Söke'mizin Unutulmaz Değeri: Prof. Dr. Mehmet Eröz...

   Yüce milletimizin, ülkemizin ve şehrimizin unutulmaz değeri, sosyolog, akademisyen, tarihçi, şair-yazar ve Türk Dünyası fikir âlimi Prof. Dr. Mehmet ERÖZ adına yakışır bir şekilde anılacak. İlçemizin önemli simalarından olan saygıdeğer Mehmet ERÖZ hocamız, hatırlanacağı üzere, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğretim üyeliği görevini başarıyla sürdürürken, amansız hastalığa yenik düşerek, 20 Haziran 1986 tarihinde vefat etmişti. Milli düşünce bağlamında, sayısız kıymetli eseri bulunan, Prof. Dr. Mehmet ERÖZ hocamız ülkemiz genelinde de, büyük bir takdir toplamış ve çalışmalarıyla tüm Sökelileri gururlandırmıştır. Merhum Mehmet ERÖZ hocamız vefatının 36.yıldönümünde, 20 Haziran 2022 tarihinde, Söke Belediyesi Sanayi Düğün ve Toplantı Salonu’nda, saat 17:00’de düzenlenecek olan program ile anılacaktır. Bu anlamlı anma programı, “Marka Kent Söke Projesi” kapsamında Söke Ticaret Odası’nın öncülüğünde gerçekleştirilecektir.

TÜRK DÜŞÜNCE DÜNYASI’NDA ÇIĞIR AÇAN BİR BİLİM İNSANI: MEHMET ERÖZ (1930-1986)

   1930 yılında Söke’de dünyaya gelen Mehmet ERÖZ, İlk ve orta öğrenimini ilçemizde tamamlamıştır. Devamındaki süreçte ise, gençlik yıllarında Aydın Lisesi’ne kaydolmuştur. Aydın Lisesi’nden mezun olduktan sonra, yükseköğrenim görmek amacıyla İstanbul’a gitmiştir. Burada İstanbul Üniversitesi Ticari İlimler Akademisi’nde yükseköğrenime başlamıştır. Bu okuldan 1955 yılında mezun olan Mehmet ERÖZ, birkaç yıl sonra, aynı üniversitenin İşletme İktisadı Enstitüsü’nde yüksek lisans yapmıştır. Öğrenim kariyerini noktalayan Mehmet ERÖZ, bu süre zarfında Şeker Fabrikaları’nda, müfettiş olarak çalışmaya başlamıştır. Fabrikada neredeyse hiç iş olmamasından dolayı da canı sıkılmıştır. Müfettişlik görevinde bulunan Mehmet ERÖZ, “Hak etmediğim bir ücreti alamam” diyerek,  Şeker Fabrikaları’ndaki işinden istifa etmiştir. Bu olayda da görüldüğü üzere saygıdeğer Mehmet ERÖZ hocamız her zaman hak, hakikat ve adaleti savunan vakur duruşuyla, örnek bir kişilik yapısına sahip olmuştur. İşinden istifa ettikten sonra üniversiteye dönmeye karar vermiştir. 1961 yılında ünlü bilim adamı ve sosyolog Ordinaryüs Prof. Dr. Ziyaeddin Fahri FINDIKOĞLU’nun asistanlığını yapmaya başlamıştır. Bu durum onun akademik hayatında adeta bir dönüm noktası olacaktır. Asistanlık yıllarında, Ordinaryüs Prof. Dr. Ziyaeddin Fahri FINDIKOĞLU’nun, ilmi ve fikri bilgisinden oldukça faydalanmıştır. Mehmet ERÖZ Göçebe Ekonomisi ve Türk Göçebelerinde İçtimai Organizasyon” adlı doktora teziyle, 1965 yılında sosyoloji doktoru unvanını almıştır. “Marksizm Leninizm ve Tenkidi” (Eleştirisi), adlı teziyle de, 1971 senesinde doçent unvanını elde etmiştir. Ardından 6 yıl sonra kaleme aldığı, “Türkiye’de Alevilik ve Bektaşilik” adlı teziyle ise, profesör unvanına layık görülmüştür. Akademik hayatında finansmanını bizzat kendisinin karşıladığı öğrenci gezileri düzenlemiştir. Ayrıca saygıdeğer Mehmet ERÖZ hocamız, bu düzenlediği gezilerle birlikte hem kendisinin, hem de öğrencilerinin fikri düşünce yapısını zenginleştirmiş ve akademik çalışmalara da imza atmıştır. “Doğu Anadolu Hakkında Sosyo-Kültürel Bir Araştırma” adlı çalışma, bu gezilerin ilk meyvesi olarak ortaya çıkmıştır. Bu araştırma milli birliğimiz için yapılan kültür mücadelesinin önemli bir parçası niteliğindedir. Ayrıca Mehmet ERÖZ, bölücülükle mücadelenin, kültürel köprüden geçilerek yapılacağına inanmıştır. Daha sonra bu konular ile ilgili çeşitli dergilerde yayınlanan makale çalışmalarını “Doğu Anadolu’nun Türklüğü” adlı kitabında toplamıştır. Mehmet ERÖZ bölücülerin tuzağının, tarih ve sosyoloji bilgisi ile bozulabileceğini, çalışmalarında sıklıkla vurgulamıştır. Mehmet ERÖZ,  Doğu Anadolu’nun yer adları konusu ile ilgili de akademik çalışmalarda bulunmuştur. Bu konu hakkında, Türkiye’nin Sosyal ve Ekonomik Sorunları Semineri’nde, sunduğu, “Doğu Anadolu Köy Adları Üzerine Sosyolojik Bir Araştırma” adlı bildiriyle dikkatleri üzerine çekmiştir. Ayrıca saygıdeğer Mehmet ERÖZ hocamız, Türklerin Anadolu’ya ilk gelişinin 1071 yılından önce gerçekleştiğini belirtmiştir. Türklerin Anadolu’ya İslamiyet’i kabul etmeden önce geldiklerini ve bu coğrafyada yaşadıklarını ifade etmiştir. Bu duruma, Hıristiyan mimarisindeki Türk izlerini kaynak göstermiştir. Ayrıca merhum Mehmet ERÖZ, hiçbir ideolojik görüşün etkisinde kalmayan, son derece aydın bir akademisyendir. O, Atatürkçülüğü, Türk Milliyetçiliğini, Türk Milli Kültürünü benimseyen ve bu ortak yaklaşımları, milli birlik çatısı altında birleştiren bir aydındır. Prof. Dr. Mehmet ERÖZ, İslamiyet dini mezhepleri konusunda da, son derece birleştirici ve bütünleştirici bir aydın olmuştur.

   Bu bağlamda Prof. Dr. Mehmet ERÖZ Alevilik ve Sünnilik mezheplerinin, Türklük şuuru altında sağlam diyaloglar geliştirmesi gerektiğine inanmıştır. Kardeş kavgasının asla yaşanmaması gerektiğini vurgulamış, iki mezhebinde kültürel öğelerinin aynı kökten “Türklükten” beslendiğini ifade etmeye çalışmıştır. “Merhum Mehmet ERÖZ hocamızın hayat hikâyesi, herkesin huzur, mutluluk ve barış içinde yaşadığı bütünleşik Türkiye resmidir”.  Saygıdeğer hocamız Mehmet ERÖZ’ ün, kitap, makale ve yazımsal çalışmaları oldukça fazladır. Bunların hepsi kapsamlı biçimde ele alınmak istendiğinde, hocamızın hakkında makale değil, mutlaka kitap yazılması gerekecektir. Bir yazar olarak ifade etmeliyim ki; Hocamız 56 yıllık ömrüne, birçok başarılı çalışma sığdırabilen nadide bir Türk aydınıdır. Kıymetli hocamıza Yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun…

   Kıymetli hemşerilerim geçen günlerde eski Çumra Belediye başkanı: Saygıdeğer Mehmet Zeki TÜRKER ağabeyimizle tanıştım. İçten ve samimi bir sohbet gerçekleştirdik. Mehmet Zeki ağabey Konya Çumra Kuzucu köyünde doğmuş ve damadı da Sökeliymiş. 1999-2004 yılları arasında Çumra belediye başkanlığı görevini yürütmüş. Aynı zamanda kaleme aldığı kitapları da mevcuttur. Kendisi son derece milli düşünceye bağlı ve bilgi birikim düzeyi yüksek bir yazar. Bu eserlerinden “Tarihi ve Sosyolojik Yönüyle Çumra Yörük Köyleri” adlı kitabını kaleme alırken, Prof. Dr. Faruk SÜMER ve saygıdeğer Mehmet ERÖZ hocamızın, eserlerine sıklıkla başvurduğunu belirtti. Kaynak olarak, Mehmet ERÖZ hocamızın, eserlerinden yoğun bir şekilde yararlanmış. Mehmet Zeki TÜRKER hocamızın da, eserlerini kaynak aldığı, Prof. Dr. merhum Mehmet ERÖZ hocamız, görüldüğü üzere hem Söke’nin, hem de Türkiye’nin güzide ve örnek bir değeridir, kıymetli bir bilim insanıdır. Mehmet ERÖZ hocamızın isminin yaşatılması ve fikri düşünce yapısının gelecek kuşaklara aktarılması konusu, son derece önemlidir. Bu noktada Söke Ticaret Odası yönetimini tebrik ediyorum. İlçemiz adına anlamlı ve farkındalık yaratan çalışmalarının devamını diliyorum.

   Ayrıca bu yazımda, Mehmet ERÖZ hocamızın hayatı ile ilgili makalelerini kaynak aldığım, yine Söke’mizin kıymetli ve önemli değerlerinden, YeniSöke Gazetesi yazarlarından Yaşar ÇAĞBAYIR hocamıza da, teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum. Yaşar ÇAĞBAYIR hocamızın da, saygıdeğer Mehmet ERÖZ hocamız ile ilgili, çok önemli çalışmaları bulunmakta. Mehmet ERÖZ hocamızın hayatı ve çalışmaları için daha detaylı bilgilere bu adresten Yaşar ÇAĞBAYIR hocamızın kaleminden ulaşabilirsiniz.

https://ycagbayir.wordpress.com/2008/04/09/sokeli-bir-sosyolog-mehmet-eroz/

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cumhur Kartal YILDIZ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?