HAFTANIN YORUMU : YAZIN GÜZELLİKLERİ VE SIKINTILARI

Canlılar üzerinde hayati hareketliliğin yoğunlaştığı ve coştuğu günler olan yaz ayları, farkındalıklarıyla insanları etkiler, daha canlı ve heyecanlı bir yaşam sürdürmelerine vesile olurlar. Bu nedenle tabiat üzerindeki insanın içini açıcı çeşitli desen, renk ve figür farklılıkları, insana tatlı ve ruh dinlendirici huzur verirler. Yazın bu güzellikler, insanların meşgaleleri içinde tezahür eder, hem hâle ve hem de istikbâle yön verip yelken açan arzu ve emeller, insanı sıkmadığı gibi ufkunu açar ve ümitlerini bayraklaştırır. Toprakla buluşturulan tohumlar filiz verip boy atarken, kurumuş ağaçlar yeşillenip yaprak ve çiçeklerle donanırken, onları kendine iş edinmiş insanlar,bu gelişimleri görüp seyrettikçe, nasıl bir duygu ve düşüncelerle bu muhteşem manzaralardan etkilenirler tam olarak anlayabilmek için ancak onlar gibi olmak lâzım. Veya ayni işleri, ayni zevk ve heyecanla yapmak lâzım. Hayatı sevmenin yaşamdan zevk almanın yolu ve yordamı, tabiatın herhangi bir dalı ile canla başla meşgul olmak ve onu kendine sevdiği bir iş edinmekle mümkündür. Büyük bir emek ve ihtimamla ekip büyüttüğü pamuk fidesinin üstünde gördüğü bir böcek, kurt veya sinek onu nasıl heyecanlandırır ve etkiler, o anı tarif etmek imkânsız. Ayçiçeğinin yapraklarını yiyen tırtıllar, sebze ve meyve ağaçlarının çiçekleri üzerinde uçuşup, dolaşan sinekler, incir bahçelerindeki ilekler, ayni trafik üzerinde seyretmezler, ama bunu ancak o ürünlerle haşir-neşir olanlar bilirler. Onlar, o haşaratın hangilerinin ürünlerin kalitesini ve rekoltesini düşürür veya zarar verirler, bunu heyecanla takip ederler. Dolayısıyla bu hayatı sevinç ve sıkıntılarla mücadele ederek, sağlıklı ürünler oluşturmak için çaba sarfederler.  Aslında insan için bütün hayat böyle değil mi?

YAZIN HAREKETLİLİĞİ İÇİNDE YAPILAN TATİLLER

Kış uykusundan uyanan hayvanlar ve haşaratlar, canlanan toprak, bitki ve ağaçlar, hepsi kendi çapında hayata katılıp hızla, gelişim ve değişim çabası içinde iken, insanoğlu bu hareketlilik içinde tatil hesapları, yan gelip-yatma, keyif çatma planları yapıyor. Bu kadar hareketlilik içinde insan nasıl bir tatil havası düşünür? Ayni tatil moduna tarımla uğraşan çiftçi, ziraatçi ve rençber girse nasıl olur? Ama biz bütün bir yıl yaz, kış çalışıyoruz, onlar o hareketlilik içinde olanlar, kış uykusuna yatıyorlar. Doğru onlar yatıyor kış uykusuna giriyorlar, onların tatili de o diyorsunuz. İyi de, onların tatili ile sizin tatilinizi mukayese edebilirmisiniz? Neyse, konumuzun bir başka yönüne girelim. Biliyorsunuz, daha yaza girmeden Korona’dan kurtuluyoruz diye seviniyorduk, ne oldu? Daha yaz yarısına girmeden Korona artıyor dediler ve ardından hastanelerde ve aile hekimliklerinde aşılanmalar başladı ve hızla devam ediyor. Bakalım daha ileriki günlerde durum nasıl seyredecek? Vaka sayıları hergün artıyormuş, Aydın’da hastaneler daha güvenli olması için X-Ray Sistemi kurma çalışması yapılıyormuş. Yani, eskisine oranla bir adım daha ileri korunma sistemleriyle hastanelerde şimdiden tedbirler alınmaya başlanmış. Şu günler, turizm sezonunun gelirlerini arttırırken Korona’yı da mı arttıracak? Bu hengamede yine yazın gelmesiyle yangınlar arttı ve yakamızı bırakmıyor. Şükür ki, teknolojik imkânlarımız ve yangınla ilgili mücadele veren elemanlarımız büyük bir öz veriyle çalışıp çaba gösteriyorlar ve yangınların üstesinden de geliyorlar. Allah onlardan razı olsun. Son günlerde yurdumuzun yine en güzel yerlerinde yangınlar bağrımızı yaktı, ormanlarımızla birçok canlı yandı ve yüreğimiz dağlandı. Bu durumda kıra çıkan vatandaşlarımız çok dikkatli ve hassas olmalılar, yangın çıkaracak hiçbir şeyi kıra atmamalılar. Aslında kesin kuralımız olmalı, hiçbir şeyi gelişi, güzel dışarı atmamak. Mutlaka çöpü-çöp kutusuna, vidonuna, konteynırına atmalıyız. Unutmayalım dağdaki yangın, itiyat hâline getirip sokağa attığımız yanan sigara izmaritine bir son vermemizin gerektiğinin ihtarını bize yapmaktadır. Evet, ilkeli olalım, ilkeli hareket edelim, ilkeli yaşayalım ve ilkelerimizden asla ödün vermeyelim.

YAZIN HAREKETLİLİĞİNE  KATKI VERENLER

İlçemizin en önemli ürünü pamuk bu yıl yine umut verici gelişmesiyle üreticilerini sevindiriyor. Sulama çalışmaları da sorunsuz gidiyor gibi. Bu rolentede Söke Ziraat Odası Başkanı Sayın Mustafa Tanyeri yaptığı hesaplar çerçevesinde Kütlü Pamuğun fiyatının en az 25 TL. olmalıdır diyor. Bu arada hayat  pahalılığı da devam ediyor. Dolayısıyla ayakkabı tamiratı da yeniden yaygınlaşmaya başladı, artık yırtılan, sökülen ayakkabılar tamir ediliyorlar. Neyse, çevremizde bayanların çalışkanlığıyla ün yapan ağaçlı mahallesinde, 25 bazlama ve gözleme yapan tesisiyle günde 3 bin bazlama yapılıp satılıyormuş. Tanesi 25 TL’den satılan bazlamalar ve tabi gözlemeler de var, Ağaçlı mahallesi bu ticari hareketliliğiyle  mahalleye günde 80-85 bin TL. para kazandırıyor. Mahalle Muhtarı Sayın Halil Yüksel durumdan memnun, sıkıntısı sadece yollarının dar olması. Çünkü, bu yoldan ortalama günde 10 bin araç geçiyor diyor. Evet, çalışana ekmek var, iş var, üretim var ve kazanç var. Lâkin, bizim şehir içinde keçiler dolaşıyor, nedense bu garabete bir çare bulunamadı. İstasyon caddesinin bakımına da bir türlü sıra gelmedi. Belediye gece mahalle arası sokaklarda sinek kovalama mücadelesine devam ediyor. Ovada bu yıl Ayçiçeği ekiminde büyük düşüş olduğu söyleniyor, sebebi ne ola ki! Buharkent’te bu yıl incir tatlısı yarışması düzenleniyormuş. Yarışma günü 7 Ağustos pazar günü olacakmış. Hadi bakalım, incirin şöhretinin artmasına vesile olur inşallah. Yöremizde bir süredir hareket halinde ve artma eğiliminde olan, kış mutfak hazırlığı için sebze ve meyve kurutma çalışmaları yapılmaktadır. Bunun ihracı da olduğunu hatırlatalım. Bu hengamede Söke’ye bağlı Kaygıllı, Çavdar, Demirçay, Sofular ve Bayırdamı mahallelerin de ise su sıkıntısı ve isyanı başladığı bildiriliyor. Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinin kulakları çınlıyordur herhâlde! Bu yıl Söke Ovası’nda 37 bin 500 ton slajlık mısırdan önemli bir rekolte bekleniyormuş, Allah bereketini arttısın niyazında bulunuyor ve bu haftanın yorumunu da burada noktalıyorum. Esenlikler için de hoşça kalınız efendim.    

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?