HAFTANIN YORUMU FARKLI BİR YAZ MEVSİMİ YAŞIYORUZ

Bu yıl yaz ayları geçen yıllara göre birçok alanda farklılık içinde geçiyor. Maddi-manevi farklı olaylar, ekonomisinden, sosyolojisine, sağlıktan, psikolojisine, dünya devletler arası ilişkilerden, kıtalar arası çekişmelere kadar sıkıntı üretilen hareketlilikler var. Bunlar, ülkeler arası gizli çalışmalardan, açıktan savaşlara ve bütün bunlardan dersler çıkarmayıp, yeni yeni sıkıntılar, dertler ve uzlaşmazlıklar üretilerek, dünya bir barut fıçısı hâline getirilmeye çalışılıyor. Mahalli problemleri, küresel meselelerle ilişkilendirip, sıkıntıları büyütmek suni huzursuzluklar üretmek, büyük kartellerin değirmenlerine su taşımak son zaman bazıları tarafından bir maharet oldu. Bir ilçenin semt pazarında soğanın kilosu 10 tl. bamyanın kilosu 30 tl. olması, başka illerin, ilçelerinde ve ülkenin genelinde ayni olması bir sosyal adalet oldu. Her nasılsa! Oysa bunu bir küreselleşme gelişmesinin açılımı kabul etmek ve normal karşılamak, kime yarar sağlar? Düşünmemiz gerekmiyor mu? Bu yıl bölgesine göre meyve ve sebzelerde, diğer yıllara oranla rekoltede ve kalitede ifade ettiğim gibi bir düşüklük var. Bunu bir kısım zihniyet kendileri için bir avantaj görebilir. Ama, bunlara yasal yollarla mani olmak lâzım. Her şeyin ânında kontrol edildiği internet ortamında, bu alanlarda dijital bir ağ kurup, bölgelerin, illerin, ilçelerin girdi-çıktı alış verişleri kontrol edilemez mi? Ayrıca, birde serbest piyasa ekonomisini kontrol etmek yasak mı? Eğer böyle kısıtlamalar varsa ve bunlar vatandaşların zararına bir ortam oluşturuyor sa, bu sıkıntıyı vatandaşın yararına ortadan kaldıracak yasalar çıkarılması gerekmiyor mu? İşin uzmanı kişiler, dünya ile entegre olmanın yararlarının yanında böyle zararları da var diyorlar. Ama, bu zararlardan en az etkilenmenin yolları da olması gerekir diye düşünüyorum.

YAZIN NİMET VE NİKBETLERİNİ YAŞAMAK

Hayatın bir sınav olduğunu her müslüman bilir, ama sınavdaymış iman bilinciyle yaşar mı, bu tartışılabilir. Ancak, bu da bir kültür meselesidir. Yazın nimetleri diğer mevsimlerin nimetlerinden fazla ve farklı olduğu bir gerçektir. Toprakla buluşturulan bir çok ürün, neşvü-nema bulup serpilmesiyle, yeni ürünlerin oluşmasına dâyelik yapar. Dolayısıyla, hasat zamanları bunların sevinci yaşanır. Genelde mutluluğa bayrak açan bu güzel ve bereketli zamanlarda, azda olsa talihsizliğe uğrayan nikbetli günler de olur. Zaten, sınavın bir özelliği de bu değil mi? İlçemiz Söke’den ABD’ye incir ve kayısı ezmesi ihraç ediyormuşuz. Bunun dışında yıllardır Nazilli ve çevresinden kurutulmuş sebze ihraç ediyoruz. Hatta geçen yıllar da başlayıp bu yıl biraz daha hareketlenerek devam eden yaş-taze incir ihracatı da var, kestaneyi de unutmuş değiliz! Ayrıca, Söke Belediyesi serasında kapasite 3’e katlanıyormuş. Bu güzel gelişmenin yanında, Aydın Merkez İlçe Efeler Kaymakamı Sayın Cemal Şahin tarafından başlatılan ve  ‘ejder meyvesi’ olarak bilinen ‘Pitaya Projesi’ nin her geçen gün gelişmekte olduğu bildirilmektedir. Bu yıl Söke’de 30 bin dekar ayçiçeği ekimi yapılmış, Allah bereketini arttırsın. Söke’de Toprak Mahsulleri Ofisi depoları dolmuş, alıma geç başlanıldığından yakınılıyordu, buğdayını Aydına götürdüğünü söyleyenler var. Son zamanlarda bamya sebzesine ilgi arttı, bu alanda yoğun çalışmalar yapanlar var. İnsanın eklem yerlerindeki sıvıyı desteklediği söylenen bamyanın çiğ-çiğ yiyenlerinden, avuç avuç tohumlarını yutanlarına kadar, bamyaya saran vatandaşlar var. Öyle ki, yıllardır diz ağrısı çekip ifade ettiğimiz şekilde bu üründen yararlandıklarını ve acılarının azaldığını söylüyorlar. Tıp alanında bu durum nasıl değerlendiriliyor bilmiyoruz. Bu arada, ilk pamuk hasadı Söke Ovası’ndan. Bütün bu güzel gelişmeler yazın bereketli nimetlerinin yüz güldüren gelişmeleridir. Allah eksikliğini göstermesin, şükrünü eda edenlerden eylesin.

YAŞARKEN DÜŞÜNÜP, YAŞADIKLARIMIZDAN DERS ALMAK

  Hayatın devamlı toz-pembe olmadığını biliyor, görüyor ve yaşıyoruz, bunun da bir imtihan olduğunun idrakindeyiz. Konona-virüsün peşimizi bırakmadığını ve farklı varyantlarla varlığını sürdürdüğünü t.v. haberlerinden duyuyor, aksayan aşılanmaların devamı, işin uzmanları tarafından teşvik ediliyor. Bu durumdan tehlikenin çekip gitmediğini anlıyoruz, o nedenle aşılarımıza devam edeceğiz. Bu yıl ovada su sıkıntısı çekilmedi  ama, bazı yerleşim yerlerinde su kesintilerinden şikayetler var. Vatandaşlar “Güneş enerjilerimiz de su bitti” günde 2 saat su veriliyor, pamuk tarlasından geliyoruz su yok diyorlar. Söke şehir içi trafik izdihamlı, sıkıntı vermeye devam ediyor. İlçenin ortasından geçen çay yine otlanmaya başladı ve sivrisinek alanları çoğalıyor. Söke Belediye Meclis Toplantıları fire vermeye devam ediyor ve bu arada yaz sıcakları rehaveti, toplantının manzarasından belli oluyor. Aydın’da incir ve zeytin bahçeleri apartmanlara direnmeye çalışıyor! Kaçak kazı yaparken suçüstü yakalananlar. Kuruyemiş paketinin içine uyuşturucu koyanlar. Bir tarafta kırmızı örümcek, bir tarafta hasat yaparken bir taraftan da düğün yapanlar. T.V. ekranlarında silâhlı-silâhsız yapılan kavgalar, hepsi üzerinde düşünülüp ders çıkarılması gereken olaylardır. Neyse, bu hengamede yangına ve yangınlara karşı hassas olmak ve dikkatli bulunmaya azami uyanıklık göstermeyi asla ihmal etmeyelim. Bütün değerlerimize her yönüyle sahip çıkalım, Söke’de kavşaklarda trafik kazaları eksik olmuyor. Hani bu kavşakların bazılarına battı-çıktı projeleri vardı, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanının kulaklarını çınlatıyoruz. Söke Devlet Hastanesi’ne Anjiyo ünitesi istemini destekliyoruz. Son olarak gelelim heybedeki turpun büyüğüne! Yıllardır Söke’nin şehircilikten tutun da daha birçok alanına varasıya kadar bir gelişememişlik içinde olduğundan yakınıyoruz. Hatta, Söke’ye büyükköy yakıştırması yapasıya kadar. Bu konuda ufuk açıcı yol gösterici ve bu alanlarda öncülük yapacak değerli bir Uzman olan Söke İşletme Fakültesi Dekanı Sayın Turan Akkoyun var. Söke’ye ve Sökeliler hizmet etmek istiyor. Bu değerli bilim insanı akademisyenimize kulak verelim ve hep birlikte güzel Söke’miz için çalışalım. Perşembe günü bu konuya daha detaylı değineceğim. Esen kalınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?