Cuma Sohbeti : Allah'ın Kurtuluş Yolu Tektir

   Bu dünyaya bir amaç uğruna getirilen insan, bu nedenle başıboş bırakılmamış. Amacına yönelik özelliklerle donatılmış, önüne bir rehber ve eline de bir kılavuz verilmiş. Bu çerçevede ömür boyu sınava tabi tutulmuş. Görevi belli, işi belli ve amacı bellidir. Bu sınavın soruları elindeki kılavuz kitap Kur’an-ın içinde, bu dünyada yaşamıyla bu soruları cevaplandıracaktır. Doğruluk dereceleri yarın ahrette o kılavuz kitaptan sorulacaktır. Doğru cevap veren kişiler sınavı kazanmış, ödülü hak etmişlerdir. Doğru cevap veremeyenler sınavı kaybetmiş ve akıbetleri ne olacak sınav sonuçlarının belirlenmesine göre değerlendirilecektir. Neticede ödülü Cennet olanlar mutlu ve müreffeh olurken, cezası Cehennem olanlar da mutsuz, huzursuz ve korku içinde olacaklardır. Genel manzara bu, detaylara girince, Kur’an bunları her iki taraf için gayet net açıklıyor. Konumuz bu olmadığından onlara girmeyeceğiz. Ancak, önemine binaen bir kaç noktayı vurgulayıp geçmemiz gerekir. Birincisi, sınav soruları da, cevapları da Kur’an’dan olacaktır. İkincisi, kabirde herhangi bir sorgu sual yoktur. Üçüncüsü de, kabir azabı diye bir şey yoktur. Kabir suali ve melekleri uyduruktur. Sorgu-sual ve muhakeme Kıyamet gününde ve Mahşer yerindedir. Bu dünyada ölülerin arkasından ancak dua edilir. Kur’an, insanlığın bu dünya kitabıdır, yaşayan insanların hidayetini sağlamak için, diri-hayatta olan insanlara Yüce Allah’ın indinden inip ulaştırılmıştır. Sırat, insanlığın tek kurtuluş yoludur ve bu dünyadadır çoğulu yoktur. Dalâlet ise sapıklık yoludur, çeşitleri sayılamayacak kadar çoktur.

   Sıratımüstekim (dosdoğru yol) Kur’an’da tarif edilen bir ayettir. Bu yolda giden Allah’ın rızasına ulaşır. Kur’an ayetlerine inanıp uygulamak her mü’minin görevidir. Buna hayatını Kur’an’la inşa etmek denir. Bu ayetler müphem, muğlâk, sır ve meçhûl ifadelerde mülhem değildir. Kur’an da hepsi açık ve net olarak izah edilmişlerdir. İşte, o ayetlerden çarpıcı bir örnek! Bakınız, mana ve medlulüyle, amaç ve muhtevasıyla ap-açık olan ve insanı sorumluluklarına karşı nasıl sorgulamaya çekiyor? Dersimizi almak için Kur’an-ı Kerimin Tevbe suresinin 24’ncü ayetini okuyalım.  Türkçe meali/anlamı Şöyle: Lütfen çok dikkatli okuyup düşünelim. “Deki; eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabalarınız, kazandığınız mallar, durgunluğa uğramasından endişe ettiğiniz ticaretiniz ve hoşlandığınız meskenler size Allah’tan, Elçisinden ve O’nun yolunda cihattan daha sevimli ise, artık Allah’ın buyruğunu gerçekleştirinceye kadar bekleyin. Allah günaha saplanmış kimseleri doğru yola erdirmez.” Cihat, İslâm’da dini hayatın çerçevesi içinde muhtevası en geniş bir kavramdır. Yaşamın her noktasında yeri, payı ve alâkası vardır. Belki de mümin bu kavramla hayatını kontrol altına alma imkânını elde eder. Böyle bir kapsamda olan cihadı, savaş meydanına hapsetmek yanlış bir düşünce ve eksik bir inançtır. Yukarıda bir ayetini ele alıp Türkçe anlamını verdiğimiz Tevbe suresi bu konuda ibret alacak olanlar ve dersler çıkaracak olanlar için önemlidir.

   Yüce Allah cihadın mana ve muhtevasını müminin nirengi noktası ederken, hayatının en yürek sızlatıcı, can alıcı, hassas ve nazik alanlarına da vurgu yapıyor. Ayette, başlangıçla sonuç arasında kendimizi sorgulamamız gereken noktaları belirliyor. Buralarda gaflete düşmememiz için, o noktaların altını tek tek çizmemiz gerektiğine işaret ediyor. Acizane düşünceme göre bu ayetin asli metni ve Türkçe anlamıyla güzel bir çerçevenin içine alıp evin salon kısmının kıble noktasına konulması yararlı olur. İnsanın başıboş olmadığının anlamını, belirleyici özelliğiyle yansıtan Kur’an-ı, kılavuz olma yordamını unutmamış oluruz. Dikkat ederseniz;  9 noktayla belirlenen çok sevdiğimiz dünya değerlerimiz sayılıyor ve bütün bunların bağlayıcısı Allah’tan, Elçisinden ve O’nun yolunda cihattan daha sevimli ise! Şimdi, burada duralım, 9 tane madde var onlarda sevimli, sevimsiz diyemeyiz, dünyaya bağımlılığımızın çok önemli değerleri, ama cihattan üstünde tutamayız. Nasıl! Çetin bir imtihan değil mi? Bütün bu dünyevi 9 önemli ve sevimli noktayı aşıp cihatta karar kılacağız. Her babayiğidin harcı değil, değil mi? Ama bütün bunları bizden isteyen Allah var, kendisini bu yola adamış Hz. Muhammed var, Cennette hep beraber olmamızı arzu eden. Evet, 9 maddenin ayrı ayrı hepsinin üzerinde durarak kendimizi sorgulayalım. Bu mutlaka arada bir yapmamız gereken dini sorumluluğumuzdur. Yoksa, Allah’ın buyruğu gerçekleştikten sonra iş-işten geçmiş olur. Esenlikler dileğiyle hoşça kalınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?