Cuma Sohbeti: HÜZÜN VEREN BİR ANEKDOT

Aziz dostlar, bu köşemizde Cuma günü şöhretine yakışır güzel şeylerden bahsetmek istiyorum. Lâkin, bir türlü o insanın içini ferahlatan güzelliklere ne yazık ki çok seyrek, rast geliyor, ulaşıyor ve onlarla buluşup sermest olabiliyorum. Ne yapayım bu benim elimde olan bir şey değil. Abdestimi alıyor kendimi Cumaya hazırlıyor ve yola çıkıyorum. Ağır ağır, tin tin aheste bir yürüyüşle gitmeye niyet ettiğim camiye doğru yürüyorum. Genellikle ezana yarım saat önceden camiye geliyorum. Bir iki dostla görüşebilir miyim, iyi ve yararlı bir vaaz dinleyebilir miyim diye. Ama, genelde umduklarımı bulamıyorum, bazen tam aksi olan hiç ummadıklarımla karşılaşıyorum. Bunlarda beni üzüyor, o günün farziyeti ve fazileti noktasında sıkıntılar yaşıyor ve kendi kendime Cuma namazları böyle olmamalıdır diyerek kahroluyorum. Ne zaman, geçmişin yanlışlarıyla, doğruyu yaşadığımızın gafletinden kurtulacağız diye acı acı düşünüyorum. Gelişmiş teknolojinin yenilikleriyle maddi yaşamımızı refaha ulaştırırken, manevi dünyamızı da şirk bataklığından, tevhid baharına ulaşacağımızı merak ediyorum. Direk Kur’an-ın aydınlığına çıkma gönül rahatlığına ne zaman cesur adımlarla yürüyeceğiz?    

Dostlarım, biliyormusunuz, fark ediyor ve görüyormusunuz her gün dini hayatımızda, Allah’a itaat ve ibadetlerimiz de fire veriyoruz. Sosyal medya ve internet yoluyla, alt yapısız ve hazırlıksız her türlü bilgi bombardımanına uğradık, imanımız bulanıklaştı ve ibadetlerin ihlâs ve samimiyetinden uzaklaşır olduk. Geçen haftaların birinde Cuma günü caminin birinde Cuma namazı kılmaya gittim. Mutat hâlim dolayısıyla namaza yarım saat vardı. Cami daha tenha sayılırdı, avlusunda bir bank’a oturdum, karşımda musalla taşının sağlı sollu iki yanında çelenkler vardı. Çelenklerin birinde Belediye Başkanının adı vardı. Diğer iki çelenk ise, biri siyasi partiye ait, diğeri de o siyasi partinin yan kuruluşuna aitti. Toplumumuzda yaşanan gerçekler adına bunlar normal şeyler. Vefat eden mevtanın toplum içindeki kimliğine göre eğer önemli bir konumda ise, ona olan saygı ve müntesibiyet nedeniyle bu çelenkler musalla taşının yakınına koyulur. Bunlar olağan ve normal adetlerdir, bunları geçiyoruz.   

  Evet, ben bankta oturup namaz vaktini beklerken Belediyenin cenaze arabası geldi, çevresinde olanlar cenazeyi arabadan alıp Caminin önünde Musalla taşına koydular. Cami daha kalabalık olmaya başladı, bu arada kadınlar da geliyordu. Benim yanımda bir bank daha vardı, gelen kadınların bir kısmı yanımdaki bankla, benim oturduğum bank’a da oturdular. Buraya kadar hadi herşey normal, lâkin bundan sonrası hiç hoş değil. Çevremdeki kadınların konuşmaları hiç durmadı. Ezan okundu, Namaz başladı konuştular, Hutbe başladı durmadılar, Cuma farz namazı başladı durmadılar, hep konuştular, konuştular.... Ne yanlarında namaz kılanlara, ne okunan hutbeye ve ne de Cemaatle kılınan Cuma namazına ve bu namazı kılanlara saygı göstermediler. Bu duruma o kadar üzüldüm ki, tarif edemem. Bir insan, kendisinin de dini olduğu İslama ve o dinin ibadetini yapan müslümana bu kadar saygısız olur mu diye kahroldum. Hadi, kendin ibadetini yapamıyor veya yapmıyorsun, hiç olmazsa yapana saygı göstermen gerekmiyor mu? Evet, çok hazin bir durum ve çok üzüldüm. Hey! Analar babalar ne diyor ve neler düşünüyorsunuz? Kulaklarınız çınlasın, sinir uçlarınız sızlasın, akleden kalpleriniz, isterim ki sizin de hüzünlensin. Çocuklarımızı yetiştirirken çok dikkatli olmalıyız. Onlara bilinçli bir din duygusu, saygısı ve sevgisi aşılamalıyız. Gaflet uykusundan uyanmalıyız vesselam!..   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?
Tüm anketler