Tefekkür : Gerçek ve Bilim Bir İmtiyaz Mı?

   Bilime iman olmaz demişler, bilimsiz imanda sağlam ve sağlıklı olmaz diyenler de, bilim beynelmileldir kimse tekeline alamaz ve kutsayıp ta ona tapamaz. Bu nedenle her çalışan, araştıran, okuyan ve düşünen, bilimden bir paye edinebilir. Bilgisini mutlaka tescillemesi gerekmez. Eğer amacı para kazanmak ve bir makama oturmak isterse, o zaman bilgisini tescilleyici bir belge alması gerekir. Çünkü belgesiz güven tesis edilemez. Kabataslak ifade edersek, zamanımızda bilim birçok dallara ayrılmış. Kişi seçtiği dalda çalışıp başarılı olması için plânlı, programlı ve donanımlı çalışması gerekir. Bu konuda, insanlar kendileri için bilimsel manada çalışmalarını koordine edecek ve ilerlemeyi gerçekleştirecek okullar, kurslar laboratuarlar, sanayi siteleri ve AR-GE alanlar tesis etmişler ve hâlen de etmektedirler. İfade etmeye çalıştığımız gibi her branş kendi çapında ihtisaslaşmak ve sahasında mütehassıs elemanlar yetiştirmek ister. Bu onların hakkı ve aynı zaman da bir gerekliliktir. Buraya kadar iyi de lâkin dünyada bilimsel manada çok branş var, hâliyle insan düşünüyor bütün bunların toplumlarda bir karşılığı var mı? Bunu daha çok da pratik manada gerçek adına merak ediyor ve bu kadar ihdasın bir muhdesi var mı acaba diyor! Daha açıkçası, bilim adına oluşturulan bir takım müktesebatlar vardır, ne kadar gerçeği yansıtıyor diye bunların sorgulanması gerekir. Çünkü bilim platformlarında bunlar tartışılıyor. Bir örnek verip konuyu noktalamak istiyorum. Evet, adam eline Kur’an kitabını alıyor, bu bir kitaptır diyor. Öyle ki, o elindeki Kur’an da onun bir kitap olduğu 200 yerde yazıyor. Lâkin adam ısrar ediyor ve bir sürü söylentileri rivayetler adıyla o iddiasına delil olarak sunuyor. Sonuçta o müktesebatı ezberlemek, malum sebep-sonuç çerçevesinin içinde kalıp dışına çıkmamak şartıyla bunun bilimsel olduğunu söylüyor. Yorumunu siz okurlarıma bırakıyorum.

    Evet, zor günler yaşıyoruz. Yük ağır akabeyi aşamıyoruz. Belimiz büküldü, dizlerin bağı çözüldü. Emaneti taşıyamıyoruz. Bülbül güle geldi. Gül coştu dile geldi. Sırlarını ele verdi. Mis kokusu sönüverdi. Dürüstlük dillerde göründü. Gönül harabeliğe döndü. Şeytan ağını ördü. Takılan sevgi öldü. Biz dost dedik. O post dedi. Yaklaştık tost etti. Her değeri geri tepti. Allah dedi aldattı. Dindarlığını sattı. Her süte su kattı. Utanmadan dindarlığa yattı. Güven dedik kaçtı. Fedakârlık dedik baktı. Topu taca attı. Yüzlerde tebessüm kalmadı. Onun yerini sırıtma aldı. Benliği riyakârlık sardı. Saf insanlara aldanma kaldı. Dürüstlük pazarda yok. Her türlü alengirlik çok. Böyle bir toplumdan kork. Bunu kof kafana sok. Dön bir arkana bak. Uzun farlarını yak. Vakit varken hinliği bırak. Bu sokak çıkmaz sokak. Yoksa Allah’tan yersin bir tokat!

     Evet, kolaylık senin elindedir. Allah’a iman ve güven huzur verir. Allah’a kul olmak mutluluk getirir. Kula-kulluk ise özgürlüğü eritir. İnsanları kendilerine kul edenler. Onlardan bir şey beklerler. Allah öyle mi ya! gaflet edenler. Her daim kuluna lütfeder. Bülbül güle aşıktır. Dikeniyle barışıktır. Gönlünü ancak sitemler kanatır. Güzelliği Yüce Allah yaratır. Gönülleri karşılıklı sevgiyle donatır. Ancak, sevgi sabır ister. Fedakârlık bekler. Gönül bahçesinde muhabbete çeker. Gül dalında bülbül bu aşka raks eder. En içten namelerle bu aşka selâm eder. Aziz dostum dünyaya hor bakma. Kötüleyeni kafana takma. Pire için yorgan yakma. Dikkat et şeytana sarkma. Dünya senin pazarın. İyiliklerde olsun nazarın. Kiramen-Kâtibin yazarın. Ahretine de güzellikler yazar umarım. Tatlı bir tebessüm. Sadakadır benim gözüm. Tenkit olsa da sözüm. Sana vermesin hüzün. Dindar ol görünme. İbadetlerinle böbürlenip öğünme. Yanlış yerlerde görünme. Toplum içinde dövünme. Vakarın süsün olsun. Kalbin mutmain olsun. Şeytan senden uzak dursun. Hak yerini bulsun. Allah seni sevmiş yaratmış. Senin için Cennet vaat etmiş. İradeni eline vermiş. Bu yolda çalış. Cennet senin olsun demiş. Ne mutlu vaadi hak edene. Çalışmasını bu yolda vakfedene. Ne demiş İbrahim Hakkı: Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?