkemiz Avrupa ve diğer milletlere göre bu salgını daha az hasarla atlatacak gibi görünüyor. Gelişmiş ülkelerin en önemli kalesi Eğitim-Öğretim’dir ve dolayısıyla zeminden tavana devam eden okullar zinciridir.

Devletimiz de bunu bilerek ve görerek bu alanda büyük çaba sarf etmiş ve gerekli tedbirleri imkanlar dahilinde yerine getirmeye devam etmektedir.

Ancak adından da anlaşılacağı gibi Eğitim-Öğretim’in en önemli ve temel ayağı Eğitim’dir. Eğitimli olmayan öğretim bazen felaketle sonuçlanabilir. Eğitim ise temeli sosyal hayattır. Birlikte yaşamadır, toplumsal kurallardır, bazen oyundur, bazen sanattır, bazen spordur, bazen tüm akademik başarı ya da endişeden sıyrılıp okul bahçesinde koşmaktır.

İlgili bakanlıklarımız imkanlar dahilinde akademik olarak geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın en iyi şekilde yetişmesi için bir boşluk bırakmadan çalışsa da, Eğitim ve temeli olan sosyal hayat noktasında bazı noktaları yeniden gözden geçirmesi gerektiğini düşünmekteyim.

Çocuklarımız yaz tatili ile birlikte yaklaşık olarak 8 aydır okullardan uzak, gerçek hayata mesafeli sanal bir dünyanın içerisinde çırpınmaktadır. Okul sıkıcı Matematikten, Fenden, Dilden ibaret değildir. Okulun asli vazifesi sosyal hayattır, oyundur, paylaşmaktır. Bugün tüm olaylara eşit mesafede yaklaşamayız. Herkesin imkan ve mümkünleri farklıdır. Tek düze kurallarla zaten bozulmuş olan çocuklarımızın psikolojisine bir darbe de biz vurmamalıyız. Kurtarabildiğimizi kurtarmak adına okulların imkanları ölçüsünde yapabileceklerini iyi takiple haftanın üç günü tüm öğrencileri okula getirmemiz gerekmektedir. Bunu yaparken illaki yedi saat, beş saat ders vermek zorunda değiliz. İki saat verelim, bir saat verelim, bir saat oyun oynasın, bunu dönüşümlü yapalım. Mesela sabah 08:00’ dan akşam 18:00 arası on iki ders saati olur. Her bir grubu iki saat okulda tutsak bir okulu altı gruba bölmüş oluruz. Bu örnekler çok fazla çeşitlendirilebilir tabii. Böylelikle hem sosyal mesafeyi korumuş geleceğimizin teminatı çocuklarımız için hayati öneme sahip olan sosyal hayat içinde olma gerekliliğini yerine getirmiş oluruz.

Bir öğretmen olarak en son şunu söylemek isterim: GÖZ teması olmadan, DOKUNMADAN eğitim-öğretim olmaz, bir hastalıktan kaçarken en az onun kadar vahim olan diğer bir hastalığa yakalanmayı hatta yağmurdan kaçarken doluya tutulmamayı tavsiye ederim.

Saygı ve selamlarımla…

02 Eki 2020 - 10:09 Aydin/ Söke- Eğitim


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.