Haftanın Yorumu : Düşündüren Yaz Yağmurları

     Yılın içinde mevsim özellikleri, hava durumlarının farklılıklarıyla birbirinden ayrılırlar. Elbette yılın bütünlüğü içinde hepsinin temelde ve detay da yararları var. Bu süreçte zarar addettiğimiz bir takım olumsuzluklar o mevsimin temel özelliğinden kaynaklanmıyor. Biz insanoğlunun o konulardaki düşüncesizliği, basiretsizliği, tedbirsizliği ve kaygısızlığından meydana gelmektedir. Mesela, yerleşim alanlarını kurarken, tabiat olaylarını hesaba katmayışımız veya işimizi kadere, şansa ve tesadüfe bırakmamızdır. Dolayısıyla doğal afetler bunların neticesinde meydana geliyor zarara ve sıkıntıya uğruyoruz. Örneğin, evlerimizi depreme dayanıklı yapmazsak, sel ve su baskınlarına uğrayacak dere ve engebeli yerlere kurarsak, volkan patlama noktasının yakınına yerleşirsek, ne zaman geleceği belli olmayan tehlikeli ve sıkıntılı olaylara kapıyı açık bırakmış oluruz. Sonuçta bu yanlışlarımız, hatalarımız bize ciddi sıkıntılar yaşatır. Aslında bunlarla da kalmıyor, doğayı kirletiyor bir takım teknolojik deneylerle tahrip ediyor ve yetmiyor hiç gereksiz savaşlarla mevsimlerin bile dengesini bozuyoruz. Son zaman bu konuda çok önemli olumsuzluklar yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz. Dolayısıyla bütün onların ağır bedelini ödüyor ve sıkıntılarını çekiyoruz. Bütün dünya insanlığın hakkını yiyen ve hukukunu çiğneyen emperyalist güçler, bunu dünya hakimiyeti ihtirasıyla yapıyorlar. Bunu, bu dünyayı, güneş sistemini bizim hizmetimize vereni tanımamak pahasına yapıyorlar. O’nun bu emanetine riayet etmiyor, geçmişten ibret almıyor, öyle ki, bu sistemin sahibi Allah yokmuş gibi hareket ediyorlar. Bu egoist isyankarlığın acımasızlığıyla bütün insanlığa bedeller ödetiyorlar. Yıllardır İslâm âlemi içinde yaşadığı gaflet ve cehalet sebebiyle bütün bunları görememekte ve idrakine de ne yazık ki bir türlü varamamakta ve başımıza gelenleri de anlayamamaktadır.

YAZIN GELDİĞİNE SEVİNEMİYORUZ

     Yaz yağmurları ve fırtınalar yurdumuzun bazı yörelerinde sel felâketleriyle can ve mal kayıplarına sebep olmaktadır. Bu nedenle acılı ve sıkıntılı günler yaşandı, ekili alanlar zarar gördü. Bunların bu yaşanan olumsuzlukların ileriki günlerde yaşam şartlarımıza etkili olması muhtemel. Ne yapalım bu olayları önleme gücümüz yok deniyor. Gerçekten böyle mi, daha önce böyle olmadığına değinmiştik. Bu nedenle işte, bir türlü önü alınamayan pahalılık ve zamlardan kurtulamıyoruz.  Öyle ki her şeyi akaryakıt zamlarına endekslemiş durumdayız. Hemen-hemen her zam yapanın dilinde, nedir bu sabah başka akşam başka fiyat farkı dediğiniz de, benzin ve mazot zammını görmüyor musunuz? cevabı veriliyor. Daha yazın başında bu sıkıntılar, âdeta yaza girme sevincimizi sarsmakta. Bamyanın kilosu kırk lira! Allah akıbetimizi hayır etsin diyelim. Sevindirici haber, bu yıl hububatta verimli bir dönem yaşadık dediler. İyi ama simit’in ve ekmeğin tanesi 4 lira. Nasıl sevindiniz mi? seviniyorduk lâkin kursağımız da kaldı. Umarız diğer ürünlerimizde sevincimizi destekler gelişmeler yaşarız.  Artık, yazın meyve ve sebzeleri pazarlarda ve manavların tezgâhlarında yerlerini aldı, şimdilik fiyatlar pek sevindirici olmasa da, inşallah ileri doğru bir takım rahatlamalar olur. Bu hengamede, Karadeniz’den komşularımız Ukrayna ve Rusya arasındaki bu anlamsız savaşın devam ettirilmesi anlaşılır gibi değil. Bu dehşetengiz durum dünyada enerji, akaryakıt ve küresel ekonomik krizi patlattı. Bu krizin her tarafı sarması, birilerinin menfaatine olduğu kesin. Bunun nasıl bir amaç uğruna sağa-sola servis edilmesi anlaşılır gibi değil. Ama ülkemizin bundan önemli ölçüde etkilenmesi ve bu etkinliğin sürmesi düşündürücü bir meseledir. Bu krizin özellikle dar gelirli vatandaşlarımızın sıkıntı çekmesine sebep olması, gerçekten önemli bir üzüntü kaynağıdır. Yani, uzun lafın kısası bu olaylar nedeniyle ülkemiz ve devletimiz içeride ve dışarıda önemli sorunlar yaşamaktadır. Şimdiye kadar hiç durmamış olan düşmanlarımız, son günlerde daha da azıttılar.

GÖREV BİLİNCİ ZAAFİYETİ YAŞAYANLAR             

      Söke bu son dönemlere kadar bu denli bir vurdumduymazlık sanırım yaşamamıştır. Artık birçok şey oluruna bırakılmış, ilgi ve alâkasızlık hat safhaya gelmiş, şehir kokuyor. Tabi hoş bir koku değil, temizlik hak getire, çayda akan suyun rengi kokusu, tarife gerek yok, karşıdan seyretmek yeter. Çayın içinde akan suyun pisliği belediyeyi ilgilendirmiyormuş! Olabilir mi, olmayabilir mi? Yasalara soralım, soralım da, çayın içine akan pis suları kime soralım? Sormaya devam edelim cadde ve sokaklarda yaya geçitlerde geçişi belirleyici işaretler “Sarı çizgiler” silinmiş kaybolmuş, aylardır böyle. Bu çizgileri kim yenileyecek, durum kimin sorumluluğunda? Bakan-eden yok, sürücülerin dikkatini çekmiyor, yok ki çeksin! Tabi yayalar zahmet çekiyor. Şehir içinde su şebekesinde bir patlak oluyor haftalar süren bir sıkıntı, tamir edildikten sonra ciddi bir düzenleme yapılmıyor. Buda haftalarca sürüyor ve sıkıntılar bitmiyor. Yol kenarları temizlenme bekliyor ve yazın getirdiği sıkıntıların daha da arttığından bahsediliyor, ama belediye geç kalıp gerilerden geliyor. Söke’ye bağlı Yeniköy Mahalle Muhtar Sayın Mehmet Limoncu sorumluların “Sürekli bahane üretmesinden bıktık” diyor. Sarp Deresi’nin ekili alanlara zarar vermesi bir türlü önlenemedi, en az 10 yıldır bekliyoruz diyor. Bu idareciler başta oldukları müddetçe daha çok bekleyeceksin Sayın Muhtarım. Söke’nin trafikte kalbi noktasında olan İstasyon Caddesi bakımsızlıktan dökülüyor, her yönüyle bakıma ihtiyacı var. Gerçi yukarıda ifade etmeye çalıştık sıkıntılarımızın bir kısmını, ama belediye kulağının üstüne yatmış ve gözlerini de kapamış durumu idare ediyor. Neyse, bu hafta da bu kadar, herkese esenlikler dileğiyle hoşça kalınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?