Yaşar Karakulaktan ‘Pamuk’

Pamuğun geçmişten günümüze sorunlarının anlatıldığı kitap okuyucu ile buluştu.

Yaklaşık 6 yıl Söke Ziraat Odası Ar-ge Müdürlüğünü üstlenen Emek Yaşar Karakulak birikimlerini pamuk adlı kitapta topladı. Pamuğun geçmişten günümüze sorunlarının anlatıldığı kitap okuyucu ile buluştu.

Yaşar Karakulak 240 sayfalık kitapta Osmanlı İmparatorluğu ekonomisini ve tarım ürünleri ihracatında yabancı şirketleri konu ettiği görülürken, pamuk sektöründe geçmişten günümüze yetkililerin görüşlerine yer verdi.

1000 adet basılan kitap piyasaya çıktı. Kitabın yazarı Yaşar Karakulak amacının Söke ekonomisinin en önemli tarım ürünü olan pamuk ve pamuk üreticilerinin sorunlarını dile getirmek olduğunu söyledi.

Karakulak “Pamuk doğduğum toprakların en iyi ve  en çok yetişen ürünüdür. Pamuk deyince yaşadığı şehrin ekonomisini ayakta tutan siyasetinden kültürüne, yaşam biçimine kadar etkileri olan bir ürünü konuştuğumuzun farkındayım. Kitabımda  pamuğu Osmanlı döneminden alarak dününü bugününü ve geleceğini yazdım” dedi.

Karakulak kitabının önsözünde şunları söyledi “Tarım sektörü ile ilgili yaklaşık 15 yıldır yerel basında yazıyorum. Yerel ve ulusal televizyon kanallarında programlar yaptım. Pamukla ilgili sektör temsilcilerinin yer aldığı röportajlarımın ilkini 2010 yılında yayınlamıştım. 2018/2019 yıllarında yine sektörle ilgili geniş kapsamlı röportajlar yaptım. Genel olarak tarıma bakışımı özel olarak da Pamuk ürününün yaşadığımız topraklarda ki serüvenini, tarihini, ekonomik, politik verilere dayanarak inceledim. Pamuğun dününü, bugününü, ve geleceğini değerlendirdim. Bu mütevazi çalışma umarım pamuk sektörüne ve bundan sonra bu alanda çalışma yapacaklara yararlı olur” dedi.


Kitabında pamuğun güncel sorunlarına da değindiğini dile getiren Yaşar Karakulak “Bütünüyle olmasa da bir bölümünde değindim. Pamuk hasadının yapıldığı günlerdeyiz. Pamuk üretiminin sorunları çok. Bu sorunlardan birine değinmek isterim.

Biliyorsunuz pamuk fiyatları Dünya piyasalarına göre düşük seyrediyor. Fiyatların düşük olması yalnız satışların borsa tahtasında gösterilmemesine bağlamak yeterli bir açıklama olamaz. Pamuk öyle bir küresel ürün ki ABD - Çin arasındaki ticaret anlaşmazlığı fiyatların inmesine veya çıkmasına neden oluyor. Bugünlerde ABD’nin Çin pamuğuna ve ondan yapılan Tekstil ürünlerine yaptırım uygulayacağı haberleri ve buna bağlı olarak Tekstil sektörünün yerli pamuğu tercih etmek zorunda olacağı beklentisi, pamuk fiyatlarının bir miktar yükseleceği umudunu getirmişti.

Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Bertan Balçık pamuk fiyatlarının yükselmesi ile ilgili verdiği demeç pamuk üreticilerinde bu umudun yerine endişenin gelmesine yol açtı. Balçık demecinde “iç piyasada satılmayan 100 bin ton pamuk var. Üstelik iplikçi’nin deposunda 400 bin ton ithal pamuk var. Zaten sanayiciler de Aralık Ayı’nın sonuna kadar elimizde yeterince hammadde var diyorlar” dedi. Balçık bu rakamlara geçen yıl ithal edilen pamuk miktarına Türkiye pamuk üretimini de ekleyerek bulunan toplamdan tekstil sektörünün tükettiği pamuk miktarını çıkararak ulaşıyor. Bu demeci okuyunca endişelendim. Endişemin nedenlerinden birincisi demecin zamanlamasıydı.

Bu demeci okuyan üreticilerin pamuk fiyatlarında beklediği yükselmenin Aralık Ayına kadar olmayacağı görüşüne kapılıp yüksek üretim maliyeti, düşük verim ve sıkıştıran borçlar nedeniyle yeni ürünü bir an evvel satmaya çalışacağını, bunun da piyasadaki yeni hasat pamukta olması gereken fiyat artışını frenleyiyeceği ile ilgili öngörümdü.

Piyasada bol olan bir malın fiyatı artar mı? Bu demeç verilirken, tam da pamuk hasat döneminde verilmesi haksız kazanç elde etmek için pusuda bekleyenlere fırsat vereceği hesaplanmadı mı?

İkincisi ve daha vahim olanı sanayicilerde yeterince hammadde olduğunu duydum demesi sanayicinin stoklarını ve tüketimdeki hızını kendi beyanlarıyla kabul etmek ve bu görüşü kendisine dayanak yapmak pamuk piyasasının üretici aleyhine oluşmasına katkıda bulunmaz mı? Bu açıklamayla Balçık pamuk üreticisine temsilen Söke Ziraat Odası’nın da olduğu Ulusal Pamuk Konseyi bileşenlerinden yalnız sanayicinin (çırçırcı, iplikçi, tekstilci, hazır giyimci) çıkarlarına hizmet eder hale gelmiş olmuyor mu?

Söke Ziraat Odası  pamuk üreticisinin malını hemen satmak zorunda kalmayacağı şekilde kısa dönem bir borç ertelemesi (bankalara devlete) talebini dinlendirmeli ve sonuç alıcı hamleler yapmalı. Bu yapılmazsa üretici pamuk piyasasındaki oyun kurucularının insafına terk edilmiş olacaktır. Son olarak üzülerek söylüyorum, pamuk primini yeni bir artışın olmayacağını, iyimser olmayı kendime zorladığımda 10 veya 20 kuruşluk artış olabileceğini öngörüyorum. Yanılırsam sevinirim” dedi.

YAZARIN ÖZGEÇMİŞİ

Yaşar Karakulak 1954 Söke - Sayrakçı doğumlu. Üniversiteyi Sosyal bilgilerde okurken yarım bıraktı. Pamuk işçilerinin sorunları ile ilgili 1975 yılında ulusal boyutta yayın yapan Kitle Gazetesinde ilk yazısı yayınladı. Yazılarını Hür Söke, Söke Expres, YeniSöke, Tariş Pamuk Birliği bülteninde sürdürdü. Beşparmak Kültür ve Sanat Dergisinin 3 yıl yayın yönetmenliğini yaptı, yazılar yayınladı. Yerel ve ulusal kanallarda tarım konulu ağırlıklı programlar yaptı. Öncesi Nazilli Sümerbank Tekstil işçiliği, sonrası esnaflık yaptı. Söke Ziraat Odasında 6 yıl Ar-Ge Müdürlüğü görevinde bulundu. Halen Aydın da basılan Ses Gazetesinde köşe yazarı.

06 Eki 2020 - 10:44 Aydin/ Söke- Kültür-Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.