Haftanın yorumu: İLKELİ OLMAK KURALLI YAŞAMAK

Topraktan yaratılan varlıkların içerisinde, insandan başka hiçbir yaratıkta olmayan iki şey, akıl ve irade. Daha başkaları da var ama, bu ikisi kadar çok önemli değil. Çünkü, bu ikisinin olmadığı yerde diğerlerinin anlamı da olmaz. İşte insanı-insan yapan ve insan kalmasını sağlayan bu iki özellik, diğer bütün özelliklere anlam ve amaç kazandırır. Bu nedenle insan-insan kalması için yaratılış halinin mükemmelliği, özelliği, güzelliği ve bunları oluşturan donanımlılığı, insanın daha yüksek konuma gelmesi için değil, bu konumunu kendisine verilen özelliklerle koruyup olgunlaştırması içindir. Yani, kimliğini, kişiliğini aklı ve iradesi yönetiminde geliştirecek, çalıştıracak oluşturacak ve olgunlaştıracaktır. Çünkü, insanın, insan üstü ulaşacağı bir makam ve mevki yok. İşte bu çerçeve içinde insanın kâbiliyetini oturtacağı ilkeleri olacaktır. Bu ilkelerin üzerinden belirlenecek kurallarla yaşamını sürdürecek, hayatını devam ettirecektir. İnsan için sistem budur, Allah yarattığı insanı başıboş bırakmamış, diğer yaratıklar gibi otomatiğe de bağlamamış, insana akıl, irade ve bunlarla bir de yönetim modeli vermiştir. Havaya, suya ve toprağa bağımlı kılmış, bunlarla sürdürecek olduğu yaşamını kurallarla yapmasını tavsiye etmiştir. İnsan, yaşadığı ortama uyum sağlayarak hayatını devam ettirir, kurallarda bu uyumun içindedir.

Meselâ insan, evinin içinde yaşamını kurallara göre sürdürür. Çöpü, rastgele yere atamaz, kirli veya temiz olsun suyu rastgele bir yere dökemez. Evinin içinde öyle her yere rastgele oturamaz ve yatamaz, hepsinin bir kuralı vardır. Bu kurallar dışarda, kıra çıktığımız zaman da geçerlidir. Örneğin, insanın çalıştığı işyerinin de kuralları vardır, çarşıda-pazarda, toplum içinde de uyulması gereken kurallar vardır. Şimdi şöyle bir düşünelim, genelde bu kurallara ne kadar uyuyoruz ve en az uyduğumuz kurallar hangileridir? Hiç düşünmeden hemen itiraf edelim ki, ev ve işyeri dışındaki kurallardır. Bunları gözlerimizle gördüğümüz hâlde bu kurallara genellikle uymamakta âdeta inat ediyoruz. Buna şahitlik eden sokaklarımız, caddelerimiz, çarşı ve pazar yerlerimiz ve en çokta piknik alanı dediğimiz mekanlardır. İnsan aile fertleriyle bir arada bulunduğu evini/hanesini düzenli, tertipli, temiz ve güzel bir şekilde olmasını ister ve bu konuda uyulması gereken kurallara harfiyyen uyar. Çünkü, onun için orası yaşam alanıdır, dışarı çıktığı zaman ne değişiyor? Dışarısı da yaşam alanı değilmidir? Evin içindeki kuralların, dışarıda da olması gerekmiyor mu?.. Evet, bu konuyu bu kadar uzatmamın nedeni kuralsız yaşamamamız ve kurallara mutlaka uymamız içindir. İlçemiz Söke’nin şehiriçi durumunu görüyoruz ve biliyoruz. Söyleye söyleye, yaza yaza dilimizde tüy bitti, sabrımızı, iz’anımızı eritti. Ama sorumlularımızın tüyü kıpırdamıyor, vatandaş kamyonuyla şehre giriyor, trafik levhalarının mâlûm hâlinden kamyonuyla ters yöne giriyor ve çevreyi sıkıntıya sokuyor. Şehrin içinde bir tane otopark yok, Belediye Başkanı kırsal mahallelerde dert dinliyor! Söke Konak Mahalle Muhtarı Sayın Galip Hanaylı, “Adres dağınıklığına son verilmelidir” diyor.

Söke Belediye Meclisi ekim ayının ilk toplantısını yapıyor, toplantıda 15 adet taşınmazın satışı reddedilmiş. Toplantıyı Başkan yönetmemiş ve altı üyede toplantıya katılmamış. Söke’nin idari yapısının hakim noktasında durum bu, gerçi hepsi bu kadar değil, ama biz daha fazla konuyu uzatmadık. Diğer tarafta Jandarma muazzam bir faaliyet halinde gece, gündüz durmadan kırda, kışta çalışıyor. Kanunsuzlara, hırsızlara, arananlara, çete üyelerine, yakalamalı olanlara, uyuşturucu tacirlerine, vurgunculara, göçmen kaçakçılarına göz açtırmıyor. Ayrıca birde denetim ve kontroller de yapıyor. Allah razı olsun, yüreklerine ve bedenlerine güç-kuvvet versin. Polisimizi de unutmuş değiliz elbette, onlarda şehirde emniyeti ve huzuru sağlamakta 7/24 saat işlerinin başında, suçluların peşinde ve hiç ummadıkları zamanda enselerinde bitiyorlar. Allah onların da yar ve yardımcıları olsun, kazalardan, belalardan korusun. Neyse, işi tatlıya bağlayalım, şehirde bunalan, stresini dağıtmak isteyen, oksijeni bol ormanlarda ter-temiz havayla derin derin nefes almak isteyenlerde SİZDAĞ ekibiyle doğaya açılıyorlar. Rahatlıyorlar, zindeleşip, ruhlarını dinlendiriyorlar. Ne güzel, ya biz yaşlılar ne yapalım? Sağlığı ve sıhhati yerinde olan kendine güvenenler, işinin ehli ve disiplinli, güvenli ve ilkeli, sevilen ve sayılan Sayın Rasim Yavuzyılmazın yönetiminde doğa yürüyüşüne katılıyorlar. Birlik ve beraberlik coşkusuyla böyle bir gün yaşamak anlayana ve tadana büyük bir mutluluktur. Evet, Söke’de spor heyecanı devam ediyor, ovada pamuk hasadı devam ediyor. Bu arada, sofralık zeytin ihracatında tarihi rekor kırılıyormuş, bereketi de bol olsun diyoruz.  Çarşamba Pazarında fiyat denetimlerine devam ediliyormuş, önemli ve gerekli bir çalışma. Başarılı olmaları için dua ediyoruz, vatandaş pahalılıktan ve keyfine göre zam yapanlardan muzdarip. Söke Ticaret Borsası seçimleri sakin bir havada geçmiş ve Sayın Ahmet Nejat Sağel ve Sayın Ali Özdericioğlu güven tazelemişler, kutluyoruz ve çalışmalarında başarılar diliyoruz. Bu hafta da bu kadar, haftaya buluşmak dileğiyle hoşça kalınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?