Tefekkür: DÜŞÜNMEYİ- DÜŞÜNSEK Mİ ACABA DİYORUM

Manevi hasletlerimizden birçok şeyimizin sulandırıldığını, cıvıklaştırıldığını ve ciddiyetinden uzaklaştırıldığını, artan bilgi dağarcığımızın yanında âdâbı muaşeretimizin yıpratıldığını, munis tavrımızın ısırgan bakışlara dönüştüğünü, Kibar ve sıcak *Efendim* nezaketinin yerini , donuk “Pardon” soğukluğuna bıraktığını, lûtfeder misiniz kibarlığını, alabilir miyim sıradanlığına, bıraktığımızın farkında mıyız acaba? Düşünmek bir haslettir, tefekkür gibi bir derinliği ve ufki enginliği olamayabilir, ama aklı harekete geçirir. Her insan düşünür, merak eder düşünür, üzülür düşünür, sevinir düşünür. Düşüncesi satıhta kalanla, derinliğine düşünen ayni değildir. Ancak, düşünmenin bir ilkesi, kuralı, kaidesi, anlamı ve amacı olmalıdır. Mustafa İslâmoğlu’nun dediği gibi insan duygu ve düşüncelerini yönetmelidir. İnsan, neyi, neden, niçin düşündüğünü bilmeli ve bir ilkeye dayandırarak kuralları ile düşündüğünü yönetmelidir. Duyguları, hisleri, arzuları ve hevesleri insanı yönetmemelidir.

Doğal olarak elbette insan bir şeyler elde etmek ve yararlı bir sonuca ulaşmak için düşünecektir. Amma velâkin şimdi bakıyorum insanlar pek düşünmüyorlar. Herhangi bir mesele söz konusu olduğunda hemen internete sarılıyorlar. İşin kolayı var iken, ne diye kendimi zora sokayım diyorlar. Öyle ki, bilgi sandığı cebinde, cep telefonunu çıkar cebinden ne istersen, şimdiki amiyane tabirle ifade edelim, Google amcana sor, o versin sana cevabını. İyi, güzelde, o cevap üzerinde bir soruşturma, araştırma ve inceleme yapsan, yani bu yolla olsun onları bir düşünce süzgecinden geçirsen fena mı olur! Ben, verilen o cevapların bile üzerinde düşünmenin gerektiğine inanıyorum en azından ihtimal ki, bir eksik, bir hata olabilir.Bu nedenle diyorum ki, düşünmeyi bile düşünsek mi acaba? Çünkü, düşünce hasletimiz çok tembelleşti, hantallaştı, bedavacılığa ve hazırlopçuluğa bizi fena alıştırdı. Aklımız gaflete daldı, kafalarımız hamallaştı ve akleden kalbimiz katılaştı.

Dostlar! Bilmem ki farkındamısınız? Çok basit şeylerden ağız dalaşına, yetmiyor yumruklaşmaya başladık ve bu çirkin hareketlerimiz çoğaldı. Mana zenginliğimiz tefekkür inceliğinden tekebbür, kabalığına indi. Bilgi hamallığıyla Hazır iman alıyoruz, bedava ameli de ahiret sevabına satıyoruz. Çileyle, acıyla, yoksullukla, kimsesizlikle ve korkuyla sınanmamış ve yoğrulmamış mü’minlik taslıyor ve cennet tasavvur ediyoruz. Oysa bu iman, bir ahla, vahla ve eyvahla çıkar gider haberimiz bile olmaz! Çünkü, sınanmayan hiçbir değer, değer olmaz. Böyle bir iman ve ameller bizi kurtarmaz.Önce insan, Allah’ın yarattığı o güzellikte insan olarak kalmalıdır. Bunu da hasletlerini doğru yönetmekle ve yönettiğini başarıya götürmekle olur. Çünkü, insan için önemli olan fıtratındaki insanlığını korumak ve bir ömür boyu o öz temizliği ve o güzelim özelliği ile Allah’a ulaşma başarısını kazanmaktır. Evet, bu mücadelesi onu kurtaracaktır. Bu nedenlerle, kazanımlarımızı düşünce süzgecinden geçirelim, dolayısıyla düşünmeyi-düşünelim! Hayatımızdan düşünmeyi asla çıkarmayalım. Hatta öyle yapalım ki, bir adım daha ileri götürelim, hayallerimizle olgunlaştırıp, tefekküre dönüştürelim. Yüce Allah Kur’an-ın da bunu emrediyor. Yunus suresi ayet 100 “Allah, akıllarını kullanmayanları pis kılar.” Hoşça kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?