KUR’AN BÜTÜN İNSANLIĞIN REHBERİDİR (29)

İnsanlığın rehberi-kılavuzu olan Kur’an önde, insanoğlu ben arkasında onu takip ediyorum. Çünkü, rehberler önde olur, yol gösterir, yordam gösterir, izahat verir, tarif eder, arkasından geleni bilgilendirir, karanlıklardan aydınlığa çıkarır ve insanı kurtuluşa götürür. Rehberin görevi budur, rehbere rehberlik yapılmaz, bu bir terbiyesizliktir. Ayni zamanda hadsizlik ve ahlâksızlıktır. Yüce Allah bunu Kur’an-ın çok yerinde söylüyor. Bakara suresinin başındaki ayetler şöyle diyor:”Bu işaretlerden oluşan kitap şüphesiz kendisine tabi olanlara rehberlik yapmaktadır.” O rehbere tabi olanlar gayba inanırlar, namazı kılarlar ve kendilerine verilmiş olan rızıklardan infak ederler.”Lütfen bu ayetlerin kelimeleri üzerinde tek tek durun ve düşünün, akleden kalbinizle tefekkür edin. Bu, düşünce ve tefekkürünüzü Kur’an-ın rehberliği istikametinde yapın, araya hiç kimseyi sokmayın. Yoksa, şaşarsınız, şaşırırsınız ve aldanırsınız, rehberin-rehberine, kılavuzun kılavuzuna takılır, kılavuzların ve rehberlerin istilâsına uğrarsınız, yollar birbirine karışır orta yerde apışır kalırsınız. Görüyorsunuz Kur’an-ın rehberliğinde karar kılmayan, yetersiz bulan müslümanların halini! Ben bir örnek vereyim, siz bundan dersler çıkarın, meşhur bir hadistir, güya Hz. Rasulûllah demiş ki, Yemen’e Vali gönderdiği Muaz bin Cebel’e; *Ey Muaz, Yemen’e gidip göreve başladığında ne ile hükmedeceksin?* Muaz, Allah’ın kitabı Kur’an’la, *Sorunun cevabını Kur’an da bulamazsan* Allah’ın Rasulünün sünnetiyle, *Orada da yok bulamazsan* Kendi reyimle ya Rasulallah demiş. Hz. Rasulûllah da *Aferin sana doğrusu da bu* demiş” Kur’an’a zıt olan bu ifadeyi hiç Allah’ın Rasulü kullanır mı? Çünkü, Yüce Allah Kur’an-ın da Nahl suresi ayet 89 ve Kıyamet suresi 36 ve Enam suresi ayet 38 “...Biz bu kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık...” Kur’an da insan hayatı için herşey vardır, yani Kur’an insanın hayat kitabıdır. Hayatın içine inmiştir, hayattır; güneş bir ayettir derken, hayatın önemli noktasına işaret etmiş oluyor. Çeşitli meyvelerin, suyun, havanın, rüzgârın, bitkilerin, hayvanların, canlı-cansız diye tabir ettiklerimizin, hepsinin ayetler olduğu ifade edilmesi hayatın içinde olduğunun ıspatı değil midir? Diğer taraftan lâfzı ayetlerde hayatın içinde yaşanan gerçeklerdir. Emirler, nehiyler, diğer doğallıklar, meşruiyet, mubahlığı içinde çevremizi saran sayısız yaratıklar hepsi hayatın içinde Rabbimizin ayetleridir. 

Evet, Kur’an insanlığın rehberidir, ama insanlar onu rehber ediyorlar mı? Bunu anlamak için insanlığa ve birde Kur’an-a bakmak lâzım. Bırakın, insanların birbirlerini mü’min, kâfir, münafık, fasık, facir ve zındık olarak nitelendirmelerine. Allah rızası için bu milyarlık insanlık içinde gerçekten herkese örnek olacak Kur’an-ı rehber edinmiş bir topluluk gösterebilir misiniz? Veya şöyle de diyebilir miyiz, kendilerini müslüman addeden şu dünya insanlığı içinde, insanlığın örnek alacağı Kur’an-ı Rehber edinmiş bir islâm toplumu var mı? Bakınız! Böyle bir toplumun niteliklerini Kur’an nasıl açıklıyor? Neml suresi ayetler 1-2-3 anlamları şöyle: “Ta, sin. Bunlar, Kur’an-ın ve apaçık bir kitabın ayetleridir. İnananlara rehber ve müjdedir. Onlar ki namazı kılarlar, zekâtı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar.”Kur’an-ı rehber edinmek, ona uyup uygulamakla olur. Lafla, kuru ifadelerle ve yaşamıyla ıspat edilemeyen iddialarla olmaz. Bu ancak, şeytanın avukatlığını yapmaktır. Hz. Muhammed Aleyhisselâmın Resullük metodunu uygulamayan bu alanda başarılı olamaz. Nitekim tarih buna şahittir ki olmamıştır. İşte İslâm Âlemi! Görüyoruz bölük, pörçük, darmadağınık, kendi içlerinde bile ittifakı, ittihadı ve tevhidi sağlayamamışlar. Birbirlerini suçluyorlar, tekfir edip beğenmiyorlar, haset, kibir ve nefsi arzularının peşinden gidiyorlar. Rabbimiz Yunus suresi 108. ayette şöyle buyuruyor: “De ki: Ey insanlar! Size Rabbinizden hak olan Kur’an gelmiştir. Artık kim doğru yola gelirse, ancak kendisi için gelecektir. Kim saparsa, o da ancak kendi aleyhine sapacaktır. Rasul ben sizin üzerinize vekil değilim.” Demek ki, insanlık için Kur’an’dan başka çevresinde toplanacağımız bir hidayet rehberi yok. Bunu anlayıp idrak etmemiz için Rabbimiz Yusuf suresi 1 ve 2. ayetlerde de şöyle buyuruyor: “ Elif, lâm, ra. Bunlar, apaçık kitabın ayetleridir. Aklınızı kullanasınız diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.” Demek ki başka kurtuluş yolu yok, Evet, bu kitabın/Kur’an-ın rehberliğinden başka bütün rehberler batıldır, geçersizdir ve Allah’ın indinde makbul değildir, kabule lâyık görülmezler.

Çünkü insanlar, Allah’ın yarattığı ve bir takım özelliklerle donattığı, diğer yaratıklardan bir farkındalıkla tanıttığı kullardır. Bu kulluklarını Allah’ a yapmaları gerekir, doğru olan budur. Ama, insanların çoğu böyle yapmamaktadırlar. Kendi nefsi arzularına, heva ve heveslerine kulluktan tutun da, kendi gibi insanlara ve daha pek çok varlık ve olaylara kulluk etmekte veya tapınmaktadırlar. Allah’ın verdiği akıl ve iradeyi, indinden gönderdiği kitabı Kur’an’ın da belirttiği ve insanlık için seçtiği islâm dinini kabulde ve uygulamada kullanmıyorlar. Yüce Allah, ins ve cin için seçtiği İslâm dinine uymaya mecbur etmediğinden birçok insan ve cin akıl ve iradesini bu dini seçimde kullanmamışlar ve kullanmıyorlar. Rabbimiz onlara bu muhayyerliği vermiş ama, rızasının bu dini seçip uygulanmasında kullanacağını da bu kitabı/Kur’an da bildirmiştir.

Bu seçim ve tercihi sınav sistemi dairesi içinde değerlendirecek olan Rabbimiz, sonuçları ahirette herkesin amel kitapları olarak önlerine koyacaktır. İşte o güne gelmeden önce Rabbimiz uyarısını yapıyor. İbrahim suresi birinci ayette şöyle diyor: “Elif, lâm, ra. Bu, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, yani her şeye galip ve övgüye lâyık olan Allah’ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır.” Böyle olduğu hâlde siz bu kitabın rehberliğindeki uyarıyı kâle almadınız, şirki, küfrü ve dalâleti seçtiniz denecektir. Furkan suresinde şöyle bir hatırlatma da vardır. Rabbimiz birinci ayette şöyle buyuruyor: “Bütün insanlara bir uyarı olsun diye kuluna, hakla batılı ayıran kitabı indiren Allah, yüceler yücesidir.” Bu nedenlerle, bu dünya hayatına inen bu kitabın/Kur’an-ın hidayet rehberi olmasının idrakine varmak her insanın görevidir. Ankebut suresi 1 ve 2. Ayetlerde Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Elif, lâm, mim. İnsanlar, imtihandan geçirilmeden sadece “İman ettik” demeleriyle bırakılacaklarını mı sanıyorlar!”                            

LEBİD

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nüktedan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?