KARNI TOK, SIRTI PEK OLMAK

Eskiden böyle derlerdi “Karnın tok, sırtın pek olduktan sonra korkma” Sanırım şimdi de bunun doğruluğu tartışılmaz. Ukrayna, dünyanın bir noktaya kadar tahıl ambarı olduğu, düne kadar bilinmiyordu. Rusya ile savaşı nedeniyle anlaşıldı. Gerçi, Amerika başta olmak kaydı ile başka devletlerde var buna rakip olacak. Burada önemli olan, insanın karnının tok ve sırtının da pek olmasıdır. Bunun Ukrayna halkında ne seviyede olduğunu savaş sürecinde gördük. Ülkelerini terk edip Polonya ve diğer ülkelere  giderlerken. Yanlarında yürüyen yalınayak başı açık çocuklar yoktu. Irak, Suriye ve Yemen de olduğu gibi! Ayrıca, ülkelerinde ihtiyaç fazlası hububatı, başka ülkelere satma çalışmaları içindeler. Türkiye de bu konuya yardımcı olmaya çalışıyor. Yani, Ukrayna’da bir açlık krizi yok. Ama başta barınma olmak kaydı ile huzur ve can güvenliği ve ekonomik kriz sıkıntısı var ve hâlen devam ediyor. Dünyada teknoloji rekortmenliği ile övünenler bu krizde öncülük rollerini başarılı bir şekilde sürdürüyorlar. Bu hengamede görüyoruz ülkemiz önemli ölçüde enflasyonla mücadele etmekte, ne oranda başarılı olduğunu, bir ekonomist olmadığım için gerektiği gibi bilemiyorum. Ama, çektiğim ekonomik sıkıntıdan kendi payıma ciddi manada anladıklarım oldu. Elbette benden daha zor durumda olanlar da vardır. Bu nedenle haddimi aşmak istemiyorum, tek kelimeyle zor günler yaşıyoruz. Pahalılık belimizi bükmeye devam ediyor, zamların ardı-arkası kesilmiyor. İnşallah en yakın zamanda bu günler geçer ümidiyle yaşıyoruz. Tuzu kuru, suyu duru, cebi dolu ve yolu asfalt olanlar, harca, borca takılmadan gidiyorlar. Yazın yarısını geçtik, güze doğru ilerliyoruz, ilerisi kış olan daha zor günler gelmeden, hanımlar şimdiden kış hazırlığı yapmaya başladılar. Herkes maddi imkânına göre kurutmalık sebzelerle meşguller. Herkese bu hengamede yaşamların da Allah’tan kolaylıklar, bol bereketli mevsimler ve sağlıklı günler diliyoruz.

HAVA SICAKLIKLARI VE ORMAN YANGINLARI

Her yıl yaz gelirken bir taraftan seviniyoruz, bir taraftan da endişe verici sıkıntılar yaşıyoruz. Yazın iç açıcı güzellikleri, ruh ferahlatan yeşillikleri ve seyehat özlemleri, ormanlarda çıkan yangınlarla kedere dönüşüyor. Dolayısıyla üzülüyor, günlerce yangın söndürme mücadelesi veriyor ve kahroluyoruz. Birkaç gün önce yemyeşil olan dağlarımızın karanlığa dönüşmesi, içimizi de karartıyor. Yangınlara sebep olan etkenler sayılırken, bunların önlenmesi açısından alınması gereken tedbirler ihmale, dikkatsizliğe, düşüncesizlik ve kaste dayandığı ifade ediliyor. Bunların hepsi de doğrudur ve insan odaklıdır. Bu nedenle yöremizde, insanların ormana girmeleri yasaklanmıştır. Aslında bu bir takım belirleyici ve sorumluluklar yükleyici kurallarla en az iki aylık bir süreyi kapsamalıdır diye düşünüyoruz. Ayrıca, orman içi kara yollarından geçişlerde de sürücülere sorumluluk yükleyici kurallar konulmalıdır. Meselâ, arabadan dışarı hiç bir şey atmamak gibi. Geçen hafta İlçemiz Söke ve çevresinde ciddi bir yangınlar dehşeti ve korkusu yaşadık. Allah razı olsun devletimizi yönetenlerden, bu konuya gereken önemi verip, güçlü bir teşkilât ve teknik donanımlı ekipmanlarıyla bu alanı tahkim etmişler. Ekipler yangınlara en yakın zamanda hızla ulaşarak müdahale ediyor ve söndürmede ciddi başarılar gösteriyorlar. Allah onlardan da razı olsun, her türlü kaza ve belâlardan uzak eylesin. Ancak, her T.C. Vatandaşı olarak ülkemizin değerlerini koruyup-kollamak ve bu görevimiz arasında ormanlarımızı da korumak olması dolayısıyla bunu asli  bir sorumluluk addetmeliyiz. Bu konuda olanca gücümüzle hassas olmalıyız. Hepimiz biliyoruz bir ormanın yetişmesi uzun yılları almakta, hayatımıza katkısı da sayılamayacak orandadır. Evet, yemyeşil ormanlar, tertemiz havanın üretim alanlarıdır, bu havalarda bizim dertlerimizin dermanlarıdır. Kimsenin ormanlara zarar vermesine göz yummayalım, ormanlarımızı canlarımız gibi koruyalım, çoğalıp, gürleşmesine ve güzelleşmesine yardım edelim. Sıcakların arttığı bu günlerde sağlığımızı ilgilendiren her alanda çok dikkatli ve uyanık olarak hassasiyet gösterelim. 

OLAYLAR-HABERLER VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 

Mahalli gazeteler o mahallin toplumu için çok önemli ve değerli haber organlarıdır. Orada yaşayan insanların temel hak, özgürlük ve huzuruyla ilgili alanlarda uğradıkarı olumsuzlukları, yasalar çerçevesinde ilgili mercilere gazetelerinde haberler yaparak ulaştırırlar. Geçen hafta bu konuda dikkat çeken birkaç haber gazeteniz Yeni Söke’de çıkmıştı. Örneğin, Kaygıllı Mahalle Muhtarı Sayın Cavit Gayaf “Haberler, mahalleyi suya kavuşturdu” ifadesiyle, daha önce bu gazetede bu konuya mahrec olan bir haber çıkmıştı. Sayın Muhtar buna dikkat çekiyor. Sonuçta nasıl bir olumluluk ortaya konulduğu ifade ediliyor. Yine geçen cumartesi manşetten bir haber vardı, bir haftadır şehir içi su şebekesinde bir su patlağından bahsediliyor du ve “Haber oldu; yapıldı” ifadesiyle, haberciliğin önemi vurgulanmıştı. Yani, mahalli gazeteleri bu ve buna benzer yayınlarıyla topluma hizmet vermesindeki önem, ne yazık ki toplumumuz tarafında genelde gerektiği gibi bir ilgiye mazhar olamıyor. Zaman zaman toplumda sohbetlerimiz arasında vatandaşlar, şunu yazın, bunu yazın, filan şeyi neden haber yapmıyorsunuz, şurada şu haksızlığı neden dile getirmiyosunuz diyorlar. Oysa bu işlerle ilgili haberler yapmak rast gele olmaz yasaları gerektirir, bunun içinde donanımlı eleman ve bu elemana gereken ortamı hazırlamak ve imkân vermek lâzım. Bunun için vatandaşın da yapacak oldukları var, gazeteyi okuyacak, abone olacak, reklâm ve ilânlarıyla destek verecek. Gazetenin bu hususlarda yasalar çerçevesinde alacağı desteğe önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Meselâ, son zaman Söke’nin il olması konusuyla ilgili en aktif etkinliği yapacak olan mahalli gazetelerdir. Evet, ülkede ve yörede temsil ettiği mahallin değerlerini öne çıkaracak, korunmasına ve yücelmesine ciddi manada destek verecek olan Mahalli basın önemlidir. Yeter ki, mahallinden de gereken desteği alsın. Bu hafta da bu kadar, esen kalınız efendim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?