HAFTANIN YORUMU : EĞİTİM-ÖĞRETİM-EKOMOMİ VE POLİTİKA                

  Devlet, millet, aile ve fert hayatında önemli kıymet hükümleri vardır, onlarsız olmaz. Dünya hayatında bunlar varlığın temel kriterleridir. İnsanlık var edildiği günden beri bu kriterlerle yaşamını sürdürmüş ve bu mücadelesine devam edyor. Çünkü medeniyetler bunlarla kuruluyor ve bunlarla yaşıyor. Bunlardan koptuğu anda o medeniyet yıkılır. Meselâ, medeniyetlerin temelini oluşturan eğitim öğretim, bebeklikten başlıyor, anne karnında başladığını söyleyen uzmanlarda var. Yani,ana kucağında, aile ocağında çocukluktan başlayan eğitim, safha safha insanın çocukluğundan yukarı doğru gelişir. İçinde büyüdüğü toplum düzenine göre aile ortamında alınan eğitimin seviyesi çok önemlidir. Bu, okulda bilinçli bir sistemle ilkeler ve kurallar çerçevesinde yoğunlaşıp  olgunlaştırılır. Bu eğitim ve öğretim, dini, milli, ilmi, ahlâki ve bilimsel bir sistemle olur. Bizim, böyle bir eğitim sistemimiz var mı, benim görüşüme göre yok veya en azından tartışılır. Öğretim var mı? Var; birçok gereksiz bilgilerle hafızalar doldurulsa da, hayata geçirip uygulanacak bilimsel bir öğretimimiz var. Ancak bu konuda süreklilik arzedecek ilkeleri sağlam bir zemine oturmuş eğitim ve öğretim sistemimiz yok. Öyle ki, müfredat, metod, plan ve projeleme açısından çok değişikliğe uğruyor. Hemen hemen her yıl ifade ettiklerimiz de değişiklikler, ekler, ilaveler ve tadilatlar yaplmaktadır. Birde her gelen iktidar ve hatta her gelen Milli Eğitim Bakanı kendince bir takım yeniliklerle geldiğini söylüyor ve düşüncelerini uygulamaya çalışıyor. Tabi, bunu da kendine göre iyi niyetiyle yapıyor. Ama, umulan verim alınıyor mu? sanmıyorum. Meselâ, şimdi okullar açıldı ve yeni bir Bakan'la tedrisata başlandı. Bakalım bu yeni Milli Eğitim Bakanımız ne gibi bir yenilik ve gelişimle ileriye yönelik bu sistemle eğitimde ne başarılar sağlayacak? Ülke gerçeklerine ve dünyadaki gelişim şartlarında yararımıza ne gibi bir fark ortaya koyarak başarılı olmaya çalşacak? Dileğimiz olumluluk yönünde farkındalıklarla başarılar göstermesidir. İnşallah hayırlısıyla öyle olur.                                         

SEÇİM EKONOMİSİ VE POLİTİKASI                                            

  Önümüzde 2023 yılı haziran ayında Genel Seçim var, siyasi partiler bu seçime şimdiden hazırlanıyorlar. İktidar partileri birlikteliklerinin güvenciyle büyük meydan mitinglerine başladılar. Cumhurbaşkanı adayları belli, halen görevde olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan, genelde seçim stretejileride belli. Artık, ileriye yönelik ülke ve millet için tasarlayıp planladıkları projelerini anlatmak kalıyor. İktidar ortağı ikici partinin MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli yaptığı iki büyük mitingte, şimdiye kadar yaptıklarını anlattı ve anlatmaya devam ediyor. İktidarın birinci partisi Ak-Parti Genel Başkanı ve ayni zaman da ülkenin ve milletin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan da, bu ülkeye ve millete yapacak olduklarını anlattı ve hep anlatmayı sürdürüyor. Ancak, bu hengamede en önemli konu ekonomi ve bir takım temel ihtiyaç maddelerinin teminin de bazı sorunlar yaşanması. Dünyada birçok devlet bunların sıkıntısını çekiyor. Özellikle gıda ve enerji konusunda fakir devletler başta olmak kaydı ile zengin devletlerde sıkıntı da. Ülkemiz de bu durumdan hâli kalmış değil, yokluk ve kıtlıkta değil ama pahalılıkta sabit ve dar gelirli vatandaşlar sıkıntılar çekmektedirler. Pahalılığın bir türlü önü alınamadı. Bu sıkıntıyı çeken devletler savaş politikası ekonomisine sığınıyorlar. Kendilerince yönlendirip öne sürdükleri piyonlarını, arkadan destekliyorlar, zararı kendilerine dokununca da suçlu aramaya kalkıyorlar. Küfürde birleşmiş olan bu güruha, imanda ittifak oluşup hadlerini bildiremiyor, onların o gizli hesapları ortaya dökülmüyor. İşte, Rusya, Ukrayna savaşı insanlık yararına bir türlü sonlandırılamadı. Diğer taraftan Ermeni kışkırtılıyor, Yunan şımartılıyor ve Arap devletleri kendi içlerinde karıştırılıyor. Afganistan, pakistan perişan, yemen sefalet içinde ve tiken üstünde, Türkiye bütün bunlara rağmen Rus-Ukrayna savaşını sonlandırmak ve dünyada barışı sağlamak için çaba sarf ediyor.  Ayrıca ihtiyaç içinde olan ülkelere de tahıl ulaştırılma koridorları açma çabasını vermektedir.                                                                                     ÜLKE İÇİ

POLİTİKASI VE GELİŞİM SÜREÇLERİ                                

   Son zaman yine içi ufunetli köhne kafalar hezeyanlarını kusmaya başladılar. Ama bu uğraş boşuna padişah veya ecdad düşmanlığı artık prim yapmıyor. İnsanlar artık bilgiye ulaşmakta zorluk çekmiyorlar, dolayısıyla yalana, dolana ve iftiraya itibar etmiyorlar. Gerçekleri öğrenmek için eldeki cep telefonuna bir iki tıklatmak yetiyor. Kimin ne olduğunu öğrenmek artık çok kolay. Ama, gerçekten çağın gerisinde kalan karanlık zihniyetler bir türlü bu çağın aydınlığına çıkamıyorlar. Adamlar, kendi yandaşlarının kitaplarını bile okumuyorlar ve okumamışlar. Okuyun arkadaşlar okuyun, dolma tüfek gibi atmayın, gerçekleri görmek için yarasalıktan sıyrılın çıkın artık. Evet, kendi işlerinize bakın, aldığınız görevlerde millet sizden hizmet bekliyor. Eskiden olduğu gibi, seçildiğinizde insanlar sizin etrafınızda artık  dört dönmüyor, sizden verdiğiniz sözlerin gerçekleştirilmesini istiyorlar. Meselâ, Söke Belediyesi enerji üretecekmiş, ne üretmesi daha önce üretilenler tükendi. Hergün trafik izdihamı yaşanıyor, çöp kamyonu trafiği tıkıyor, İstasyon Caddesi mesai saati sonu tıkanıyor. Okullar açıldı cadde ve sokaklarda çizilen yaya çizgileri yarım bırakıldı. Yani, önümüzdeki işe bakalım, Tuzburgazı Mahalle Muhtarı gölet istiyor, Büyük Menderes Nehrinde denetim yapılıyor ve nehre yüzen bariyer olmalı diyorlar. Söke'ya bağlı Bağarası Mahalesi ile Kisir Mahallesi arasındaki yol temizliğinin yeterli olmadığını ve bu yolun genişletilmesi gerektiği söylüyor Muhtarlar. Diğer Muhtarlar da ayni sorunla muzdarip olduklarını ifade ediyorlar. Bu arada Söke Tariş pamuk alımına başlamış, ayrıca Ziraat Odası Başkanı da "Tarımsal destekler açıklansın" diyor ve bir takım taleplerini de Tarım Bakanı Sayın Vahit Kirişçiye aktardıklarını söylüyor. Yani, hizmet bekleyenler, hizmet verecek olanlara taleplerini bildiriyorlar. Demek ki herkes işini yaparsa, sıkıntılar kalkar veya en aza iner. O zaman, işimizle meşgul olalım diyor, bu haftanın yorumunu da burada noktalıyor herkese esenlikler diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?