NÜKTEDAN : Dini Allah'a has kılmak ne demektir?

Sevgili dostlar, toplumda hakkında en çok bilgiçlik taslanan şeylerden biri de dindir. Bu konuda herkesin bir fikri ve görüşü vardır. Bana göre ile ba...

Sevgili dostlar, toplumda hakkında en çok bilgiçlik taslanan şeylerden biri de dindir. Bu konuda herkesin bir fikri ve görüşü vardır. Bana göre ile başlayan, benim inancıma göre devam eden ve ben de müslümanımla noktalanan dindarlık. Bu, sülâleden gelen, okullarda öğrenilen, hocalardan duyulan ve şimdi hepsinin üstüne limon sıkan İnternet müslümanlığıdır. Dikkat ederseniz bütün bunların hepsi öğrenmek ve bilmek üzerinedir.Yaşamaya, tatbik etmeye ve uygulamaya yönelik bir orantı yok. Hepsi iddiaya dayanıyor, pratik değer açısından sabitlenmiş bir kaynak yok. Bildiklerinin ne kadarıyla müslüman bunun tespitinden de aciz. Sonra, bunların doğruluk derecesinin sorgulamasından da bi haber. Bilip öğrendiklerinin ne kadarıyla dindar bunun bilincinden de yoksun. Yani, net bir dindarlık yaşamı ortaya koyulamıyor. Toplumda bu konuyla çok karşılaştığım  için bu tespitlerde bulunuyorum. Bütün bunlar sadece kişilerin kendi görüşü, düşüncesi, inancı ve anlayışı çerçevesinde, onlara özel değerlendirmelerdir. Dinimizin Kitabı Kur’an-ın ölçülerine ve Hz. Peygamberin yaşamı çerçevesine uygunluğu tartışılır. Çünkü, yukarıda kaynak olarak gösterilen noktalar, öncelikle bir sefer Kur’an-a dayanmıyor. Sülâleden görülen, hocalardan duyulan, okullarda okutulan ve internetten öğrenilenlerin doğruluğudur. Hiç bir zaman için unutmamamız ve aklımızdan çıkarmamamız gereken dînimizin temel bir kitabı var. Din, o kitaba uyarak yaşanır, o kitapta Kur’an’dır. Bu kitabın/Kur’an-ın uygulanmasında rol-modelimiz de Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselamdır. 

      Aziz dostlar, dînin kurup koruyucusu Allah, tebliğ edicisi Peygamberdir. Bu nedenle herkes dîni Kur’an’dan öğrenecek. Uygulama da ilk örneği Peygamberdir. Yüce Allah Kur’an da ne diyor? Meselâ, Zümer suresi 1-2-3 Ayetleri çok iyi ve doğru okumakla dîni öğrenmeye başlayabilirsiniz. Birinci ayet şöyle başlıyor: Mealen, “Bu kitap, her şeye gücü yeten ve her hükmü doğru olan Allah katından indirilmiştir.” Evet, bu kitabın bir sahibi var, O’nun her şeye gücü yetiyor, karşısında bir rakibi ve alt edip hakkından gelemeyeceği hiçbir şey yoktur. Verdiği her hüküm ve karar doğrudur. Asla, tartışma götürmez ve söz konusu dahi olamaz. Çünkü, bu kitap kâinatın hâlikı, sahibi ve hakimi tarafından, Yüce katından insanlığa indirilmiştir. Bu konuda düşüncenizi, muhayyilenizi istediğiniz kadar genişletebilirsiniz. O, her şeyde, eşsiz, emsalsiz ve şeriksiz tek bir İlâh’tır. Hiç bir şeyde Zâtı Uluhiyyetine sınır yoktur ve sonsuzdur. İşte böyle bir Zâta muhatapsın, bunu unutma ve Ona karşı ona göre bir duruş ve tavır içinde ol. O, Zümer suresinin ikinci ayetin de şöyle buyuruyor: Mealen,”Biz, bu kitabı/Kur’an-ı sana hak/gerçek bir amaç için indirdik. Öyleyse, dini/yaşamını Allah’a has kılarak kulluk et.”Bu ayette, kulluğu sadece Allah’a özel kılmak emrediliyor. Yani, Allah’a kulluğun içine hiç bir şey karıştırmamak ve Allah’tan başka hiç bir şeye dayandırmamak isteniyor. Bu, Allah’a kullukta çok önemli bir konudur. Çok insanlar bu konuda yanılıyorlar.         

Değerli dostlar, Yüce Allah bizden halis-muhlis, katışıksız, saf ve temiz kulluk istiyor. Bunun gerçekleşmesini üçüncü ayette şöyle buyurarak ifade ediyor. Mealen, “İyi bilin ki saf ve katışıksız din Allah’a aittir. Onun peşi sıra bir takım evliya/otoriteler edinenler: --Biz onlara, başka bir maksatla değil sadece bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz derler. Allah, onların aralarında tartıştıkları konularda hükmünü verecektir. Zira Allah, hiç bir yalancı nankörü yoluna kabul etmez.”Evet, Allah’ın dinine hiç bir şey ortak etmemek esastır. Yani, Allah’ın dininde şirke yer yok, kim bunu yaparsa, o din Allah’ın olmaktan çıkıyor. Allah’ın dininde mürşitlik-hurşitlik yoktur. Allah’a yaklaştırıcı, aracı ilâhlar, dostlar, ahbaplar şirktir. Dikkat ederseniz, Peygamberimize ilk inen surelerde şirke dikkat çekiliyor ve Peygamberimizin ilk mücadele ettiği kişiler de müşrikler olmuştur. Ama, gariptir ve enteresandır, Müslümanları bilgilendirme amacıyla yazılan İlmihâl kitaplarında şirke ve müşrikliğe ayrılan özel bir bölüm yoktur. Neden acaba? Tarikatçiler ve tasavvufçular darılırlar diye mi! Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselâm 10 küsur yıl onlarla mücadele etmiştir. Çünkü, dini Allah’a halis kılmanın en büyük ve önemli engeli bunlardır. Kaf suresi 16. ayette Allah şöyle buyuruyor: Mealen, “Andolsun insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.” Böyle bir durumda araya birilerini sokmaya kalkmak, şirkten başka neyin ifadesidir? Sonra, Maide suresi 3. ayette de, Yüce Allah, sizin dininizi tamamladım diyor ve bütün gerekçelerini Kur’an-ı Kerim de açık ve net olarak bildiriyor. Artık dini yaşarken kulluğu Allah’a has kılmaktan başka yapılacak bir şey yoktur. Bu hak ve gerçekler üzerine karar kılmak iman bilinci ve salih amel uygulamasıyla hoşça ve dostça kalmanızı diliyorum. 

LEBİD 

27 Eki 2020 - 12:11 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.