Cuma Sohbeti : Kurban Bayramınız Kutlu Olsun

   Bir yılın içinde iki tane dini bayramımız vardır, biri Arabi ayların 9’ncusu Ramazan ayında bir ay oruç tuttuktan sonra Şevval ayının birinci günü kutlanan Ramazan Bayramı. İkincisi de yine Arabi ayların 12’cisinin 10’ncu gününde kutladığımız Kurban Bayramı’dır. Özellikleri, ilki Ramazan ayında tuttuğumuz orucun sonucunda önemli bir dini görevin ifasının sevinci ve mutluluğunu yaşamak, ikincisi de yine zor ve meşakkatli bir görev olan Hac ibadetinin yerine getirilmesinin mutluluğunu ve sevincini yaşamaktır. Herkes Hacca gitmese de ve herhangi bir nedenle orucunu tutmasa da, haccedenlerin ve orucunu tutanların sevincine katılmak buda bir Müslüman kardeşliği görevidir. Bu nedenlerle bayramlar sevinç ve neşe günleridir. Müslümanlar olarak hep beraber sevinçleri, kederleri, hüzünleri sevgi-saygı ve mutlulukları paylaşmaktayız. Bu büyük bir manevi kazançtır. İşte, yarın kutlayacağımız ve şimdiden bir takım hazırlıklarını yaptığımız, en önemli hazırlıklarından biri de Hac’ta olmadığımıza göre Kurban kesme ibadetidir. Mâli gücü ve imkânı olan kurbanlık alır, ona kesim gününe kadar güzel bakar ve hoş tutar, bu kurbanlık kişinin ekonomik gücüne göre olur, koç keser, dana keser ve deve keser, sorumluluk bilincini yerine getirir. Bu konuda ileri-geri konuşanlara, çatlak sesler çıkaranlara, çok ince eleyip sık dokuyanlara, dini ezberden okuyanlara ve dolma tüfek gibi ulu-orta konuşanlara kulak asılmaz. İbadet ciddi bir görevdir, kuralına uygun ifa edilir ve Yüce Allah’ın rızası kast edilir. Kurbanın sağlıklı, güçlü ve gürbüz olması ve bilinen hayvanlardan edilmesi gerekir. Birde, kurban belirlenmiş günlerde usulüne uygun olarak, eziyet etmeden dini kurallara riayet ederek kesilir. Dileyen fakir-fukaraya yedirir veya çok muhtaç olan ülkenin insanlarına infak eder, kurban kesme görevini böylece bir Müslüman olarak yerine getirir.

   Kurban kesmek dediğimiz gibi önemli bir görevdir. Bir canlının hayatına son veriyorsun, bunun mühim bir anlamı ve çok dikkat edilmesi gereken bir de amacı vardır. Dökülen kanına ve yenilen etine biçilen değeri meşrulaştıran çok önemli bir iman bilinci ve yaşamımızı kuşatıcı Yüce Allah-a bir yaklaşım sevincidir o. Kurban kesen mü’min bunu benliğinde hisseder ve mutlu olur. Çünkü Kurban, Arapçanın Kurbiyyet kökünden gelen ve Allah’a yaklaşmayı ifade eden bir ameldir. İnsanın bu amelle Allah’a yakınlaşması bu dünyada en büyük bir değerdir. İşte Kurban ismi üstünde bu mutluluğu yansıtır. Ancak mü’min bu ameli işlerken, bu duyguyu, bu lâhûti hazzı kâlbi inşirahıyla hissetmeli ve hissetmeye çalışmalıdır. Yoksa ne diyor Kur’an “Kestiğiniz kurbanın ne kanı ve ne de eti Allah’a ulaşır, ancak takvanız!” Yani, Allah’a olan duyarlılığımız, saygımız ve iman bilinciyle olan güçlü bağımız Allah’a ulaşacaktır. Çünkü bu bağ ve saygınlığımız bütün yaşamımızı kuşatandır.  Evet, bazı kardeşlerimiz var “Ben keseceğim kurban parasını muhtaç bir fakire vermeyi daha uygun buluyorum.” Bu iş uzmanların işi hükmü onlar versin, ama benim kurbandan anladıklarım, böyle düşünen ve inananlar için farklıdır. O farkta şu ilâhi ifade de beyan ediliyor. “Sizin kestiğiniz kurbanın ne kanı ne eti Allah’a ulaşır, ancak takvanız!” Dikkat ediyorum, Kurban edilen hayvan, boğazlanıp/kesiliyor bunun basit bir ameliye olmadığı inancındayım. Çünkü, ameller ve eylemler farklı kavramlardır.

  Evet, yarın Bayram, bütün İslâm âlemin mutlu olması, neşe ve sevinç içinde kutlaması gereken müstesna günlerden biridir. Her Müslüman bu güne, diğer günlerden farklı duygular içine girer ve bu günün manevi havasından feyz alır ve Müslüman kardeşleriyle bu güzel duyguları paylaşır. Bu günlerde hısım-akraba, eş-dost, konu-komşu bir araya gelir bayramlaşır, kaynaşır ve helalleşirler. Biz Türklerin örf ve âdetlerindendir küçükler, büyüklerin ellerini öper, saygı-sevgi, edep, nezaket, şefkat ve muhabbet en içten ve güzel bir şekilde tezahür eder. Bu duygu ve düşüncelerin ağırlığı bu günlerde, müminlerin aralarındaki soğukluğu giderir, küsler, kırgın ve dargınlar barışır ve arada sıcak ve samimi ilişkiler yeniden hayat bulur. Bu nedenle bu günler güzel günlerdir. Bu günlerde hasta, kimsesiz, garip ve gurebalar da ziyaret edilip gönülleri alınır ve alınmalıdır. Eğer mümkünse giderilecek sıkıntıları giderilir ve dertlerine çare olmaya çalışılır. Bayram ziyaretlerine önce en yakın komşulardan başlanmalıdır. Herkese birbirine güler yüz, tatlı dille mukabele gösterilmeli, en azından yüzümüzden tebessümü hiç eksik olmamalıdır. Bu duygu ve düşüncelerle önce siz okurlarımızın Mübarek Kurban Bayramını en içten dileklerimizle kutluyoruz. Yüce Allah bütün Müslüman kardeşlerimizin ülkemizde ve dışarıda hepsinin bayramlarını  kutlu ve mutlu etsin, yaşamları hep huzurlu olsun. Ayrıca, İslâm âleminin bayramlarını da kutluyorum. Dileğim bu bayram birlik ve beraberliğimize, kardeşçe yardımlaşıp güçlenmemize vesile olsun. Yüce Allah dua ve dileklerimizi kabul eylesin. Esenlikler dileğiyle, hayırlı, huzurlu, bereketli ve barış içinde bayramlarımız olsun efendim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?