Türk kadının tarihçesi ele alındı

Prof. Dr. Turan Akkoyun: Kitapta tarih bilimi başta olmak üzere hukukî, edebî, lisanî, ruhsal, tıbbî, sanatsal, toplumsal, sosyolojik, iletişimsel, idarî ve adlî bakış açılarıyla Türk kadını ele alındı.

İsmail Eravcı
İsmail Eravcı Tüm Haberleri

YENİSÖKE- Haber Merkezi

Prof. Dr. Turan Akkoyun: Kitapta tarih bilimi başta olmak üzere hukukî, edebî, lisanî, ruhsal, tıbbî, sanatsal, toplumsal, sosyolojik, iletişimsel, idarî ve adlî bakış açılarıyla Türk kadını ele alındı.

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Söke İşletme Fakültesi Dekanı, Adnan Menderes Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü, İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun

Afyonkarahisar Baro Başkanı Av. Turgay Şahin’in editörlüğünde kamuoyuna sunulan Disiplinlerarası Bakışta Türk Kadını – Sağlık, Fen ve Sosyal Bilimler- isimli eserin “Sözbaşı” bölümünü kaleme alarak Türk kadınını anlattı

Kadim kaynaklarda belirtildiği üzere toplumun yadsınamaz değeri olan Türk kadınına sadece “şiddet” odaklı bakma yerine konuyu pek çok boyutuyla bir arada ele almayı hedefleyen Disiplinlerarası Bakışta Türk Kadını – Sağlık, Fen ve Sosyal Bilimler- isimli çalışmanın; farkındalıklı bir örnek olarak tasarlanarak Afyonkarahisar Baro Başkanı Av. Turgay Şahin’in editörlüğünde kamuoyuna sunulduğunu belirten Prof. Dr. Turan Akkoyun, kitabın nihai hedefe ulaşıp ulaşmadığı; bilim dünyası tarafından yapılacak değerlendirmeler, yorumlar ve tartışmalar ile ortaya çıkacağını söyledi.

TÜRK KADININA SADECE ŞİDDET 

ODAKLI BAKILMAMALIDIR

Kitaba “Ezelden Ebede, Güneşin Doğduğu Yerden Battığı Yere, Bozkırdan Beyaz Perdeye: Türk Kadını” başlıklı bir bölümle katkı veren Prof. Dr. Turan Akkoyun “Çağlar boyunca varlığını sürdüren Türk milletinin; hem kadını hem de erkeği ile birlikte kaynaklardaki yerini almıştır. Nitekim bu durum herkesin de dikkatini çekmiştir. Ancak son zamanlarda kadının gerek aile içinde, gerekse direk kendisine yönelik şiddet olaylarıyla sıkça gündeme geldiği göz ardı edilemeyecek bir husustur. Şiddet kavramıyla ilgili durum ne yazık ki, sadece ülkemizde değil tüm dünya genelinde benzer şekilde zuhur etmektedir. Artık evrensel bir niteliğe sahip bahsi geçen husus, Türk kültüründe kadının değerinin anlaşılması önünde büyük bir engel teşkil eder olmuştur. Dolayısıyla bahsi geçen meselenin tek bir pencereden ele alınarak isabetli bir şekilde ortaya konulamayacağı aşikardır.

KADINA FARKLI BAKIŞ

Kadını farklı pencerelerden değerlendiren, her biri kadınla ilgili birbirinden farklı konulara değinen, on yedi akademisyen tarafından kaleme alınan ve on bölümden oluşan bu kitabın meydana gelmesinde gerek akademik yazılarıyla doğrudan gerekse yaptıkları hakemlikle dolaylı olarak pek çok akademisyen katkıda bulundu. Bu anlamda kitapta tarih bilimi başta olmak üzere hukukî, edebî, lisanî, ruhsal, tıbbî, sanatsal, toplumsal, sosyolojik, iletişimsel, idarî ve adlî bakış açılarıyla Türk kadını ele alındı.

Kitabın her bölümü birbirinden bağımsız, aynı zamanda da birbirini bütünleyici bir nitelik taşıyor.

TARİHTE TÜRK KADINI

“Ezelden Ebede, Güneşin Doğduğu Yerden Battığı Yere, Bozkırdan Beyazperdeye ‘Türk Kadını” başlıklı bölümde eski zamanlardan bugüne dek Türk kültürü içinde kadın değerlendirildi. Bu bölümde Türk devlet teşkilatı için temel teşkil eden aile ve ailenin çatısı konumundaki kadının; destanlarda, efsanelerde ve hikayelerde hayranlıkla anıldığı üzerinde duruldu. Ayrıca bölüm içinde bu hususun açıkça ortaya konduğu mitolojik eserlerden örneklere de yer verildi. Bununla birlikte bölümde; Selçuklu Devleti yönetiminde askerî ve siyasi güçleriyle kendilerinden söz ettiren hükümdar eşlerinden; Türkiye Selçuklu melikelerinin tarihi ve sosyolojik niteliklerinden; Delhi Türk Sultanlığı’nda tahta çıkan sultandan; Osmanlı Dönemi’nde toplumsal hayatın pek çok cephesinde yer alan Türk Kadınından; Milli Mücadele’deki Türk Kadınının rolünden ve beyaz perdede büyük başarılara imza atan Türk Kadınından da ayrıntılı olarak bahsedildi.

“İhtilalden İnkılâba Türk Kadını ve Siyasi Hayata Katılımı” başlıklı bölümde cephede ve cephe gerisinde yer alarak Millî Mücadele’ye iştirak eden Türk kadınının Cumhuriyet dönemindeki siyasi serüveni ve kazanımları birbirinden farklı örneklerle değerlendirildi.

“Türk Sinemasında Kadın Temsili” başlıklı bölümde filmlerde işlenen kadın temsillerinin; üretildikleri döneme dair toplumsal yansımalarını seyirciye nasıl aktardıkları ve toplumsal cinsiyet ilişkilerini etkilediği konuları üzerinde duruldu.

SAĞLIKTA TÜRK KADINI

“Sağlıkta İlk Yüz Yıla İlkleriyle İz Bırakan Bilim Kadınları” başlıklı bölümde Birinci Dünya Savaşında erkeklerin çoğunluğunun orduda görevli olmasından dolayı onların iş yükünü üstlenmeye başlayan kadının yavaş yavaş toplumsal hayatın içinde yer bulmaya başladığı üzerinde duruldu.

“Türk Dünyasında Kadın Aydınlanması Bağlamında Gagauz Kadını” başlıklı bölümde, Ceditçi düşüncelerle birlikte Rusya’da Müslüman-Türk toplumunda gündeme gelen, Gagauz Kadını özelinde Türk kadınlarının toplumdaki ve ailedeki konumu ile rolü değerlendirildi.

“Doğa Korumada Kadının Rolü” başlıklı bölümde, geçmişten bugüne kadının doğa ilişkisi, doğaya duyarlılığı, doğa üzerindeki etkisi ve gelecekte doğa korumadaki rolü farklı bir bakış açısıyla incelendi.

ALIŞVERİŞ BAĞIMLILIĞI 

“Davranışsal Bağımlılık Örneği Olarak Kadınlarda Alışveriş Bağımlılığı” başlıklı bölümde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de maddi ve toplumsal pek çok kaybı beraberinde getiren, kadınlarda görülme oranının daha yüksek olduğu yönünde fikir çokluğu olan ve bağımlı bireyle birlikte sosyal çevresini de derinden etkileyen; alışveriş bağımlığı ele alındı.

MİLLİ MÜCADELEDE TÜRK KADINI

“Millî Mücadele Anılarında Türk Kadını” başlıklı bölüm, Mondros Ateşkes Antlaşması ile yenilgiyi ve işgalleri kabul ederek ordusunu terhis etmiş, Türklük bir ölüm-kalım mücadelesine girişmek zorunda kaldı. Türk kadını bu mücadelede erkeğinin yanı başında yer aldı. Gösterdiği fedakârlıkların anılarda bulduğu karşılık, mühim kaynaklar arasında sayılıyor.

“Türk Medeni Hukuku’nda Güncel Gelişmeler Işığında Kadının Yeri” başlıklı bölümde 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu ile getirilen düzenlemelerin eşitlik kazandırmaya çalışılmış olsa da kadın aleyhine bir takım hüküm süregeldiği üzerinde duruldu.

BALKANLARDA TÜRK KADINI

“Balkanlar ve Bulgaristan’da Türk Kadını” başlıklı bölümde XIV. Yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı hakimiyetine geçen Bulgaristan’ın; Balkan coğrafyasının en yoğun Türk ve Müslüman nüfusa sahip ülkesi olduğundan bahsedilmektedir.

Disiplinler arası Bakışta Türk Kadını kitabı; birbirinden farklı bilim dalları açısından millî bir hassasiyetle hazırlanmış olup eksiklikleri bilimsel anlamda tamamlanmaya açık bir şekilde kamuoyuna takdim edildi” dedi. 

07 Eki 2021 - 08:54 Aydin- Gündem

Muhabir İsmail Eravcı


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.