TILSIMLI KOLYE

AYŞE ALIŞ - 12/D 439 SÖKE HİLMİ FIRAT ANADOLU LİSESİ

Dünden devam-    Lamia toprak, Albunea hava, Milanios su ve Midas da ateşi temsil ediyordu. Parkurlar da ona göre kurulmuştu. Bunu Berzah’a söylediğimde şaşkın bir ifade belirdi yüzünde, stresten bu durumu fark edememişti o da anlaşılan.  

  Albunea:

_Haydi başlayın , dedi.

  Berzah, kafasını bana çevirdi, onaylar ifadeyle aşağıya doğru salladı. İkimiz de aynı anda koşmaya başladığımızdan neredeyse parkuru yarılamıştık ve başa baş gidiyorduk. Parkuru bitirdiğimizde yılanlı nehire geldik. Ne kadar korksak da tamamlamaya mecburduk. Berzah’la el ele tutuştuk ve yavaş yavaş ilerlemeye başladık. Bir yandan da içinde olduğumuz durumu unutmak için geçmişteki komik anılarımızı anlatıyorduk. Bu sayede gölün ortasına kadar gelmiştik ve su seviyesi göğsümüzden yukarıya çıkmıyordu. Bu beni mutlu etmişti. Bacağıma  bir şeyin değdiğini hisseder hissetmez Berzah’ ın bileğine tırnaklarımı geçirdim, yüzümde tek bir ifade vardı, korku !Berzah durumu anlamış gibi derin bir nefes çekti ve ilerlemeye başladı, beni de peşinden sürüklüyordu. Sonunda yılanlı nehirden çıkmıştık, ben kendimi yere attım, elim ayağım boşanmıştı.

 Bizi sınava tabii tutanlar, bir yerde oturmuş bizi izliyordu. ‘’Patlamış mısır da ikram edelim mi? dedi iç sesim ... Vallahi olur gibi hem bak ortam da uygun.’’ Hafifçe tebessüm ettim, ayağa kalktım. Sırada kum fırtınası vardı, yavaş yavaş oraya ilerledim. Şiddetli bir rüzgâr esti, kumlar savruldu, toz duman  havayı  sardı. İlk işim gözlerimi korumak oldu. Ellerimle gözlerimi kapattım ve ağır ağır ilerledim, rüzgâr nedeniyle istesem de hızlı ilerleyemezdim. Berzah‘la birlikte bir parkurun daha sonuna gelmiştik gelmesine de, nasıl geldiğimizi siz gelin birde biz de sorun! 

 Son ve en çok canımı sıkan parkurun yanına vardık. Buradan karşıya atlamamız gerekiyordu. Olur da atlayamazsak aşağı düşme olasılığı beni kahrediyordu. Vallahi, bu çileyi ailem için çekiyordum. 

Dikkatimi parkura verdim ve alıcı gözüyle parkuru süzdüm. İki yer arası atlanılmayacak bir mesafe değildi, diğer yandan bu hata yapılmayacağı anlamına gelmiyordu. Ne olacaksa olsun, dedim ve atlamayı göze aldım. En yakın arkadaşımın kolunu da güven verircesine sıktım. O biraz kenara çekildi ve ben de geriye doğru adımladım. Son sürat koşmaya başladım ve kendimi boşluğa attım. Karşıya doğru süzülüyordum. Vücudum sert bir şekilde yere çarptı. Burnuma kaçan toz yüzünden birkaç defa hapşurdum. Hızla ayağa kalktım ve yara olmuş ellerime baktım. Dizlerimin acısına da   hissediyordum. Berzah’a döndüm ve ona gelmesi için el salladım... Benim yaptığım gibi geriye doğru gitti ve hızla koşmaya başladı. Zeminin uç noktasına düştü ve ayağa kalkmaya çalıştı. O sırada ayağı sertçe kaydı ve dengesini kaybetti. Vücudu aşağıya sarkmıştı, bir eliyle tutunuyordu. Acıyan dizlerimi görmezden geldim, yere çöktüm, diğer elini de ben tuttum. Onu yukarıya doğru çekmeye çalıştım, bir türlü başaramıyordum. Diğer eli terlediği için kaydı, onu da ben tutmak zorunda kaldım. Benim tutunacak yerim olmadığından yavaş yavaş kayıyordum. Berzah, bunu fark etti ve gözlerimin içine bakarak konuştu:

 _ Asena, dedi adımı zikreder gibi... Elimi bırak...Buradan kurtulamayız birlikte, bari sana bir şey olmasın sen hayatta kal!

 Onaylamaz bir ifadeyle kafamı salladım, bir yandan da gözyaşlarım gözlerimden firar edip onun yüzüne damlıyordu.

  _Asla bırakmam seni, bu yola birlikte girdik ya birlikte bu savaşı kazanırız ya da birlikte yok oluruz dedim itiraz istemeyen bir ses tonuyla.

 _ Olmaz Asena, sana bu kötülüğü yapamam, anla beni. 

 _Asıl sen anla beni! Bırakmayacağım, duydun mu beni, bırakmayacağım. Sözlerimin ardından onu tekrar  yukarıya çekmeye çalıştım, olmadı.  Zeminden kaymaya başladık. Terleyen ellerimiz de  işin cabasıydı. Son kez yukarıya çekmeye çalıştım Berzah’ı, bu hamlemle ikimiz de aşağıya düştük.

 Bedenimin sıcak bir sıvıya temas etmesini beklerken yumuşak bir yüzeye temas etmiştim,  işin garip tarafı da daha ölmemiştim. Emin olamadığım için önce gözümün tekini açtım, etrafımı şöyle bir süzdüm, ölmediğime kanaat getirdikten sonra diğer gözümü de açtım. Yanımda yatan en az benim kadar şaşkın olan Berzah’ı  kaldırdım. 

Devamı var    

01 Haz 2021 - 09:13 Aydin/ Söke- Eğitim


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.