DÎVÂNU LUGÂTİ’T-TÜRK ÜZERİNE İKİ ROMAN

   Büyük dil ustamız, Türkçe ve Türklük üzerine bin küsur yıl önce kalem oynatmış, mürekkep yalamış, zamanının bütün Türk obalarını, kentlerini, çadırlarını dolaşarak derleme yapmış büyük üstat Kâşgarlı Muhmud üzerine yazılmış iki eseri okumak nasip oldu. Bunlardan birincisini hemşehrim, öğretmen Hasan Kallimci kaleme almış. Kitap “BİLGİN ŞEHZADE -İLK TÜRKÇE SÖZLÜĞÜN ROMANI”[1] adını taşıyor. Çocuk roman ve hikâyeleri yazarı olan Kallimci, bir tigin [şehzade] olan Kâşgarlı Mahmud’u çocukluğundan itibaren bir roman tahkiyesi ile anlatmaya gayret etmiş. Ve bu gayretinde de başarılı olmuş, bence... Kallimci’ye göre Mahmud, kelimelere daha çocukluğunda merak duymaya başlamış, her sözlükçü gibi... Bu merak gittikçe bir hastalık derecesine yükselmiş. Önceleri çevresindeki kelimeleri, başkalarının / başka yerlerdeki kişilerin konuştuğu sözleri not etmekle başlamış. Saltanat kavgaları yüzünden hayatının tehlikeye düşmesi onu Türk oba ve çadırları arasında dolaşmaya mecbur kılmış. Tanınmamak için hep kırda bayırda, çadırlarda konaklamış, obalara misafir olmuş; onlara hem Müslümanlığı, hem de Türk dilinin inceliklerini, güzelliklerini anlatmış. Onlara  hocalık etmiş, dolayısıyla kelime toplaması da böylece kolaylaşmış...

Kallimci, sözlük üstadımız Mahmud’a şöyle söyletir: “Türk obaları, Arapça ders veren hocalardan Müslümanlığı öğrenemezler. Eğer Arapça öğrenerek Müslümanlığı ve Kur’anı yaşamaya kalkışırlarsa bu uzun yıllar alır. Oysa halife tarafından gönderilen hocalar Türkçeyi öğrenip de Türkçe olarak ders verecek olurlarsa, Müslümanlık Türkler arasında hızla yayılacaktır.” İşte Kâşgarlı’yı bu sözlüğü hazırlamaya iten saik budur. Uzun yıllar, kaçak olarak Türk illerinde dolaşarak yaptığı derlemeleri ömrünün sonlarına doğru tamamlayarak, Türk Sultanının damadı olan Bağdat’taki Halifeye takdim eder.

Kallimci ortaokul öğrencilerinin anlayabileceği bir dil ve üslup ile güzel bir roman hazırlamış. Kalemine sağlık, gönlüne güzellikler dilerim.

Şimdi gelelim, Kâşgarlı’nın kaleme aldığı bu eser yıllar sonra nerelerde korundu ve nasıl bilim âleminin bilgisine sunuldu? Veya bu kitap nasıl gün yüzüne çıktı?

Türk Dil Kurumu başkan yardımcılarından Prof. Dr. Feyzi ERSOY’un “BİR KİTABA TUTULDUM – DÎVÂNU LUGÂTİ’T-TÜRK’ÜN ROMANI”[2] adındaki eseri... Eser daha önceleri Gazi Kitabevi tarafından 2019’da yayınlanmış. Ersoy, romanına Ziya Gökalp’in Dîvânu Lugâti’t-Türk’ü kasdederek söylediği “Bu kitaba tutuldum.” sözünü romanına ad olarak seçmiş.

Roman, kurgusal bir olayla Dîvân’ın çalınmasıyla başlıyor. Çalanların niyetleri sonradan anlaşılıyor: “Doğu Türkistan’daki (yani bu eserin meydana getirildiği coğrafyanın) Çin zulmü altında inleyen Türklere [Uygur Türkleri] dünyanın dikkatini çekmek... Ve ardışık olarak günümüze ve yüz yıl öncesine giderek Dîvân’ın dokuz yüz yıl nasıl korunduğunu, sahip olan kişinin vasiyetleri doğrultusunda zorda kalan kadının kitapçıya satmaya götürüşü... Bu kitabın çalınması üzerine aydınlarımızın ne tür tavırlar koyduğu... Kitapsever Ali Emirî Efendi’nin kitabı edinme çabaları... Korumakta çekilen sıkıntılar... Bu arada devlet adamlarının ilgisizliği... Araya giren kişilerin yardımı ile devlet ricalinin etkisi ile Emirî’den basımına izin alınması... Basılı olarak yayınlanması için Kilisli Rifat Hoca’ya teslimi... Kilisli Rifat Hoca’nn titizliği...

Kısacası bu eserin bulunuşu ve ilim âlemine tanıtılmasının hikâyesi de “Bir Kitaba Tutuldum” romanında dile getirilmiş.

Kallimci’nin eseri ortaokul öğrencileri seviyesinde kaleme alınmış, ama diğeri de rahatlıkla aynı seviyedeki öğrenciler tarafından okunabilir.

Kallimci ile Denizli Merkezefendi Kitap Günleri’nde bir araya geldiğimizde sohbet arasında bana dedi ki:

“Gençlerimizin, bugünkü kelimelerimizin geçmişini ve bugün yabacı dillerden aldığımız pek çok kelimenin karşılığınıngeçmişte/ oralarda var olduğunu görmeleri ve bir dil bilincine kavuşmaları, Türkçe’nin gücünü kavramaları için münasebet düşürüp Kâşgarlı’dan kelimeler aktardım.”

Bu arada bir telefon görüşmemiz sırasında “Kutadgu Bilig”in de romanı hazırlığında olduğunu ifade etmişti. Kendisine başarılar dilerim.

[1] Kallimci, Hasan – (2022) Bilgin Şehzade-İlk Türkçe Sözlüğün (Dîvânu Lugâti’t-Türk) Romanı, Uçan At Yayınları y., İstanbul.

[2] Ersoy, Feyzi – (2022) Bir Kitaba Tutuldum Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün Romanı, Ötüken Neşriyat y., İstanbul

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?