İzmir’de yayınlanan gazetelerin haber metinleri:

REİS-İ CUMHUR HAZRETLERİNİN KUŞ ADASINI ZİYARETLERİ

SADA-YI HAK

-1-

( İzmir’de yayınlanan Sada-yı Hak Gazetesi, 12 Şubat 1924)’teki haber metni)

REİS-İ CUMHUR HAZRETLERİNİN KUŞ ADASINI ZİYARETLERİ

Kuş Adası’nda yigirmiden fazla tak-ı zaferler rekz (zafer takları dikilmiş), kurbanlar zebh (kurbanlar kesilmiş) ve nutuklar irad (nutuklar söylenmiştir) olunmuşdur.

Kuş Adası, 8 Şubat [Muhabir-i mahsusumuzdan (özel muhabirimizden)] --

Cuma günü hususi bir trenle saat 10.20’de Selçuk’a muvasalat eden (ulaşan) Paşa Hazretlerini istasyonda kaza kaimakamı (kaymakamı), jandarma kumandanı, İzmir harici bölük kumandanı, bir kıta-i askeriye, Selçuk Nahiye Müdüri, mahalli meclis idare ve belediye azaları ve eşrafı istikbal  etmişler (karşılamışlar) ve jandarma efradı (erleri) tarafından resm-i selam ifa (resmen selamlanmış) ve mekteb çocukları tarafından söylenen nutuklar istima olundukdan (dinlendikten) sonra Efes Harabelerinin bulundığı mahalle hareket edilmiş ve orada ihzar olunan (hazır bekletilen) atlara binilerek harabeler ziyaret idilmiştir.

Ziyaretin hitamında (bitiminde) otomobillerle hareket edilerek Mahmud Esad Beğ’in  Ardalya’daki çiftliklerinde hafif bir kır kahve altısı (kahvaltı) yapıldıkdan sonra saat birde muhterem misafirlerimiz Kuş Adası’na muvasalat  etmişlerdir (ulaşmışlardır.)

Daha sabah erkenden deniz kenarında şehrin medhalini (girişini) binlerce kadın, erkek ve mekteb talebesinden mürekkeb bir cem-i ğafir (çok büyük bir kalabalık) doldurmuşlardı. Şehir dahilindeki (içindeki)  güzergahlarda (geçiş yerlerinde)  mersin, çam, defne dallariyle yigirmiyi mütecaviz (yirmiyi aşkın) tak-ı zafer rekz edilmiş zafer takları dikilmiş) ve şehir baştan aşağıya kırmızı bayraklarla donanmışdı.

Paşa hazretleri karada kıta-i askeriye, halk, mektebliler ve jandarma tarafından, denizde de hızır reis kabudanımız (kaptanımız) tarafından selamlanıyordu.

Birinci tak-ı zafer önüne muvasalat (ulaşan) eden muhterem misafirlerin kudümi şerefine (gelişleri onuruna) tezyin edilmiş (süslenmiş)  bir kurban zebh edilmiş (kesilmiş) ve bu meyanda rü’esa-i me’murin (memurların amirleri / müdürleri), hey’et-i belediye (belediye çalışanları), meclis-i idare azaları (idare kurulu üyeleri), hilal-i ahmer (Kızılay), müdafaa-i hukuk (Müdafaa-i Hukuk), türk ocağı (Türkocağı) hey’etleri tarafından beyan-ı hōş-amedi edilmişdir (hoş geldiniz karşılamasında bulunulmuştur).

medhalde  (girişte) inas mektebi (Kız okulu) talebelerinden Afet Tevfik ve Şükufe Ra’if Hanımlarla zekur mektebi (Erkek okulu) talebesinden  Necmü’d-din Efendi tarafından nutuklar okunmış ve Paşa Hazretleri bil-mukabele (karşılığında) teşekkür  ettikden sonra [İSTİKBALİN, BUGÜNKÜ MEKTEP YAVRULARI OLDUĞUNU VE YARIN İÇİN ONLARIN ŞİMDİDEN ÇALIŞMASI LÜZUM GELDİĞİNİ] beyan buyurmuşlardır.

Debbağ esnafı (Derici esnafı) tarafından tertib (düzenlenen) ve alamet-i farikalariyle (özel damgaları ile) süslenen üçüncü tak önünde iş elbiseleriyle meydana çıkan sanatkarlar paşayı alkışlayarak kurbanlar zebh (kesmişler)  etmişlerdir.

Gazi Paşa hazretleri için renk renk bir seyahat elbisesi ....  etmekte idiler.

Ortada Gazi Paşa;  sağ tarafında Latife Hanım Efendi ve sollarında İzmir mebusu Mahmut Esat Bey olduğı halde adalar denizi kenarında uzanan şoseyi takib eden “yaşa / paşa” sadaları ve alkışlarla karşılanıyordı. Bilhassa hastahane önüne muvasalat edildigi (gelindiği) zaman hanımlar tarafından “yaşasın Latife Hanım” nidalarıyle alkışlanıyordu. Bu suretle hareket eden hey’et, Belediye  ittihaz edilen (olarak belirlenen)  Türk Ocağına vasıl olmuşlar (ulaşmışlar) ve kapıda Belediye re’isi ve azaları tarafından istikbal edilmişlerdir (karşılanmışlardır).

Türk Ocağı ve Belediye binası başdan başa mersin; çam dallariyle süslenmiş ve caddenin  dört tarafına tak-ı zaferler rekz edilmişdi. Bina dâhilindeki odalar halılar ve bayraklarla kaplanmışdı.

Riyaset odasında bir müddet istirahat eden misafirler yemek için salona geçmişler sağda Latife Hanım, solda Paşa Hazretleri ... tarafda İzmir mebusu Mahmud Esat, diger tarafda Menteşe mebusu Şükrü Kaya begler ve makabillerinden Kaymakam Ekrem, Belediye re’isi Mehmed, Müfti-zade Mustafa, Şube Reisi İsmail Hakkı Begler, aralarında Refik Şevket, Harun Ayleçe ?, Kaymakam Tevfik, Kalem-i Mahsusa müdürü Hayati, Dilaver beglerle Paşa Hazretlerinin yaverleri ahz-ı mevki  (yer almışlardı) etmişlerdi.

Yemek listesi: [beyinli çorba, kesdirmeli kereviz, balık, kuzı dolması, börek, muhallebi, meyve]

Yemek hitamında belediye re’isi Mehmed Beg kazamızı teşriflerinden dolayı halkın  ..... ...... .... izah ve tazimat ve teşekkürlerini arz  etmişdir.

Paşa Hazretleri yan yana oturan Kaymakam ve Belediye Reisi beylere, halkın gösterdiği coşkun tezahürattan fevkalade  memnun olduklarını ve halk ile hükumet arasında gördüğü asar-ı mühadenet ve ahengin (barış ve uyum gösterisinin)  pek hayırlı ve ati-i memleket (ülkenin geleceği) için  kamil bulundığını ve bu bariz vazıyetinden (belli olan durum) dolayı memnuniyetlerinin bir kat daha artdığını izah ve halka iltifatlarının tebliğini rica  etdiler.

Bilmukabele (karşılığında) Kaymakam Bey ayağa kalkarak Paşa Hazretlerinin irae buyurdukları tariklardan (gösterdiği yollardan) ilerilediklerini ve halkın kuvvetine istinad suretiyle (hakın gücüne dayalı)  çalışıldığını ve gayenin ancak irşad-ı devletleri (saygın uyarıları, yol göstericilikleri) sayesinde istihsali kabil (uygulanabileceğini) olabileceğini ve bu suretle hareket edildiği gibi badema da (bundan sonra da) aynı suretle hareket edileceğine itminan-ı devletlerin ber-kemal olmasını, (kendilerinin buna sonuna kadar inan beslemeleri) rica etdi.

Yemeği müteakib tekrar riyaset odasına geçen Paşa Hazretleri ve refika-i muhteremeleri (eşleri)  Kadı Mustafa Hayri ve Gani Reşad efendilerle memleket işleri af / ef ? ticaretinden Hacı İbrahim Ağazade Mustafa, Hacı İsmail Ağazade Ahmed, Müşti ? Reiszade Mustafa, Davavekili Nazmi, Şekibzade Hüseyin, Baytar Salah’ad-din Hasan, Davavekili Nazmi, Hacı Mahmudzade Kenan Bey ve efendileri atfen hazurlarına kabul buyurarak kendileriyle bir müddet memleket ahvali hakkında hasbihal  etmişlerdir.

Saat 3,30’da halkın coşkun ve sürekli alkışları arasında otomobillerine binerek muhterem misafirler Söke’ye müteveccihen (doğru) hareket ettiler.

İttihaz edilen tedabire (alınan tedbirlere)  rağmen halkın sevgili paşasını görmek için heyecanı o kadar şedid idi ki bunu men etmek kabil olamamış ve mamafih bütün merasim bir intizam-ı tam dahilinde cereyan  etmişdir.

Bu münasebetle gayyur (çalışkan) belediye re’isimiz Mehmed beğin mesaisi cidden şayan-ı takdirdir.

Misafirleri teşyiden (uğurladıktan) sonra Kaymakam ve Belediye reisi tarafından suret-i anide münderic telgrafname (örneği aşağıya alınan telgraf mektubu) keşide   edilmişdir (çekilmiştir):

Reis-i cumhurumuz Gazi Mustafi Kemal Paşa Hazretlerine. 

“Kudüm-i fahimaneleriyle şerefyab olmuş olan kuş adası ahalisi taraf-ı devletlerinden ibzal ve ayrıca emr-i devletleriyle taraf-ı çakeranemizden tebliğ olunan iltifatından memleketin ati-i seadeti namına fevkalade mütehassis olmuşlardır. 

Bundan tolayı hakipay-i riyasetpenahilerine ve refika-i muhteremeleri hanım efendi  hazretlerine refi ve takdimiyle mübahi oldukları tazimat-ı şükr 

[mabadı ikinci sahife birinci sütun nihayetindedir]

keza ... larının kabulünü istirham  etdiklerini ve geceleyin de tenvirat icrası suretiyle izhar-ı sürur ve şadumani iderek bu şerefi temadi  ettireceklerini arza mücaseret eylerim efendim.”

bu münasebetle geceleyin mü’sad fenerlerle tenvir idilmiş ve halk gece yarılarına kadar izhar-ı sürur ve şadümani eylemişdir.

(Şükufe Raif hanımefendinin konuşmasının özeti verildikten sonra)

Paşamız Söke’de

(diye başlık atılmış ancak)

[Söke muhabir-i mahsusamızın (özel muhabirimizin) mektubunu - posta günü olması münasebetiyle- perşembe... ] fotokopide dışarıda kaldığı için son satır okunamadı.

[İ.B.B. Ahmet Piriştina İzmir  Kent Arşivi ve Müzesi Gazete Arşivi]

https://www.apikam.org.tr/tr/ArsivHizmetDetay/1392


SADA-YI HAK

(Sada-yı Hak gazetesinin 14 Şubat 1924 tarihli haber metni)

Reis-i Cumhurumuzun Söke’yi Ziyaretleri

Söke, 8 Şubat (muhabir-i mahsusamızdan (özel muhabirimizden))- 

Bir gün evvel korkunç bir yağmur sağanağı hepimizi korkutmuştu, boralı ve fırtınalı bir kış gününün ağır ve kabuslu dakikalarını yaşamıştı.

Büyük Gazimiz Reisicumhur Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin Söke’yi teşrifleriyle Söke halkını kam-yab (mutluluğa boğacağı) bırakacağı müjde-i beşare-averi (müjdeli haberi) memleket halkının büyük ve küçüğü üzerinde  sevimli bir te’sir bırakmışıı. Vaktin dar olmasına rağmen halk hazırlanıyordu caddeler sevimli ve nazlı bayraklarla tezyin ediliyordu (süsleniyor)... mesam-ı ruhumuzu tatir (ruhumuzun gözeneklerini kokusu ile etkileyen) eden mersin dallarıyle yeşil bir kordon teşkil ediliyordu.

8 şubat sabahı, temiz ve berrak duvağından sıyrılan afif bir çehre ile Söke’yi selamlamıştı. güneş ufukdan doğarken temiz bir günün selamlarını tebşir  etdi (müjdeledi). 

Ufuklardaki tozpembe pudralar yavaş yavaş kalkıyor.. ılık bir seher gününün hayat-bahş revnakı (hayat veren parlaklığı) büyük Gaziyi bir an evvel aralarında görmek ümidiyle çırpınan halkın hararetli iştiyakları arasında ileriliyor ve erkek kadın ve çoluk çocuk büyük Gaziyi karşılamaya şitaban oluyordu (koşuyordu). Kuşadası Caddesi bir cemi ğafir (yoğun kalabalık) ile dolmuştu. Boğazın derin ve ileri sırtlarına doğru hafif bir serap hâlinde  dağılan güneşin ılık ziyası gözlerimizin keskin bakışlarına daha fazla bir kuvvet ve bir intizar şiddeti bahş idiyordu.

Nazarlar (bakışlar) tepeye matuf (yönelik).. ikame edilen (konulan) bayrağın ilk temvic  (sallanma) nişanesini bekliyordu. Bu kış günün kudurgan sağanakları arasından durgun bu bahar tebessümü bir veladet-i milli (millî doğuş) kadar parlak ve pür ümid (ümit dolu)  etdi. fil-hakika (gerçekten) 8.2.340 günü bir Re’isicumhur havası ve temiz güneşli bir gündü.

Bir fısıltı...  geliyor... süratle ilerleyen otomobiller biyoğrafik sinema şeridi hâlinde  yaklaşıyordu. Geldi.. ve indi.. saat dört buçuk. Kurbanlar zebh idildi (kesildi).. Dualar idildi. Paşa ileriledi. 

Gür ve temiz sadasiyle askerlere hitab etdi.  Ve hatırlarını sordu bu yüksek insan, kudreti birkaç asrın varlık mefkurelerini özen (ören?) ve temiz kametinin sevimli dimağında taşıyan bu deha mütebessim (gülümseyerek) ağırca yürüyordu. Refik-i muhteremeleri (saygın eşleri) Latife Hanım Efendi bir sehabı andıran siyah mantosiyle bir büyük mefkure aleminin parlak bir yıldızı hâlinde  bu yüksek insanı takib ediyor.. Cemaatleri (kurumları) ve cemiyetler temsillerini (dernek üyelerini) sürura ğark eden (sevince boğan) selamlarıyle dil-şad (gönülleri okşuyordu). eyliyorlardı.

Bu çok keskin z... ve çok dakik ve hassas nazarlar önünden en küçük bir tezahür ve sevinç dalgası kaçmıyordu.

Şarkın çokdan beri beklediği bu yüksek deha  itidalini muhafaza edemeyenler vardı.

o..,  hülasa. elleri öpdüler.. ve sarıldılar.

Fi’l-hakika, halkcılığı es (eş / iş ?)  gibi kabul ve  ittihaz  etdiğine göre inkılab-ı hazırın (Şimdiki değişimin)  hakiki mevcud müeessisi doğrudan doğruya Gazi Paşadır.

Gerek bu asr ve gerek gelecek asırlar üzerinde bu zatın nüfuzı asla ifrata düşmeyecektir. Bu günki inkılabımızın esası, cüzi gibi nazar-ı itibara alınan mustafa kemal mütefekkirlerinin pişveridir.

Mustafa Kemal Paşa kendi asrının zi-hayat bir abidesidir. türk inkılabında  alem-şümul bir te’sir ibka  etdi. türk muhitinin bütün düşüncelerini takrir  etmek kaderini nefsinde cem eyledi. o sade bir zeka değil umumun, aziz türk mütefekkirlerinin fikirlerini birkaç asır kadar ifadeye muktedir yüksek kabiliyetde bir zeka..  keskin bir mümemeyyize gibi şarkın nadiren doğurduğı.. nadiren  tesadüf eylediği bir deha.. sadece keskin bir deha idi.

işte biz bu keskin ve nadir zeka huzurunda bütün insani kudret ve kabiliyetimizin temizliğini idrak  etdik..  derin bir huşu ve ihtiramla o zekayı alkışladık.

Paşa Hazretleri, ileriledi.  Doğruca belediyede ihzar idilen mahalle girildi. Müretteb çay ziyafete lütfen ve tenezzülen iltifat buyurdular. halk, ... Dışarıda tezahürata devam ediyor.

Paşa.. Belediye Reisi Bey vasıtasiyle halka en har ve samimi (sıcak ve içten) selamlarını lütfen ibzal buyuruverdiler.

Bir müddet istirahatden sonra Belediyeden Türkocağına gidildi. Paşa Hazretlerinin şeref-i teşriflerine talik edilen ocağın resm-i küşadında bulunmak şerefi memleketi ayrıca müstağrak sürur kıldı. Türkocağında biraz istirahat buyudular. Bir sade kahvelerini içdiler. Fikir-idman Yurdu ve Türkocağı hatırasını tebiden kıymetli yazılarıyle her iki cemiyetin defterini kıymetdar satırlarıyle tezyin eylediler.

Artık güneş ğurub  etmişti. Ufukda “hilal” parlak sarışın bir maden parlaklığıyla, süzgün ve durgun bakışlarıyla semayı tezyin eylemişdi. “hilal”in sağında ve biraz ilerisinde fettan nazarlar kadar oynak ve kıvrak  bir yıldızın  kıpraşan nazarı “hilal”i ayrıca süslemişdi.

Akşamın perde-i hazanı esmer çehresiyle ufkı setr iderken Paşa Hazretleri  Ocaktan ayrıldı. refika-i muhteremleriyle eşrafdan Hüseyn Beyin evine gitmişlerdi. Bir müddet orada istirahat edildi.

Artık paşanın aramızdan ayrılacağı dakikalar yaklaşmışdı. fi’l-hakika istasyonda bir cem-i ğafir akşamın mail-i harab esmerliği altında bu yüksek kalbi bekliyordı. Paşa geldi.. halkın alkış tufanı arasında şimendifer salonunun göz kamaşdıran parlaklığı arasından şimendiferin hareketine değin halkdan ayrılmak istemiyordu.

Trenin tiz ve keskin sadasını müteakib bati bir hareketle paşayı bizden uzaklaşdıran makine ileriledi. Ve Paşa Hazretleri halkın “uğurlar olsun”, “Allah sizinle beraber olsun! temenniyat ve arzusu arasında dudaklarından  süzülen mütebessim selamlarının ruhlarımızda çizdiği mesud hatıratı ebediyyen  unutmamak içün vakfe-i sükuta varmış... iman kuvveti o günde “cezbe”ye tutulmuş dervişler gibi halk,  müteessir ve nalan, paşayı.. bu büyük ve yüksek mefkureyi bir iman ateşiyle takib idiyorlardı.

refet korkud

[İ.B.B. Ahmet Piriştina İzmir  Kent Arşivi ve Müzesi Gazete Arşivi]

https://www.apikam.org.tr/tr/ArsivHizmetDetay/1392

AHENK GAZETESİ

(Aheng gazetesi 10 Şubat 2. sayfa’daki haber metni)

-1-

Re’is-i Cumhurumuz Gazi Paşa Sökede

Bizzat Türkocağının resm-i küşadını icra buyurdular

Söke 9 Şubat- Bugün sevgili Reisiumhurumuz Gazi Paşa hazretleri tarafından bizzat Türkocağının resm-i küşadı halkın samimi tezahüratı arasında icra edilmişdir. paşamızın şerefine tezahürat elan devam idiyor.

Türkocağı re’isi: İsa

-2-

Aydın vilayetini ve halkı namına Gazi Paşaya arz-ı tazimat 

Aydın muhabirimizden:

Sökede bulunan Reisiumhur Gazi Paşa hazretlerine arzı tazimat eylemek üzere Aydın valisi namına Defterdar Fahri, Tahrirat Müdürü Taceddin, halk namına Belediye reisi Fuad, Meclis-i umumi namına azadan Edhem, Ticaret Odası Reisi ve Meclis-i umumi azasından Salahaddin, İstinaf Reisi Reis Beyler Aydın’dan Söke’ye azimet eylemişlerdir. 

-3-

İzmir [8-9 Şubat 340 A. A.] - müstaceldir: Resicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleriyle refika-i muhteremeleri 8 Şubat Cuma günü Ayasuluk harabelerini gezmiş ve badehu Kuşada ve Söke’yi teşrif buyurmuşlardır. Kuşada ve Söke’de ve güzergâhta halk nakabl-i tarif sürur ve şadümani içinde Reisicumhur hazretleriyle refikaları Latife Gazi Mustafa Kemal Hanımefendi hazretlerini istikbal ve pek samimi cumhuriyet-perverane tezahüratda bulunmuşlardır. Kuşada belediyesinde öğle taamı  etmişdir. Resicumhur hazretleri Söke’de Türkocağının resm-i küşadını icra buyurmuşlardır. Geç vakit trenle İzmir’e avdet buyurmuşlardır.

https://www.apikam.org.tr/tr/ArsivHizmetDetay/1268

08 Şub 2021 - 09:35 Aydin/ Söke- Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.