Tefekkür : Ekseninden Kayanlarla Yerinde Sayanlar

   Yetenekler, kâbiliyetler, uyanıklık ve kurnazlıklar, hepsi birbirinden farklılardır. Bu farklılıklarda ihtisaslaşıp uzman olmak ve sahalarında başarılar kazanmak. Toplumda özellikleri açısından önemli derecede ciddiyet arz etmektedir. Çünkü bunlar, hayatta maddi-manevi yaşam standardının nirengi noktalarını belirlerler. Bu konuda da sanırım, Yahudiler ilk sırayı almaktadırlar. Hangi alana baksanız onları görür ve ayni zamanda o alanda etkin olduklarını da görürsünüz. Ancak, çok ama çok önemli bir nokta var ki, orada göremezsiniz. Oda, Tevhit de, Sıratımüstekîmde; gerçi onlara göre orada da en önde ve ilk sırada olduklarını iddia ediyorlar. Ama, serbest zeminde bu iddialarını ortaya koyamıyorlar. Kendi aralarında seçilmişlik noktasında ve kendilerinin belirledikleri kurallar çerçevesinde bu üstünlük statüsünü özel yasalarıyla dini inanç olarak gizleyip aralarında yaşatıp korumaktadırlar. Görünüşte Tevrat’a inandıklarını ve dini kitaplarının o olduğunu söylüyor ve Hz. Musa’yı kutsuyorlar, lâkin, ne gerçek Tevrat’a ve ne de Hz. Musa’ya inanıyorlar. Çünkü, her ikisini de ekseninden kaydırmışlar kendi heva ve heveslerine göre değiştirip şekillendirmişlerdir. Bütün bunları nereden anlıyoruz? Temelde hiçbir kutsal kitabı ve Peygamberi ötelemeyen, hepsini asliyetleriyle kabul edip tasdikleyen Kur’an-ı Kerimden. Bu konuyu bir çok gazeteci ve araştırmacı yazarın ortaya koymuş olduğu eserleri de teyit etmektedir. Aslında Kur’an bize yeter, başka delil ve ispata gerek yok.

    Evet, biz müslim ve müminlerin hayat kitabı, rehberi ve yaşam kılavuzu olan Kur’an asli hüviyetiyle her şeye ışık tutuyor, gerçeğini yansıtıyor ve Allah’ın yasalarının kesinliği ve değişmezliği bunu ıspatlıyor. Yeter ki, insanlar onu, anlamak için okusun, ayetleri ve ayetlerinin işaret ettikleri üzerinde düşünsünler, araştırma ve keşiflerini onun üzerinde yapsınlar.  Göreceklerdir, mevcut müktesebatla gerçekler, ekseninden nasıl kaydırılmış ve yanlışlar nasıl kutsanıp yerinde saymalar sağlanmış. Doğrular nasıl sulandırılıp, bulandırılıp, anlaşılmaz hâle sokulmuş? Sıratı-müstekîmin (dosdoğru-yolun) çoğulu olmayıp tekil olduğu anlaşılacaktır. Lâkin, bu alandaki deliller karartılıp bana göre doğru, sana göre doğruların kol gezdiği bir ortam oluşturulmuştur. Bu ortamda zihinlerin karıştırıldığı, inançların çorap söküğü gibi dolaştırıldığı, bid’at ve hurafelerin, gerçeklerin yerine oturtulduğunu unutmayalım. Bu hengamede yaşamakta olduğumuzun bilinciyle, bu karanlıklardan aydınlığa çıkaracak olan Kur’an-a sarılmamız gerekmektedir. Ancak, Kur’an-ın seslendirilmesinin ahengine kapılıp kendimizi kaybetmeyelim, Kur’an-ın anlamını ve amacını öğrenmekten uzaklaşmayalım. O duygusallığın meftuniyetiyle, akleden kalbin tefekkür ufkiyetine girmeye çalışalım. Biz mü’minler olarak esas görevimiz bu, ama bizi bundan uzaklaştırarak avutmak ve uyutmak istiyorlar. İslâm âlemi bu zamana kadar çok uyudu, artık uyanma zamanıdır diyelim ve önümüzdeki ve elimizdeki kutsal kitabımız Kur’an-a tam bir iman bilinciyle sarılalım. Çünkü, silkinip kendine gelmek, sa’y ve gayretiyle kendi özümüzü bulmak ve fıtratına dönüp gerçek kurtuluş yoluna girmekte islâm âlemi çok geç kalmış inancındayım. Kişisel olarak her mümin bunu idrak etmelidir diye düşünüyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder

# Allah

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?